2011 ve 2012'de atv'de sevilen komedi dizisi Alemin Kıralı'nda Host karakterini canlandırdı.Sedan 2011/2012 planerades att skapa ett Modo Hockey-museum i Fjällräven Center, Örnsköldsvik.
Adaletli ve sevilen bir hükümdardı, ayrıca mükemmel bir asker olarak bilinirdi.Був справедливим і популярним правителем, також був відомий як гарний військовик, отримав прізвисько Великий.
Ayrıca 1960'lardan beri futbol, Birleşik Krallık'ta en çok sevilen spordur.З 1960-х років американський футбол став найпопулярнішим спортом у США.
Tom, Mavi Rus kedisi cinsi, sevilen ve güvenilir bir ev kedisidir.Кішки російської блакитної породи відрізняються приємною, тихою і лагідною вдачею.
Quidditch büyücüler dünyasınca sevilen bir spordur ve dört yılda bir dünya kupası düzenlenir.Квідич — спортивна гра у світі чарівників, в неї грають на літаючих мітлах чотирма м'ячами.
Gençler arasında çok sevilen bir gruptur.Між молодими людьми виникло сильне почуття.
Almanya'nın en sevilen sanatçılarındandır.Одна з найпопулярніших співачок Німеччини.
ABD'deki yasaklı zamanlarda, Havana Amerikalı turistler için sevilen bir cazibe merkezi olmuştur.За часів правління Маглуара Гаїті став улюбленим місцем американських та європейських туристів.
En sevilen Rus hükümdarlardan biriydi.Одна з визначних королев-русинок.
19. yüzyılın ikinci yarısından beri Perchtoldsdorf, yazlık olarak sevilen bir yer olmaya başladı.Ve druhé polovině 19. století byl Perchtoldsdorf oblíbeným místem jako letovisko.
“What’s Your Flava?” adlı single, o yılın en sevilen şarkılarından biri oldu.Její combackový singl „On the Floor“ se stal jednou z nejúspěšnější písničkou roku.
Ordu içinde hala çok sevilen Cromwell 16 Aralık 1653 günü yemin ederek yeni görevine başlar.Cromwell složil přísahu 16. prosince 1653.
En sevilen Rus hükümdarlardan biriydi.Jejím nejvyšším představitelem byl ruský vládce.
Sonuçta çok sevilen bir işi nefretle noktalamak işi güldürmek olan bir adama yakışmadı.Jen Kochanská se na robota nezlobí.
Yemek olarak en çok beğenilen ve sevilen yöre halkının deyimiyle, Topça'dır.Pro ostatní obyvatele však stále zůstává podivínským, avšak oblíbeným obyvatelem Bon Temps.
Sevilen ise hemen her zaman aşığına ilgisiz davranır, onu tanımazlıktan gelir.Na druhou stranu, i když nikdy nemluví o lásce, chová se jako zamilovaný.
Karıştırma En çok sevilen yemeklerdendir.Přesmyčky patří mezi oblíbené hlavolamy.
En sevilen sözü: ...Bu yüzden lanet Red Sox hiçbir zaman şampiyon olamayacak!De aceea Boston Red Sox nu devin niciodată campioni."
Love In Brasil ve Sexy Romanya, Bulgaristan ve Sırbistan'da sıralamasında sevilen bir numaraya yükseldi.Piesele ei Love In Brasil și Sexy au ajuns numărul unu în topurile din România, Bulgaria și Serbia.
Makinistanbul Medya, Sanat ve Spor Ödülleri Yılın Sosyal Medyada En Sevilen Ünlü İsmi Kazandı 2016 11.Makinistanbul Media, artă și sport Cea mai îndrăgită actriță Câștigat 2016 11.
Mısır kraliyet hanedanları tarafından sevilen ametist, Mısır'da genel olarak oymalarda kullanılırdı.Alsó-Egyiptom helyi királyai gyakorlatilag azt tehettek, amit akartak.
Kelime anlamı olarak "sevgili" veya "sevilen" demektir.Szó szerint: „szerető”, azaz szeretetteljes, szeretetre méltó.
Sawyer, çok sevilen oyunu Transport Tycoon'u 1994 yılında Microprose tarafından yayınlandı.A Transport Tycoon számítógépes játékot a MicroProse nevű kiadó adta ki 1994-ben.
Sezen Aksu ve Özdemir Erdoğan’ın sevilen şarkısı “Küçük Bir Aşk Masalı"nı yeniden yorumladılar.Ide tartozik Francine Oomen „Hogyan éljük túl …” sorozata a tinédzser szerelemről.
En sevilen sözü: ...Bu yüzden lanet Red Sox hiçbir zaman şampiyon olamayacak!Christian megemlíti a mondását: „ezért nem nyerhet soha a Red Sox a kupán”.
Böylece BackStreet Boys Amerika’da da aranan ve sevilen bir grup oldu.A Backstreet Boys egy Grammy-jelölt amerikai fiúegyüttes.
En sevilen tiplemelerinden biri de "Havuçlu Anne"dir.Például az egyik legismertebb ainu kulturális esemény a „medveünnep”.
Petrus ve sevilen havari mezara doğru koşmaya başlarlar.Pietari ja se toinen opetuslapsi lähtivät heti juoksemaan haudalle.»
