Genel kullanımda ise bölge veya ilçe/alt bölge ile aynı seviyede kullanılırlar.Деревина не експортується і використовується на місцевому чи регіональному рівні.
Bu dönemde tıp eğitimi çok ileri bir seviyedeydi.Medicínsky byla tehdy na velice vysoké úrovni.
Endüstri devriminden beri atmosferdeki kükürt ve azot oksitlerinin seviyesi arttı.Od doby průmyslové revoluce se emise oxidů síry a dusíku zvětšily.
Bu yüzden düşük seviyeli programlama dilleri "donanıma yakın" programlama olarak da anılır.Proto bývají nízkoúrovňové programovací jazyky označovány jako „těsně spjaté s hardwarem“.
Vlamertinge, deniz seviyesinden 17 metre yüksektedir.Vlamertinge je 17 metrů nad mořem.
Termopoz, termosferin üzerinde yer alan sınır olan atmosfer seviyesidir.Termopauza je atmosférická hranice systému zemské energie nad termosférou.
En düşük su seviyesi Ekim 1991'de görülmüştür.Nejnižší stav vody je v dubnu.
2011 yılında gölet en yüksek su seviyesine ulaşmıştır.V roce 2011 vstoupila zoo do vůbec největší etapy svého rozvoje.
Oyundaki "en kolay" seviyedir.Je to nejlehčí míč ve hře.
Divizia Naţională Moldova futbol liglerinin en üst seviyesidir.Divizia Națională je nejvyšší fotbalovou ligovou soutěží v Moldavsku.
Daha sonra yetişkin seviye uluslararası yarışmalara katılmaya başlamıştır.Další sezónu byl už věkově dospělý na mezinárodní soutěž seniorů.
Charge Shot --- Birinci seviye şarj edilmiş atış.V-1 – první naváděná střela.
Henüz 1837 yılında, 8 yaşındayken, neredeyse bir profesyonel oyuncu seviyesindeydi.V roce 1837, v osmi letech, měl Šúsaku schopnosti jako profesionální hráč.
Fakat salbutamol seviyesi çok yüksek bulundu.Hustota zalidnění je velmi vysoká.
Superliga, Danimarka futbol liglerinin en üst seviyesidir.Superligaen je nejvyšší dánská fotbalová soutěž.
Ama Hereford "Herefordshire Tek Seviyeli Yerel İdare" Konseyi merkezi oldu.V minulosti byl Hereford hlavním městem hrabství Herefordshire.
Eğitim olanakları yüksek seviyededir.Bezpečnostní prvky jsou na velmi vysoké úrovni.
Çeşitli seviyelerde birbirinden ayrılır.Dělí se na řadu forem.
Yıllık nüfus artışı 2004 yılına göre yüzde 0,14 seviyesindedir.Populační růst byl k roku 2004 0,7 %.
Yer seviyesinden yüksekte olmalıdır.Těžiště je výše od země.
Aktif D vitamini seviyesi artar.Aktivní funkce D-Lighting.
Müzik derin bir yoğunluk taşır ve yavaş tempoda bir seviyededir.Hudba je rázná, energická, v pochodovém rytmu.
Akademik olarak devamlı çok yüksek seviye tutturur, genellikle en iyi 5 arasında sınıflandırılır.Zjevně přetrvává až do vyšších ročníků, často i do 5. třídy.
Maddi hasarın ise 1 milyar dolar seviyesinde olduğu hesaplanmıştır.Škoda se odhaduje v řádu miliard.
Bu döndürülmeler ve titreşimler, nicelendirilebilir; iki enerji seviyesi vardır.Tato rotace a vibrace je kvantifikována; jsou zde rozdílné úrovně energií.
Bu düzenli olan dünyadaki üst seviye fizikçilerin toplanmasıydı.Este era um encontro regular dos maiores físicos do mundo.
Ülkenin en alçak yeri Santa Cruz eyaletindeki Laguna del Carbón'dur, deniz seviyesinin 105 metre altındadır.O ponto mais baixo é a Laguna del Carbón, na província de Santa Cruz, com 105 metros abaixo do nível do mar.
HP seviyeniz (can) sıfırlanırsa karakteriniz ölür.Se o HP chegar a zero, o personagem morre.
Yükseltgenme seviyesi +3'tür.Mãos ao alto 3.
1928 yılına gelindiğinde tarımsal ve sanayi üretimi 1913 seviyelerien gelmiştir.Em 1928, a produção industrial alemã voltou aos níveis de 1913.
Deniz seviyeleri yükselecek.O nível do mar está aumentando?
Stone'un giysisindeki oksijen seviyesi ise düşmeye başlamış ve kritik seviyeye inmiştir.Enquanto isso, o oxigênio do traje de Ryan diminui até níveis críticos.
Ülke, sosyal güvenlik sistemiyle yüksek yaşam seviyesine sahiptir.O país tem desenvolvido um alto padrão de vida e estabeleceu um sistema global de segurança social.
Ancak bilindiği üzere tüm Akalar helot seviyesine düşürülmemiştir.Entretanto, nem todos os estrondos são ouvidos ao nível do chão.
Bu süreç devlet seviyesine hızlıca ulaşarak devleti sermayedarların gücü haline getirir.Alcançando o nível do estado de forma bastante rápida coloca o estado no poder dos financiadores.
Dâhili sürücü Seviye 2 PostScript yapısını ve Seviye 3'ün büyük bölümünü destekler.O driver interno também suporta a criação de PS de nível 2 e uma grande parte do subset de nível 3.
Motor hacmi 3600 cc'ye, ürettiği güç de 250 PS (184 kW) seviyesine yükseltilmişti.O motor foi levado à 3600 cc e desenvolvia 250 PS (184 kW).
Bu adres, protokol seviyesinin IPv4 ve IPv6 olmasına göre 32 bit ya da 128 bit uzunluğundadır.Note que os endereços IPv6 de origem e destino são de 128 bits cada.
Kolayda büyüler her zaman 5. seviyedir.O senso de humor sempre esteve presente no Quinto Andar.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Pode ocorrer anemia devido à perda de sangue.
Tüm yenileme projesi 1.2 milyar peseta seviyesinde gerçekleşmiştir.O Setor agrícola da Paraíba somou um montante de 1,2 Bilhões de Reais.
Ayrıca yüksek kan potasyum seviyelerini tedavi etmek için glukoz ile birlikte kullanılır.Ela também é usada juntamente com a glicose para tratar os altos níveis de potássio no sangue.
Jackson'u 30,000 seyirci izledi ve güvenlik en üst seviyede tutuldu.O episódio piloto foi assistido por 842.000 espectadores, a maior estreia avaliada na história do canal.
Kromozom seviyesinde insersiyon terimi , kromozomun içine uzun bir dizinin girmesi anlamında kullanılır.A nível cromossómico, uma inserção refere-se à inserção de grandes sequências em um cromossomo.
Lisans seviyesi, mezunlarına müzik lisas diploması verilir.Trabalho de conclusão de curso, graduação em Música-Licenciatura.
Dâhili sürücü Seviye 2 PostScript yapısını ve Seviye 3'ün büyük bölümünü destekler.De interne driver biedt volledige ondersteuning voor PostScript Level 2 en deels Level 3.
Fakat su seviyesinin değişimine göre 733'ten 2090 km²ye kadar değiştiği gözlenir.Afhankelijk van het waterpeil kan dit getal echter variëren van 733 tot ruim 2090 kilometer.
Tercera Division İspanya'nın 4. seviye futbol ligidir.De Tercera División is de vierde voetbaldivisie van Spanje.
Güneş'in çekirdeğinden çok daha sıcak bir seviyeye çıkartabilmektedir.Boven de zuidingang is in de gevel een zonnewijzer aangebracht.
Bulbasaur, 16. seviyede Ivysaur'a, Ivysaur da 32. seviyede Venusaur'a dönüşür.Bulbasaur evolueert op level 16 naar Ivysaur en op Level 32 naar Venusaur.
Birinci seviye idarî bölgedir.Zone 6 is de buitenste.
BOS'taki glukoz seviyesi normalde kandakinin %40'ı daha fazladır.De glucosespiegel in de liquor is normaal gesproken 40% hoger dan die in het bloed.
Ancak disiplinli çalışması ile kısa sürede üst seviyelerde kendine yer bulmayı başardı.Door technische problemen kon hij zich pas op het laatste moment verzekeren van poleposition.
Bir multimetrenin güvenlik seviyesini CAT.Bij een caravan gewicht van plm.
En yüksek 8 seviyedir.Een hoogste plaats werd positie 8.
Üç farklı zorluk seviyesi vardır.In totaal zijn er drie moeilijkheidsgraden.
Deniz seviyesinden yükseldikçe hem atmosfer basıncı hem de havanın yoğunluğu azalır.Naarmate men hoger gaat, daalt de atmosferische druk en de temperatuur.
Mahallede eğitim seviyesi ve okuma-yazma oranı yavaş yavaş yükselmektedir.De lees- en schrijfvaardigheid gaan geleidelijk verloren.
2011 yılında gölet en yüksek su seviyesine ulaşmıştır.De werkloosheid in de eurozone bereikt het hoogste niveau in tien jaar.
Oyunda 3 zorluk seviyesi bulunmaktadır.Het spel omvat drie moeilijkheidsgraden.