Bu yıl, Sevgililer günü bir perşembe gününe düşüyor.This year, Valentine's Day falls on a Thursday.
Hiçbir şey birinin bedava aldığı şey kadar sevgili değildir.Nothing is as beloved as what one gets for free.
O yaz gecesinde sevgilimin yumuşak ve nemli cildini asla unutmayacağım.I'll never forget the soft and moist skin of my lover on that summer night.
Tom benim sevgilim.Tom is my boyfriend.
Tom benim sevgilimdir.Tom is my date.
Sevgili kız kardeşim, seni seviyorum.I love you, dear sister.
Lise sevgilimle evlendim.I married my high school sweetheart.
O kız benim sevgilim.This girl is my girlfriend.
Biz Sevgililer Günü'nde ayrıldık.We broke up on Valentine's Day.
Onlar Sevgililer Günü'nde ayrıldılar.They broke up on Valentine's Day.
Kalkma zamanı, sevgilim.It's time to wake up, dear.
Tom sevgilisiyle pencerenin yanındaki masada oturuyordu.Tom was sitting at a table near the window with his date.
Tom, Mary'nin uzatmalı sevgilisidir.Tom is Mary's long-time boyfriend.
Onlar sevgili oldular.They became lovers.
Tom ve Mary Sevgililer Günü'nde evlendi.Tom and Mary got married on Valentine's Day.
Tom ve Mary lise sevgilileriydi.Tom and Mary were high school sweethearts.
Sen bir sevgili değil misin?Aren't you a sweetheart?
Yandaki evde yaşayan adam Mary'nin sevgilisidir.The man who lives next door is Mary's lover.
Biz lise sevgilileriydik.We were high school sweethearts.
14 Şubat Sevgililer Günüdür.February 14th is Valentine's Day.
Tom sevgililer gününde Mary'ye çiçekler ya da bir şey vermeliydi.Tom should've given Mary flowers or something on Valentine's Day.
Neden ağlıyorsun sevgilim?Why are you crying, my beloved?
Ve yolun her adımında benim arkamda olan sevgili karım Kate'e teşekkür etmeliyim.And I must thank my lovely wife, Kate, who was behind me every step of the way.
Benim küçük Pinokyom, benim sevgili küçük Pinokyom! Ayaklarını nasıl yaktın?My little Pinocchio, my dear little Pinocchio! How did you burn your feet?
Ah, sevgili güvercin, keşke seninki gibi kanatlarım olsa!Oh, dear pigeon, how I wish I had your wings!
Onun bir sevgilisi var.She has a lover.
Sevgili arkadaşım: nereye gidersen git, ben seni bulurum.My beloved friend: no matter where you go, I will find you.
Tom'un sevgilisi kim?Who's Tom's girlfriend?
O, sarayda bir sevgili tutuyor.She keeps a lover in the palace.
Merak etme. O benim sevgilim değil. O sadece bir arkadaş.Don't worry. He's not my boyfriend. He's just a friend.
Mary Tom'un sevgilisi olduğunu düşünüyor ama Tom için o sadece bir arkadaş.Mary thinks that she's Tom's girlfriend, but for Tom, she's just a friend.
Sevgilim bilmiyor.My boyfriend doesn't know.
Benim sevgilim bahçesine gelsin ve elma ağaçlarının meyvesini yesin.Let my beloved come into his garden, and eat the fruit of his apple trees.
Sevgilim bahçesine gelsin, ve hoş meyvelerini yesin.Let my beloved come into his garden, and eat his pleasant fruits.
Sevgilimi aldattım.I cheated on my boyfriend.
Sevgili çocuklar, her zaman dürüst olun.Dear children, always be honest!
Sevgilisi de oradaydı.Her boyfriend was there, too.
Sevgilisi ile taşınmayı düşünüyor.She's thinking of moving in with her boyfriend.
Kanada'da sevgilimi ziyaret ediyorum.I'm visiting my boyfriend in Canada.
Sevgilimi ziyaret etmek için Almanya'ya gidiyorum.I'm going to Germany to visit my boyfriend.
Sevgili küçük düşmanımla buluşmak için Kuzey Kore'ye gidiyorum.I'm going to North Korea to meet my dear little enemy.
Onun sevgilisi İngiliz hükümeti için çalışan bir casus.Her lover is a spy working for the British government.
Sevgilisinin yasa ile başı dertte.Her boyfriend is in trouble with the law.
Sevgili bir arkadaşım tarafından desteklendim.I was aided by a dear friend.
Sevgililer günü için ona ne almalıyım?What should I buy him for Valentine's Day?
Uykulu musun, sevgilim?Are you sleepy, honey?
Tom tekrar eski sevgilisiyle.Tom is back with his ex.
Sevgililer günü için ne yaptın?What did you do for Valentine's Day?
Tom'un sevgililer günü için bir randevusu vardı.Tom had a date for Valentine's Day.
Belki erkek arkadaşın Sevgililer Günü için sana sürpriz yapacak.Maybe your boyfriend will surprise you for Valentine's Day.
Mary sevgililer günü için bir Japon restoranında bir rezervasyon yaptırdı.Mary made a reservation at a Japanese restaurant for Valentine's day.
Bir sevgilim yok.I don't have a lover.
Mary sevgilisi ilişkiyi bitirdiğinde reddedildiğini hissetti.Mary felt rejected when her boyfriend broke up with her.
Tom, sevgilisinin kollarındayken Mary'yi şaşkına çevirdi.Tom took Mary by surprise while she was in the arms of her lover.
Tom çok iyi bir sevgili değil.Tom is not a very good lover.
Tom ve Mary sadece sevgili değil fakat aynı zamanda en iyi arkadaşlar.Tom and Mary are not only lovers, but are also best friends.
Biz sabırsızlıkla sevgili arkadaşımızın gelişini bekliyoruz.We are awaiting impatiently the arrival of our dear friend.
Sevgili meslektaşım, tamamen seninle aynı düşüncedeyim.I completely agree with you, my dear colleague.
İstersen bir sevgili getirebilirsin.You can bring a date if you want.
Eski erkek arkadaşımın eski sevgilisi durup dururken beni aradı.My ex-boyfriend's ex just called me out of the blue.