Daha önemlisi Cliff iyi bir insandı ve herkes tarafından sevilen biriydi.Narkissos oli kaunis nuori mies, johon kaikki rakastuivat, mutta joka itse vieroi rakkautta.
Ivanhoe Sir Walter Scott'un en sevilen tarihi romanlarından biridir.Juhana on keskeinen hahmo Sir Walter Scottin romaanissa Ivanhoe.
En sevilen Rus hükümdarlardan biriydi.Hän oli yksi tärkeimpiä venäläisen realismin edustajia.
Her yıl sevilen, mizahi karakteri bulunan bir sanatçı Temsili Nasreddin Hoca olur.Sarjaa kuratoi vuosittain aina kiinnostava kotimainen taiteilija tai kuraattori.
Dağ bütün Dünyadaki dağ tırmanıcıları arasında çok sevilen bir dağdır.Vuori on hyvin suosittu kiipeilijöiden keskuudessa.
Böylece BackStreet Boys Amerika’da da aranan ve sevilen bir grup oldu.The Outlaws on tunnettu ja suosittu yhtye Yhdysvalloissa.
Gençler arasında çok sevilen bir gruptur.Nuorten välille syttyi rakkaus.
Ülke genelinde en çok sevilen spor türleri ragbi ve futboldur.Krikettikauden ulkopuolella suosituimpia urheilulajeja ovat jalkapallo ja rugby.
Herkes tarafından sevilen ve sayılan bir büyücü olan Dumbledore, Lord Voldemort'un korktuğu yegane büyücüdür.Ο Νταμπλντορ είναι ο μόνος μάγος που φοβάται ο Λόρδος Βόλντεμορτ.
Herd orada çok sevilen bir futbolcu oldu.Ο Χάρτινγκ υπήρξε, επίσης, ερασιτέχνης ποδοσφαιριστής.
Hepsinden öte çok sevilen "In the Summertime" ile anımsanırlar.Έγιναν γνωστοί κυρίως με το τραγούδι "In the Summertime".
Daha önemlisi Cliff iyi bir insandı ve herkes tarafından sevilen biriydi.Επηρεασμένος από τον Ρουσώ, έλεγε ότι όλοι οι άνθρωποι είναι καλοί και αξίζει να αγαπηθούν.
Bu masal ona sevilen bir kadın için kendini feda etmeyi öğretir.Αυτό ο παππούς της τής λέει να το δώσει σε όποιον αγαπήσει αληθινά.
Sevgili, sevilen Anna Vasilyevna ...Γεράσιμος Άννα Βαγενά ....
Program özellikle gençler tarafından takip edilen ve sevilen bir program hâline gelmiştir.Programmet var et debatprogram for og med unge.
Ayrıca 1960'lardan beri futbol, Birleşik Krallık'ta en çok sevilen spordur.Frem mod 1930'erne var fodbold den klart største sport i landet.
Sevilen şarkıların bir arada bulunduğu albüm 12 şarkıdan oluşmaktadır.Albummet udgøres af én lang sang som er delt op 12 dele.
Sevilen bir karakterdir.Han var en meget elskværdig personlighed.
En sevilen makamlardan biridir."Einer der bedeutendsten Bürgermeister.
Peace Train (Barış Treni), Cat Stevens'ın Teaser and the Firecat albümünden, 1971'in sevilen bir şarkısı.«Morning Has Broken» ble popularisert i Cat Stevens' arrangement på albumet Teaser and the Firecat i 1971.
Ivanhoe Sir Walter Scott'un en sevilen tarihi romanlarından biridir.Ivanhoe er en kjent roman av den skotske forfatteren Walter Scott.
Petrus ve sevilen havari mezara doğru koşmaya başlarlar.Klarer Matt og Pedro å stoppe den onde stjernen?
Kelime anlamı olarak "sevgili" veya "sevilen" demektir.Kemudian nama ini artinya hanyalah "sayang" atau "tersayang".
Recep Yazıcıoğlu bu ilçe insanları için büyük saygı duyulan ve sevilen bir kişilikti.Pemimpin wilayah tersebut merupakan seseorang yang berbudi dan dicintai rakyatnya.
Antofagasta, gemi yolculuklarının sevilen bir uğrak noktasıdır.Harald, seorang yang sangat gemar berlayar.
Agrippina’nın babası çok sevilen bir asker ve politikacıydı.Cha của Agrippina là một tướng lĩnh và chính trị gia được lòng dân.
Ülkede futbol, yaygın ve sevilen bir spordur.Ở Ghana, bóng đá là môn thể thao phổ biến và được yêu thích nhất.
Quidditch büyücüler dünyasınca sevilen bir spordur ve dört yılda bir dünya kupası düzenlenir.Trong thế giới phép thuật, Quidditch được xem như bóng đá - một môn thể thao phổ biến trên toàn cầu.
Aile içinde en çok sevilen üyedir.Phù hợp nhất cho một gia đình ưa hoạt động.
Bugün için, çöl turizminin en sevilen yerlerinden biridir.現在、モールは観光において最も人気のある観光地の一つとなっている。
Daha önemlisi Cliff iyi bir insandı ve herkes tarafından sevilen biriydi.テレーズは末っ子で、感受性が強く、誰からも愛される子供だった。
En sevilen sözü: ...Bu yüzden lanet Red Sox hiçbir zaman şampiyon olamayacak!『Fallout』において、呪いは解けず、レッドソックスは2077年まで優勝できないことになっている。