Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scalpita nella valle giulivo e con impeto va incontro alle armi
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scurmă pămîntul, şi, mîndru de puterea lui, se aruncă asupra celor înarmaţi;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.ανασκαπτει εν τη κοιλαδι και αγαλλεται εις την δυναμιν αυτου εξερχεται εις απαντησιν των οπλων
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Копае с крак в долината, и се радва на силата си; Излиза срещу оръжията.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.роет ногою землю и восхищается силою; идет навстречу оружию;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.יחפרו בעמק וישיש בכח יצא לקראת נשק׃
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.يبحث في الوادي وينفز ببأس. يخرج للقاء الاسلحة.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷 中 刨 地 、 自 喜 其 力 . 他 出 去 迎 接 佩 帶 兵 器 的 人
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷中 刨地 、 自喜 其 力 . 他 出去 迎接 佩帶 兵器 的 人
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Aabraham, teidän isänne, riemuitsi siitä, että hän oli näkevä minun päiväni; ja hän näki sen ja iloitsi."
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraão, vosso pai, exultou por ver o meu dia; viu-o, e alegrou-se.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Ábrahám a ti atyátok örvendezett, hogy meglátja az én napomat; látta is, és örült.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, eder fader, fröjdade sig över att han skulle få se min dag. Han fick se den och blev glad.»
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, eders Fader, frydede sig til at se min Dag, og han så den og glædede sig."
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, eders far, frydet sig til å se min dag; og han så den og gledet sig.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, euer Vater, ward froh, daß er meinen Tag sehen sollte; und er sah ihn und freute sich.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham keek met blijdschap uit naar de dag van mijn komst. Hij zag Mij komen en was erg blij."
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, oče vaš, se je veselil, da bo videl moj dan; in videl ga je in se je vzradoval.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, ojciec wasz, z radością żądał, aby oglądał dzień mój, i oglądał i radował się.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, otec váš, veselil se, aby viděl den můj, i viděl, a radoval se.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abrahám, váš otec, splesal, aby videl môj deň, aj videl a radoval sa.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, votre père, a tressailli de joie de ce qu`il verrait mon jour: il l`a vu, et il s`est réjoui.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abraham, vuestro padre, se regocijó de ver mi día. Él lo vio y se gozó
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Abramo, vostro padre, esultò nella speranza di vedere il mio giorno; lo vide e se ne rallegrò»
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Bapakmu Abraham senang sekali bahwa ia akan melihat hari-Ku. Ia sudah melihatnya dan ia senang!
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Cha các ngươi là Áp - ra-ham đã nức_lòng nhìn thấy ngày của ta ; người đã thấy rồi , và mừng_rỡ .
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Cha các ngươi là Áp-ra-ham đã nức lòng nhìn thấy ngày của ta; người đã thấy rồi, và mừng rỡ.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››너희 조상 아브라함은 나의 때 볼 것을 즐거워하다가 보고 기뻐하였느니라
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Tatăl vostru Avraam a săltat de bucurie că are să vadă ziua Mea: a văzut -o şi s'a bucurat.``
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Ο Αβρααμ ο πατηρ σας ειχεν αγαλλιασιν να ιδη την ημεραν την εμην και ειδε και εχαρη.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Авраам, отец ваш, рад был увидеть день Мой; и увидел и возрадовался.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Авраам, отець ваш, рад був видїти день мій; та він увидїв, і зрадїв.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››Тогава му рекоха: Где е Той? Казва: Не зная.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››אברהם אביכם שש לראות את יומי וירא וישמח׃
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››ابوكم ابراهيم تهلل بان يرى يومي فرأى وفرح.
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››你 們 的 祖 宗 亞 伯 拉 罕 歡 歡 喜 喜 的 仰 望 我 的 日 子 . 既 看 見 了 、 就 快 樂
Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.››你 們 的 祖宗 亞伯拉罕 歡歡 喜 喜 的 仰望 我 的 日子 . 既 看 見 了 、 就 快樂
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Begitu saya mendengar salammu, anak dalam kandungan saya bergerak kegirangan
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Bởi vì tai ta mới nghe tiếng ngươi chào, thì con nhỏ ở trong lòng ta liền nhảy mừng.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Bởi_vì tai ta mới nghe tiếng ngươi chào , thì con_nhỏ ở trong lòng ta liền nhảy mừng .
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ecco, appena la voce del tuo saluto è giunta ai miei orecchi, il bambino ha esultato di gioia nel mio grembo
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Fiindcă iată, cum mi -a ajuns la urechi glasul urării tale, mi -a săltat pruncul în pîntece de bucurie.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.For se, da lyden av din hilsen nådde mitt øre, sprang fosteret i mitt liv med fryd.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Kajti, glej, ko je prišel glas pozdrava tvojega v ušesa moja, je veselja zaigralo dete v telesu mojem.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.보라 네 문안하는 소리가 내 귀에 들릴 때에 아이가 내 복중에서 기쁨으로 뛰놀았도다
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Lebo hľa, jako zavznel hlas tvojho pozdravu v moje uši, s plesotom poskočilo nemluvňa v mojom živote,
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Nebo aj, jakž se stal hlas pozdravení tvého v uších mých, zplésalo radostně nemluvňátko v životě mém.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Pois logo que me soou aos ouvidos a voz da tua saudação, a criancinha saltou de alegria dentro de mim.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Porque he aquí, cuando llegó a mis oídos la voz de tu salutación, la criatura saltó de alegría en mi vientre
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Se, när ljudet av din hälsning nådde mina öron, spratt barnet till av fröjd i mitt liv.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Siehe, da ich die Stimme deines Grußes hörte, hüpfte mit Freuden das Kind in meinem Leibe.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Sillä katso, kun sinun tervehdyksesi ääni tuli minun korviini, hypähti lapsi ilosta minun kohdussani.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Thi se, da din Hilsens Røst nåede mine Øren, sprang Fosteret i mit Liv med Fryd.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Want toen je binnenkwam en ik je stem hoorde, begon het kind in mijn buik te trappelen van blijdschap.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Защото, ето, щом стигна гласът на твоя поздрав до ушите ми, младенецът заигра радостно в утробата ми.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ибо когда голос приветствия Твоего дошел до слухамоего, взыграл младенец радостно во чреве моем.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ось бо, як дійшов голос витання твого до ушей моїх, кинулась з радости дитина в утробі моїй.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.כי קול ברכתך בא באזני והנה רקד בשמחה הילד במעי׃
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.فهوذا حين صار صوت سلامك في اذنيّ ارتكض الجنين بابتهاج في بطني.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.因 為 你 問 安 的 聲 音 、 一 入 我 耳 、 我 腹 裡 的 胎 、 就 歡 喜 跳 動