sevinç ile cümle
sevinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.бажаючи видїти тебе, памятаючи сльози твої, щоб сповнитись радощами,
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.Дръж образеца на здравите думи, които си чул от мене, във вяра и любов, която е в Христа Исуса.
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.и желаю видеть тебя, вспоминая о слезах твоих, дабы мне исполниться радости,
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.ונכספתי לראותך בזכרי את דמעותיך למען אמלא שמחה׃
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.مشتاقا ان اراك ذاكرا دموعك لكي امتلئ فرحا
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.記 念 你 的 眼 淚 、 晝 夜 切 切 的 想 要 見 你 、 好 叫 我 滿 心 快 樂
Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle bekliyorum.記念 你 的 眼淚 、 晝夜 切切 的 想要 見 你 、 好 叫 我 滿心 快樂
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, achter zijn deur, knikte gretig, vreugde over deze onverwachte vooruitziende blik en soberheid.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bag hans dør, nikkede ivrigt, glad over denne uventede fremsyn og nøjsomhed.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bakom hans dörr, nickade ivrigt, glädje över denna oväntade förutseende och sparsamhet.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, đằng sau cánh cửa của mình, gật đầu háo hức, vui mừng trên này tầm nhìn xa bất ngờ và thanh đạm.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, dietro la porta, fece un cenno con entusiasmo, gioia per questa lungimiranza imprevisti e frugalità.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, hinter seiner Türe, nickte eifrig, erfreut über diese unerwartete Weitsicht und Sparsamkeit.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor mögött az ajtót, bólintott lelkesen, öröm át ezt a nem várt előrelátás és a takarékosság.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jego drzwi, skinął głową niecierpliwie, radość z tego nieoczekiwanego foresight i oszczędności.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dverami, dychtivo prikývol, radosť nad týmto neočakávaným predvídavosti a skromnosť.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dveřmi, dychtivě přikývl, radost nad tímto neočekávaným předvídavosti a skromnost.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za njegov vrat, pokimal nestrpno, veselja nad tem nepričakovanih predvidevanja in varčnostjo.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.그레거, 그 문 뒤에,이 예기치 못한 데다가 이상의 기쁨, 열심히 고개를 끄덕였다 및 절약.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, зад вратата му кимна с нетърпение, радост през този неочакван предвидливост и пестеливост.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за его двери, кивнул охотно, радуясь за этот непредвиденный предвидения и бережливость.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за його двері, кивнув охоче, радіючи за цей непередбачений передбачення і ощадливість.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.גרגור, מאחורי הדלת שלו, הנהן בהתלהבות, שמחה על הנולד זה לא צפויות והסתפקות במועט.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.جريجور ، وراء باب مكتبه ، أومأ بفارغ الصبر ، والابتهاج على هذا التبصر غير متوقعة والاقتصاد.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.と倹約。 真は、この過剰なお金で、彼は彼に彼の父の借金の多くを完済している可能性が
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Aj vo smiechu bolieva srdce, a po nej, po radosti, býva zármutok.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Anche fra il riso il cuore prova dolore e la gioia può finire in pena
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Até no riso terá dor o coração; e o fim da alegria é tristeza.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Auch beim Lachen kann das Herz trauern, und nach der Freude kommt Leid.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Au milieu même du rire le coeur peut être affligé, Et la joie peut finir par la détresse.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Aun en la risa tendrá dolor el corazón, y el final de la alegría es tristeza
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Dầu trong lúc cười cợt lòng vẫn buồn thảm; Và cuối cùng sự vui, ấy là điều sầu não.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Dầu trong lúc cười_cợt lòng vẫn buồn_thảm ; Và cuối_cùng sự vui , ấy_là điều sầu_não .
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.De multe ori chiar în mijlocul rîsului inima poate fi mîhnită, şi bucuria poate sfîrşi prin necaz. -
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Di balik tawa mungkin ada tangis; kegembiraan dapat berakhir dengan kedukaan
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Endog under latter har hjertet smerte, og enden på gleden er sorg.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Het hart kan bedroefd zijn, ook al lacht het gezicht; die lach kan eindigen in een traan.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.웃을 때에도 마음에 슬픔이 있고 즐거움의 끝에도 근심이 있느니라
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Mitt under löjet kan hjärtat sörja, och slutet på glädjen bliver bedrövelse.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Nauraessakin voi sydän kärsiä, ja ilon lopuksi tulee murhe.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Nevetés közben is fáj a szív; és végre az öröm fordul szomorúságra.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Selv under Latter kan Hjertet lide, og Glædens Ende er Kummer.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Také i v smíchu bolí srdce, a cíl veselí jest zámutek.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Także i w śmiechu boleje serce, a koniec wesela bywa smutek.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Tudi v smehu žaluje srce in konec veselja je žalost.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Ετι και εις τον γελωτα πονει η καρδια και το τελος της χαρας ειναι λυπη.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.Даже и всред смеха сърцето си има болката, И краят на веселието е тегота.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.И при смехе иногда болит сердце, и концом радости бывает печаль.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.גם בשחוק יכאב לב ואחריתה שמחה תוגה׃
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.ايضا في الضحك يكتئب القلب وعاقبة الفرح حزن.
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.人 在 喜 笑 中 、 心 也 憂 愁 . 快 樂 至 極 、 就 生 愁 苦
Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir.人 在 喜笑 中 、 心 也 憂愁 . 快樂至極 、 就 生 愁苦
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.(104:43) и вывел народ Свой в радости, избранных Своих в веселии,
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.Also führte er sein Volk in Freuden und seine Auserwählten in Wonne
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.A scos pe poporul Său cu veselie, pe aleşii Săi în mijlocul strigătelor de bucurie.
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.Así sacó a su pueblo con gozo; con júbilo sacó a sus escogidos
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.A tak vyviedol svoj ľud s veselosťou, s plesaním svojich vyvolených.
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.Fece uscire il suo popolo con esultanza, i suoi eletti con canti di gioia
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.Fez sair com alegria o seu povo, e com cânticos de júbilo os seus escolhidos.
Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.God was blij toen Hij Zijn volk uitleidde; alle mensen van Israël trouwens ook, zij zongen het uit.