Ana içeriğe geç
Sözlük

sevap ile cümle

sevap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sürüp giden sadaka ise, ne güzel sevaptır.Drag (Arrancada): Quem tiver a melhor arrancada vence.
İstedim ki o, benden daha çok sevap alsın.” diye cevap verdi.Eu procurei fazê-lo desistir; porém, como ele persistiu, o que eu poderia fazer?".
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Que nos é lícito esperar?"
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.O deus do bem (Mazda) e o deus do mal (Arimã) lutavam constantemente e isso era pregado por Zaratustra.
Mümin sevap işleyen bir insan ise bu azaba uğramayacaktır.Het geheel van de gelovigen die de zalving van de Heilige ontvangen, kan in geloof niet dwalen.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Wat zal de herinnering aan ons zijn?”
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"A jeśli tak, to dlaczego się z nami nie kontaktują?”.
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.Kiedy dzielimy się tą odrobiną, Bóg daje nie wyczerpującą się obfitość serca.
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.Mówił: to co twarde będzie rozkruszone, a to, co ostre, stępione.
Sürüp giden sadaka ise, ne güzel sevaptır.Biada temu, co jest zły pośród dobrych!
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Hur är det med ditt löfte till oss?"
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.(Ordagrant: "(Jag driver) mycket stora tackar!" och "(Jag driver) väldiga tackar!")
Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.Vid take (taga) och mistake (misstaga) används for.
Terkinde (yapılmamasında) ise sevap vardır.Den ingår i Boû Lîf.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Znamená to nečinně sedět, dokud nás (nemuslimové) nepřemůžou?
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”Zdaž vlast již v nejhroznějším hoři jest?).
Aksine Yüce Allah, dilerse onları sevaplandırır, dilerse cezalandırır, dilerse yok eder ve haşretmez.Obával se totiž, zda snad to po něm nechtěl bůh, a nechtěl odejít ze života neposlechnuv boží přikázání.
Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah vardır.Hal ini dianggap bersifat makruh; tidak kena dosa tetapi juga tidak dapat pahala.
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.Tetapi orang yang sedikit diampuni, sedikit juga ia berbuat kasih."
İslam'da yapılınca sevap sayılan, yapılmayınca günah olmayan eylemlere verilen isimdir.Pada saat istiwa', mengerjakan ibadah salat (baik wajib maupun sunah) adalah haram.
İslam dinine göre bu namazlarda büyük sevap ve haseneler bulunmaktadır.Hanya merekalah yang berhak mengenal dan menyembah-Nya.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"』(わたしたちにはかべがある。
Mümin sevap işleyen bir insan ise bu azaba uğramayacaktır.ただし、信仰を勧められるも心は向かなかった。
Örneğin her insanın sağ ve sol omzunda günah ve sevaplarını yazan melekler (Kiramen ve Katibin) bulunmaktadır.また「神が姿を隠した」ことによって天使それぞれのモラルが薄れ、不淫乱などの禁を破る者も多い。
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.蓋(けだ)し土(くに)を懐しむ憂いありてか」と語った。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”果たして、難波剛は無事に卒業することができるのか!? 難破 剛(なんば つよし) 本作の主人公。
Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.君子もって過ちを赦し、罪を宥む。
Mersiyeye gelmek sevap sayılır.パスに対して相性がよい。
İslam dinine göre bu namazlarda büyük sevap ve haseneler bulunmaktadır.御恩奉行・恩賞奉行・勲功奉行などの別名がある。
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.小さく入れる場合は、「寄席文字(よせもじ)」も使われる。
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.假若位勢壘又寬又強,那麼,指數遞增項目必定很小,可以忽略。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”《惡狼難馴!?》(日語:オオカミは懐かない!
İslam'da yapılınca sevap sayılan, yapılmayınca günah olmayan eylemlere verilen isimdir.子龍負盛名於時,稱詩無所讓,獨推重徵輿,以爲出己上。
Yapılmasında sevap olan ama terkinde günah olmayan şeylerdir.雖善於經商,但志不在此。
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.”現在根據上帝的應許,“那以信為本的人和有信心的亞伯拉罕一同得福。
Mizan (din), İslam inancında âhirette günah ve sevapların tartıldığı terazi.頃李孜省、繼曉輩倡邪說,而先帝篤信之者,意在遠希福壽也。
Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah yoktur.臣闻邪不犯正,若使咒臣,必不得行。
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.詩經裡說:『憂心悄悄然,為群小所怒。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”어찌하여 무명사(無明使)가 마음을 제멋대로 부려 죄를 짓게 하는 것인가?
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"우리는 어디까지 구별할 수 있으며 어디까지 친숙한 것에서 벗어날 수 있을까."
Mizan (din), İslam inancında âhirette günah ve sevapların tartıldığı terazi.악명유포(惡名流布): 비루하고 악명(惡名)이 세상에 유포되게 한다.
İstedim ki o, benden daha çok sevap alsın.” diye cevap verdi.이미 천하가 평정되었으니, 나는 삶기어 마땅하다.”
Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.사(邪)는 그릇된 것을 뜻하며, 바른 것을 뜻하는 정(正)의 반대이다.
Bu nedenle Hüseyin'in şehit, ecirli ve sevaplı olduğunu belirtir.이는 마츠리의 무사와 안전, 번영을 기원하는 개막식이다.
Aksine Yüce Allah, dilerse onları sevaplandırır, dilerse cezalandırır, dilerse yok eder ve haşretmez.Ин ша Аллах – „Ако Аллах пожелае“ или „Моля се Аллах да пожелае“ и по-скоро има пожелателно значение.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Ще бъдеш ли така любезен да се присъединиш към нас?"
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Al dat braaf zijn en geen echte waardering ervoor.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Am tot fost cuminte și n-a contat deloc.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Die ganze Zeit artig gewesen und keine Anerkennung dafür bekommen.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Eddig úgy voltam jó, hogy semmi elismerést nem kapok érte.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Essere sempre così buona senza nessun vero riconoscimento.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.착한 일을 했는데 인정도 못 받는다는 걸.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Menjadi anak baik dan tidak ada gunanya.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Olin niin kiltti enkä saanut lainkaan tunnustusta.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Tanto portarme bien y sin recibir crédito por ello.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Tất cả mọi sự ngoan ngoãn như thế và không thực sự được ghi nhận gì cả.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.To bylo pořád být dobrá, ale nemám za to žádné pořádné uznání.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Toutes ces bonnes actions et pas de récompense.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını."Tudo isso de ser boa e não ser reconhecida por isso.
Bütün bu iyi olma olayının aslında hiçbir sevap yazmadığını.Tyle czasu byłam grzeczna i nic nie będę z tego miała.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod