12 kolonide en sevilen spor dalı Piramittir.La più famosa è la stanza delle dodici colonne.
Michael Dorsey kadın olarak sevilen, aranan bir oyuncu olmuştur.Joan Howell è una ragazza carina che cerca di affermarsi come attrice.
Tenis Katar da sevilen sporlar arasındadır.Il principe è anche appassionato di auto sportive.
Kebaplar arasında döner kebap en sevilen kebaplar arasındadır.Tutti: Libiam, amor fra i calici Più caldi baci avrà.
Bir rivayete göre, ilk zamanlar da mahallede çok sevilen iki erkek kardeş varmış.По преданию, в этих местах когда-то жила красавица, которую полюбили два родных брата.
Dindar bir kişiliğe sahip olan Gevher Şad, halk tarafından sevilen, fakirlere yardım eden bir şahsiyetti.Мы потеряли настоящего государственного деятеля, человека, который искренне любил бедняков.
Ayrıca 1960'lardan beri futbol, Birleşik Krallık'ta en çok sevilen spordur.Футбол является самым популярным видом спорта в Соединённом Королевстве с 1860-х годов.
Bu hikâyenin sonunda, seven ve sevilen bir olmuşlardır.Благополучный исход (рассказы и повесть).
Sawyer, çok sevilen oyunu Transport Tycoon'u 1994 yılında Microprose tarafından yayınlandı.Первый экономический симулятор Сойера, Transport Tycoon, был выпущен компанией Microprose в 1994 году.
Türk halkı için sevilen ve beğenilen bir şarkı olmadı.Поёт не обязательно популярное и любимое слушателями.
Zviad sevilen Erken gelen teknoloji Çocukluk, özellikle uçaklar.С раннего детства его привлекала техника, особенно самолеты.
Sevgili, sevilen Anna Vasilyevna ...«Милая, обожаемая моя Анна Васильевна…» Сост.
Gençler arasında çok sevilen bir gruptur.Там между молодыми людьми появляется симпатия.
İspanya’nın en tanınmış ve sevilen bestecilerindendir.Считается одной из самых красивых и самых именитых в Испании.
Yine de çok sevilen Erdal, bazen bu sevgiyi menfaati uğruna kullanmaktan çekinmez.Почему же наряду с необходимым уважением ей часто отказывают в должной любви?
ABD'deki yasaklı zamanlarda, Havana Amerikalı turistler için sevilen bir cazibe merkezi olmuştur.Во времена правления Маглуара Гаити стал излюбленным местом американских и европейских туристов.
Günümüzde Neopaganizmde sevilen bir tanrıçadır.Нет! / Галеон: И так, теперь только богиня стоит на моём пути.
İlk sahnelenişi fiyasko ile sonuçlansa da zamanla en sevilen operalardan birisi oldu.«Неожиданно театр стал увлечением и одним из моих любимых дел на сегодняшний день.
Her yıl sevilen, mizahi karakteri bulunan bir sanatçı Temsili Nasreddin Hoca olur.Интересно и торжественно проходит ежегодно День инвалидов.
Aile içinde en çok sevilen üyedir.أجمل ما فيك يا وطني.
Sevilen bir başka spor dalı ise buz hokeyidir.وهو متابع شغوف لرياضة هوكي الجليد.
Jet Fusion: Sevilen sinema kahramanıdır.فليك : بطل الفيلم النملة الذكية.
Mantı sevilen yemeklerdendir.وهي من الوجبات السريعة.
Kuğulu Park Ankara'nın sevilen parklarındandır.مسلسل حب في الهايد بارك.
Sevilen bir karakterdir.يالها من عاشقة مخلصة.
Peace Train (Barış Treni), Cat Stevens'ın Teaser and the Firecat albümünden, 1971'in sevilen bir şarkısı."Peace Train" é uma música de 1971, composta por Cat Stevens, lançado no álbum Teaser and the Firecat.
Daha önemlisi Cliff iyi bir insandı ve herkes tarafından sevilen biriydi.Um tanto excêntrico, era um homem bom, sempre disposto a ajudar os outros.
Ordu içinde hala çok sevilen Cromwell 16 Aralık 1653 günü yemin ederek yeni görevine başlar.Cromwell prestou juramento como Lorde Protetor em 15 de dezembro de 1653.
Kelime anlamı olarak "sevgili" veya "sevilen" demektir.O termo é usado afetivamente com o sentido de "querido" ou amado".
Piso, tüm Roma'da çok sevilen birisiydi.Pisão foi um homem popular em Roma.
Ayrıca 1960'lardan beri futbol, Birleşik Krallık'ta en çok sevilen spordur.Desde os anos 1990, passou mesmo o baseball como o esporte mais popular da nação.
Aile içinde en çok sevilen üyedir.Ele é o mais calmo da família.
Tavë Kosi; Arnavutluk'ta en çok sevilen ve millî yemek olarak görülen yiyeceklerden biridir.De acordo com Alcorão, tanto Adão quanto Eva comeram a fruta proibida, em um Eden Celeste.
Albümün en sevilen parçalarından birisiydi.É uma das mais queridas do álbum.
São Tomé ve Príncipe'de en sevilen spor dalı futboldur.De belangrijkste sport in Sao Tomé en Principe is voetbal.
Kelime anlamı olarak "sevgili" veya "sevilen" demektir.De naam is te vertalen met 'geliefd' ('dear,' 'beloved').
Albüm, en çok sevilen Emrah şarkılarının yenilenmiş versiyonlarından oluşuyordu.Dit album bevat nieuw ingespeelde versies van de bekendste songs van BAP.
Bu hikâyenin sonunda, seven ve sevilen bir olmuşlardır.Deze verhalen en columns hadden daarvoor in resp.
Halter dünyasında sevilen ve sayılan bir kişi oldu.Hij wordt gevreesd en gerespecteerd in de onderwereld.
Tam olarak olgunlaşmış ve çok sevilen bir karakter.”Een uiterst charmant en bekwaam man."
İskender papağanı sevilen bir ev hayvanı olarak yetiştirilir.Een nog steeds ontroostbare Paris wil hem als nieuw huisdier.
Osorno ülkenin en sevilen turizm alanlarından biridir.Uluṟu is een van de bekendste toeristische attracties van het land.
Basit olmasına karşın, grubun en sevilen kliplerinden birisidir.Maar diep van binnen is hij eigenlijk een van de meest zachtaardige agenten.
Daha önemlisi Cliff iyi bir insandı ve herkes tarafından sevilen biriydi.Ailbertus zou zijn lievelingszoon zijn geweest, maar was in feite geliefd door iedereen.
Bireylerde bazen bu korku, sevilen birinin ölümüyle veya önemli bir ilişkinin bitmesi ile oluşur.Osoby czasem porównują ten strach ze śmiercią bliskiej osoby lub zakończeniem ważnego związku.
Gabon'da en sevilen spor dallarından biri futboldur.Najbardziej popularnym sportem w Gabonie jest piłka nożna.
Sevilen hep bir sultan, efendi, sahip kimliğinde gösterilir.Zawsze może liczyć na wiernego sługę, Kukola.
En sevilen sözü: ...Bu yüzden lanet Red Sox hiçbir zaman şampiyon olamayacak!Ben, zagorzały fan drużyny Red Sox, nie opuszcza żadnego meczu.
Türk halkı için sevilen ve beğenilen bir şarkı olmadı.Nie brak piosenek ludowych i popularnych.
Aile içinde en çok sevilen üyedir.Uchodzi za najładniejszą w rodzinie.
Ayrıca Sevilenleri sadece masumluğun yok edebileceği ortaya çıkar.Endast sann kärlek kan lösa förbannelsen.
Elma bol vitamininden dolayı çok sevilen meyvelerden biridir.Palmen uppskattas särskilt för sin frukt, dadeln.
Önümüzdeki 20 yıl boyunca Norveç'in en ünlü ve en sevilen şarkıcı ve şovmenlerinden biri olmayı başardı.Under de följande tio åren blev hon en av Norges mest kända och uppskattade sångerskor och underhållare.
Ancak Sevilenleri yok etmenin bedeli olarak masumlukta yok olur.Tre tonårskillar vill förlora sin oskuld till vilket pris som helst.
Nisan 2016'ya geldiğimizde albümün en çok sevilen single'larından "Cruel" çıkardı.2016 kom hans hittills mest sålda album, Banderas.
Daha önemlisi Cliff iyi bir insandı ve herkes tarafından sevilen biriydi.Norton var en gladlynt person och var alltid publikfavorit.
Hiro, her iki ebeveyni tarafından da kabul edilen ve sevilen tek Sohma’dır.Hagnell är namnet på två, sinsemellan orelaterade, svenska släkter.
Peru'da diğer sevilen içkiler Chicha, Chicha Morada ve Inca Kola'dır.Den vanliga drycken som serveras till cevichen är pisco sour, cerveza (öl) eller chicha morada.
En sevilen sözü: ...Bu yüzden lanet Red Sox hiçbir zaman şampiyon olamayacak!Därmed blev Norton den förste tungviktsvärldsmästaren som aldrig vunnit en titelmatch.
Her yıl sevilen, mizahi karakteri bulunan bir sanatçı Temsili Nasreddin Hoca olur.Varje år så har man en framstående idrottare som prisutdelare.