sevinç ile cümle

sevinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çok duygulu ve sevinçli bir aile birleşmesi kutlaması sahnesi ortaya çıkar.Marchemos unidos Cheios de vida e emoção.
Ancak bu sevinç uzun sürmedi.Porém, a alegria durou pouco.
"Anne" kişiliği Mary'yi öldürdü, çünkü "o" Norman'a başka bir kadın için duyduğu sevinci kıskanmıştı.De "moeder"-identiteit vermoordde Mary omdat "zij" jaloers was dat Norman gevoelens had voor een andere vrouw.
Genç kız bunu sevinçle dinlemiştir ve Erik umutsuzlukla oradan ayrılır.Senta luistert verrukt waarna Erik wanhopig wordt en haar achterlaat.
Örneğin sevinç bir duygu, açlıksa bir duyumdur.Voorbeeld: honger is pijn, het stillen van de honger is plezier.
Mathilda sevinç ile 'Burası tam bir altın vadi (Val d'Or)'diye haykırdı.Mathilde riep toen uit "Dit is echt een gouden dal!"
Sonra halkın sevinç gösterileri arasında maiyetiyle birlikte şatosuna girer.Aldaar kwam hij in aanraking met (aanstaande) beroemdheden uit de jazzwereld.
Acının içinden süzülen sevincin kendisine daha cazip geldiğini belirtiyor.Hun pijn schijnt hem daadwerkelijk gelukkig te maken.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.Toen ze dat zagen, werden ze vervuld van diepe vreugde.
Fransa millî marşını duyduğum için çok sevinçliyim.Hij blijkt een merkwaardige relatie te hebben met de Ronde van Frankrijk.
Taraftarlar oyunu bırakmış sevinçle ona doğru koşmaya başladı.Hij trok in goede conditie naar de Spelen en startte zijn race goed.
Çetin Balanuye, "Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?Where's my fucking frappucino?" waarna gelach van Shinoda volgt.
Çok duygulu ve sevinçli bir aile birleşmesi kutlaması sahnesi ortaya çıkar.Dan volgt een waanzinnige en vreugdevolle dans.
Ertesi gün büyük bir sevinç içinde Rûm (Anadolu) memleketine taarruz ettiler.”Overdag werkte zij op het land en 's avonds weefde zij.
Kulübüyle dört yıl üst üste şampiyonluk sevinci yaşamıştır.Met die club werd hij vier jaar op rij landskampioen.
6 Haziran 2016 tarihinde Hayat Sevince Güzel dizisinde Zarife rolünü üstlenmiştir.In juni 2016 zag het programmaonderdeel Lekker na de wekker het levenslicht.
Bade sevinçten havalara uçar.Venloverwelkomt Gewoon Zwolle!
Chara (χαρά), Yunanca Sevinç anlamına gelmektedir.Hēdonē (ἡδονή) is een Grieks woord dat plezier betekent.
Sarayda büyük bir sevinç vardır.Het werd groot feest in het Pietenhuis.
Sonuçta kupayla başladık, sevinçliyiz.De schors is aanvankelijk dofgrijs en glad.
Yeni ev arkadaşı Sevinç'tir.De onderzijde ervan is glad.
Hekimoğlu Ali Paşa'nın bu zaferi İstanbul'da büyük bir sevince yol açtı.Deze onverwachte overwinning bracht Achille in hoog aanzien in Polen.
Mutlu olmayan bir kişi bile olumlu bir gelişme karşısında geçici olarak sevinç duygusu hissedebilir.Een nietszeggende belofte kan toch tijdelijk gelukkig maken.
Onun yüreği sevinç doluydu.Vreugde vulde haar hart.
O bir kral kadar sevinçli.Hij is zo blij als een koning.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Radość w Madrycie nie trwała długo.
Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular.Gdy ujrzeli gwiazdę, bardzo się uradowali.
Sevinçli Kepir Uygarlık ışığının merkezi Kepir.Gra talią cywilizacji Światła.
Worms’a vardıklarında Gunther onları sevinçle karşılar.Po odejściu Gunthera zaprzyjaźnia się z nimi.
Bu kulüpte 1988 yılında Türkiye Kupası sevinci yaşadı.W 1988 zdobył z tym klubem Puchar Austrii.
(O namenlose Freude! - "Oh adlandırılmamış sevinç!").Małżonkowie nie posiadają się z radości (ekstatyczny duet "O, namenlose Freude!").
Böylece Lille, çifte kupa sevinci yaşadı.Ciotka błogosławi dwóm szczęśliwym parom.
Bir üzüntülü bir de sevinçli haber aldım.Ogarniała go radość i głęboki smutek.
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.Bohaterowie są szczęśliwi i pełni radości.
Sevince sevin, felakete üzül, pek fazla da olmasın.Wracałam bardzo smutna, zapłakana, ale bez żalu do nikogo.
Fransa millî marşını duyduğum için çok sevinçliyim.Inspirowali się krytyką francuską.
Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir.Współzałożyciel i członek grupy The Pleased.
Chara (χαρά), Yunanca Sevinç anlamına gelmektedir.Chara (χαρά) betyder "glädje" på grekiska.
Sarayda büyük bir sevinç vardır.Vid sjön finns ett stort palats.
Hüzün ve sevinç bir arada.För lustens och glädjens skull.
Sevincim iki yüzdendi.Sytftet var tvådelat.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.När Kalm återvände blev Linné översvallande glad.
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.Far och son kan försonas med varandra.
Love, Brezilya millî takımıyla çıktığı 21 maçta 5 kez gol sevinci yaşamıştır. Gol kralı olduğu sezonlardır.Love har hunnit representera Brasilien 21 gånger, där han gjort fem mål.
Büyük oyuncularla antrenmanlara çıkacak olmaktan çok sevinçliyim.Oppstuhage med de stora ateljéfönstren.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.Glada omdirigerar hit.
Pamina, Tamino’nun sadece resmini gördükten sonra kendisine âşık olmasından sevinç duyar.Pamina får se en bild av Tamino och blir förälskad i honom.
Alzerathea sevinçle fısıldadı.Senta jublar av glädje.
İspanya, ilk kez Dünya Kupası'nı kazanmanın sevincini yaşadı.Nu satsades emellertid stort på att landet skulle vinna VM för första gången.
Sarayda büyük bir sevinç vardır.Мав при дворі великий авторитет.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Більшість сприйняло це з радістю і задоволенням.
Ancak bu sevinç uzun sürmedi.Але ця радість була не довгою.
Sevincim iki yüzdendi.Свято було подвійне.
Hüzün ve sevinç bir arada.Між війною і радою.
Bu anlık yansımalar turistlerin sevinç nidaları çıkarmalarına yol açar.Голова сподівається, що Куляби стануть тепер більш привабливими для туристів.
Pamina, Tamino’nun sadece resmini gördükten sonra kendisine âşık olmasından sevinç duyar.Агнімітра закохався, побачивши її зображення на картині.
Erişim tarihi: 9 Haziran 2015. ^ "Buruk Bir Sevinç Yaşıyoruz". habergazetesi.com.tr.Процитовано 9 червня 2013. My Youth Romantic Comedy Is Wrong, As I Expected, Vol.
Alzerathea sevinçle fısıldadı.Львівська обласна рада.
Kariyeri boyunca hiç şampiyonluk sevinci yaşayamamıştır.Для багаторазових чемпіонів увесь час кар'єри не враховується.
Sevinçli Kepir Uygarlık ışığının merkezi Kepir.Адміністративний центр Свебодзінського повіту Любуського воєводства.
İlgili Sayfalar