Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.Но аз мога да изкара фънк и мизерия "Вие по-добре да не бях", каза на глас, с тих акцент.
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.لكنني ربما -- من الفانك والبؤس المطلق " كنت أفضل ألا "، وقال صوت ، مع
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.静かな強調。
Ama sadece sessizlik vardı.Era însă o linişte mormântală.
Ama sadece sessizlik vardı.그런데 수녀원만큼 조용했어요
Ama sadece sessizlik vardı.אבל הוא היה שקט כמו מנזר.
Ama sadece sessizlik vardı.و لكنها كانت هادئة كهدوء دير.
Ama sadece sessizlik vardı.子どもがいるとは とても思えないのに
Ama uluslararası toplum İsrail'in çocuklara ve insanlara yaptığı zulmün karşısında sessizce bekliyor.وهذا المجتمع الدولي نفسه يقف صامتًا عندما يتعلق الأمر بالانتهاكات الإسرائيلية ضد أطفال فلسطين وشعبها.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Aber der Fremde stand da, völlig ruhig und still.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Ale cizinec stál, dokonale klidná a tichá.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Ale cudzinec stál, dokonale pokojná a tichá.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Ale obcy stał tam, idealnie cicha i spokojna.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Dar străin stătea acolo, perfect tăcut şi nemişcat.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.De az idegen ott állt, teljesen néma és mozdulatlan.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Maar de vreemdeling stond daar, perfect stil en nog steeds.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Mais l'étranger se tenait là, parfaitement silencieux et immobile.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Ma lo sconosciuto stava lì, perfettamente silenzioso e immobile.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Mas o estranho ficou ali, perfeitamente silencioso e imóvel.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Men främlingen stod där, alldeles tyst och stilla.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Mutta muukalainen seisoi siellä, aivan hiljaa.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.그러나 낯선 사람은 여전히 perfectly 침묵하고, 거기에 서 있었다.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Pero el desconocido estaba allí, perfectamente quieto y en silencio.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Tapi orang asing itu berdiri di sana, diam dan masih sempurna.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Toda neznanec stal tam, popolnoma tiho in še vedno.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Tuy nhiên, người lạ đứng đó, hoàn toàn im lặng và vẫn còn.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Αλλά ο ξένος στεκόταν εκεί, τέλεια σιωπηλή και ακίνητη.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Але незнайомець стояв, зовсім тихо і нерухомо.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Но незнакомец стоял, совершенно тихо и неподвижно.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.Но непознатият стоеше там, перфектно мълчи и все още.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.ولكن الغريب وقفت هناك ، ما زالت صامتة تماما.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.そう、まだ、それはHenfreyの神経に乗った。
Anahtar sözcügünü ardarda 10 defa veya daha fazla söyledikten sonra gözlerini kapat ve sessiz ol.Jak już powtórzyliście frazę około 10 razy, zamknijcie oczy i wyciszcie się.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Aber der Grund warum alle still geblieben sind ist, was ich die psychologische Angstgrenze nenne.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Ale príčina, prečo bol každý ticho je tá, ktorú volám "psychologická bariéra strachu".
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Az oka annak, hogy mindeni hallgatott, az, amit én a félelem pszichológiai gátjának nevezek.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Dar motivul pentru care toată lumea tăcea e ce numim bariera psihologică a fricii.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.De reden waarom iedereen zweeg, is wat ik de psychologische angstbarrière noem.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.하지만 모두가 침묵을 지킨 이유는 두려움의 심리적 장벽 때문이었습니다.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Ma il motivo del silenzio era ciò che definisco la barriera psicologica della paura.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Mas a razão pela qual toda a gente mantinha o silêncio é o que eu chamo de barreira psicológica do medo.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Men anledningen till att alla var tysta är vad jag kallar rädslans psykologiska barriär.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Namun alasan mengapa semua orang diam adalah karena penghalang psikologis ketakutan.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Nhưng lý do tại sao ai cũng im lặng là điều mà tôi gọi là rào cản tâm lý sợ hãi.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Pero la razón por la que todos se callaban es lo que llamo la barrera psicológica del miedo.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Wszyscy siedzieli cicho, bo nie pokonali bariery strachu.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Αλλά ο λόγος που ο καθένας ήταν σιωπηλός είναι αυτό που αποκαλώ το ψυχολογικό εμπόδιο του φόβου.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Но причината, поради която всеки мълчеше, бе това, което наричам психологическата бариера от страха.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Но причиной всеобщего молчания было то, что я называю психологический барьер страха.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.אבל כולם ישבו בשקט בגלל המחסום הפסיכולוגי של הפחד.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.ولكن السبب الرئيسي للصمت كان هو حاجز الخوف النفسي
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.恐怖という心理的障壁があったからです 誰もが怖がっていました
Ancak kızın ve annesinin "uygunsuz" kıyafet açısından uyarılıp uyarılmadığı konusunda sessiz kalıyorlar.Pero no dijeron nada sobre si llamaron la atención de la niña y su madre sobre el vestido “inapropiado”.
Ancak kızın ve annesinin "uygunsuz" kıyafet açısından uyarılıp uyarılmadığı konusunda sessiz kalıyorlar.Zij zwegen echter over het aanspreken van het meisje en haar moeder over de 'onfatsoenlijke' jurk.
Ancak kızın ve annesinin "uygunsuz" kıyafet açısından uyarılıp uyarılmadığı konusunda sessiz kalıyorlar.Но они умолчали о том, обратили ли именно они внимание девушки и её матери на «неприличный» наряд.
Ancak medya bu haberler konusunda çoğunlukla sessiz kalıyor.A média mégis többnyire hallgat ezekről a történetekről.
Ancak medya bu haberler konusunda çoğunlukla sessiz kalıyor.Cu toate acestea mass-media rămâne cu precădere tăcută când vine vorba despre aceste poveşti.
Ancak medya bu haberler konusunda çoğunlukla sessiz kalıyor.Dennoch bleiben die Medien zumeist still, was diese Geschichten angeht.
Ancak medya bu haberler konusunda çoğunlukla sessiz kalıyor.Eppure i media sono silenziosi su queste storie.
Ancak medya bu haberler konusunda çoğunlukla sessiz kalıyor.Jednakże media nadal przeważnie milczą o tych wydarzeniach.