Gürültüyü kontrol etmenin bir yolu, gürültü kaynağını daha sessiz hale getirmektir.Простейший способ записать шумовой эффект — воспользоваться тем же источником звука.
Genel olarak sessiz harflerin çoğu yumuşatılır.Нижние листья большей частью увядающие.
Bu film aynı zamanda Chaplin'in Mutual Film Corporation 'daki çektiği sessiz filmlerinin ilkidir.Как актёр, он появился в комедиях Ч. Чаплина, снятых для «Mutual Film Corporation».
Kuzuların Sessizliği Thomas Harris tarafından yazılmış bir romandır.Молчание ягнят (роман) — роман Томаса Харриса.
Bu nedenle birçok kişi karanlık ve sessiz bir oda arar.По этой причине больным требуется отдых в темной тихой комнате.
"Tarihin Sessiz Ölümü".Ближайшая тайна жизни».
Sessiz ama mücadeleyi seven bir futbolcudur.Люблю скоростной, атакующий футбол.
Fakat bu demek değildir ki, diğer partilerle iyi ilişkilerimiz olması adına sessiz kalacağız." dedi.ولكن هذا لا يعني أننا سنظل صامتين على إثر علاقاتنا الجيدة مع الأحزاب الأخرى.
Sadece sessiz kalın." dedi.الرجاء البقاء هادئين".
Doğrudan karşılaşmalarda, en iyisi sessiz ve hareketsiz beklemektir.وعند التعامل مع لقاءات مباشرة فمن الأفضل أن يبقى صامتا وبلا حراك.
Bu nedenle birçok kişi karanlık ve sessiz bir oda arar.يسعى الكثير من المصابين للركون إلى غرفة مظلمة وهادئة.
Sessiz filmi Metropolis (1927) modern anlamda bilim kurgu filmlerinin babası olarak kabul edilir.يشار فيلمه الصامت متروبوليس (1927 ) على أنها ولادة أفلام الخيال العلمي الحديثة.
Glaspie'nin kendisi yıllarca Irak'taki hareketleri hakkında sessiz kaldı.غلاسبي نفسها لسنوات ظلت صامتة حول موضوع أفعالها في العراق.
Genelde sessiz olan bu kuş türü, bazen de olsa vaklama benzeri sesler çıkarırlar.هذا الطائر هو عادة صامت ولكنها تصدر بعض الأصوات.
Filistin’deki Arap ve Yahudiler arasındaki durum sessiz değildi.كانت العلاقات بين العرب الفلسطينيين واليهود هادئة نسبيا.
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.نادرا ما تحدث الأورة دون صداع لاحق؛ وهذا ما يعرف باسم الصداع النصفي الصامت.
Diğer harflerin tümü ("Ñ", "G̃" ve digraflar dahil) sessizdir.باقي الحروف الأخرى (بما فيها «Ñ» و «G̃» والحروف المزدوجة) هي حروف ساكنة.
1930’lu yılların sessiz filmlerinde oynadı.وكانت معظم الأفلام قبل عام 1930م أفلامًا صامتة.
Bundan önceki sessiz filmler 1.33:1 oranından çekilmişti.مع ذلك من 1910 استقرت الصور المتحركة الصامتة بشكل عام على نسبة 4:3 (1:33).
Neredeyse sessizdirler.ينتحبون في صمت..
Zikir tarikata göre ya da mürid'in haline ve derecesine göre Cehrî (sesli) veya Hafî (sessiz) olur.يعد علم (أو مؤشر) الساعة ساقطاً حينما يراه الحكم أو حين يشير أحد اللاعبين إلى سقوطه وتكون إشارته صحيحة.
Bir Ulusun Doğuşu (İngilizce özgün adı The Birth of a Nation), 1915 yapımı sessiz film.أشهر أفلامه الفيلم الصامت مولد أمة عام 1915.
Benim sessiz sedasız yapmak istediğim bu.”"بعد ان تكلم بهذه الطريقة صمت."
Basit Sesli harfler: Sessiz harfler:أحاديث أدبية: أصوات الصمت.
Bu da Cage'in bestesi gibiydi fakat, sessizlik süresi 1 dakikaydı.كان صوت دافي مشابها لصوت سيلفستر ذا كات إلا أن صوت دافي كان مسرعا (أسرع من زمن صوت التسجيل).
Ancak ev içinde genellikle sessizdir.إلا أن استخدامها يقتصر عادة على المنزل.
22 Mayıs 1886'da Lincoln, Nebraska'da doğan Pauline Bush, ünlü bir sessiz sinema sanatçısıydı.(أكتوبر 2014) ولدت بولين بوش في نيبراسكا ، في 22 مايو 1886 ، وقد كانت ممثلة سينمائية شهيرة بالأفلام الصامتة.
Clary, Isabelle ve Alec, Sessiz Şehir'den gelen aramada Sessiz Kardeşlerin öldüğünü öğrenirler.كلاري، ايزي، وأليك يستجيبون لنداء استغاثة من المدينة الصامتة، ليكتشفوا أن الإخوان الصامتون جميعا قد تم ذبحهم.
Bu film sessiz film olarak çekilmiştir.يُعتبر الفيلم الآن فيلمًا ضائعًا.
Sessiz film döneminin en büyük başyapıtlarından sayılmaktadır.يعتبر من أهم مخرجي مرحلة الأفلام الصامتة.
Sessiz, narin, güzel.رزق، جميل.
Sessiz Harfler - Çengel İmi Ķ: İnce K sesidir.تعب الهوى قلبي: كلمات فتحي قورة.
Daha sonra iç dünyasında ve çevresinde daima sessizliği ve sakinliği tercih etmiştir.كان الجميع في الماضي يختار الهدوء والسكينة.
Savaş sessizlikle temsil edilir.تمرد على الصمت.
Duygulu ve sessizdir.الحب والصمت.
Lütfen kapıyı sessizce kapat.من فضلك أقفل الباب بهدوء.
Sessizlik rızayı işaret eder.السكوت علامة الرضا.
O, ne konuştu nede ağladı, sessizce dışarı çıktı.لم ينطق و لم يبك ، بل خرج ساكنا.
Tom sessiz bir mahallede yaşıyor.طوم عايش بمنطقة هادية
Filistin’deki Arap ve Yahudiler arasındaki durum sessiz değildi.A situação entre árabes e judeus na Palestina não foi calma.
Müzik, sessizlikle anlaşmak zorunda.A música tem de lidar com o silêncio.
Bill Sharkey'nin Son Oyunu (Bill Sharkey's Last Game) 1909 yılı ABD yapımı sessiz film.Seu primeiro foi Bill Sharkey's Last Game, em 1909, pela Biograph Company.
Kendimle bile ortak yanlarım az; bir köşede sessiz sedasız durup nefes aldığım için memnun olmalıyım."Mal tenho algo em comum comigo mesmo, e deveria estar quieto em um corredor, contente por respirar".
Uryū genelde, çekingen ve sessizdir fakat etrafında diğer insanlar varken serinkanlı görünmeye çalışır.Uryuu geralmente é tímido e quieto, mas tenta parecer "legal" Quando há outras pessoas ao redor.
Tutsak Sıfır gitmeden önce Doktor'u "Sessizlik, Doktor ... sessizlik yayılacak." diyerek uyarır.Antes de ser transportado, o Prisioneiro Zero avisa ao Doutor que "o silêncio cairá".
Sadece sessiz kalın." dedi.Apenas fique quieto."
Hiçbir kanıt olmamasına rağmen, sessiz kalması için Stalin'in emriyle öldürüldüğü bazılarınca düşünülmüştür.Embora não haja provas de crime, alguns teorizam que Stalin ordenou sua morte para mantê-lo quieto.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.Paul é bastante compenetrado, tímido e calado.
Sessiz filmi Metropolis (1927) modern anlamda bilim kurgu filmlerinin babası olarak kabul edilir.Seu filme mudo Metrópolis (1927) é referido como o nascimento dos filmes modernos de ficção científica.
Etkinliği sayesinde, Irak siyasetinde sessiz ama bir o kada önmeli bir rol oynamıştır.Devido a esta influência, teve um papel silencioso mas importante na política em curso no Iraque.
Kısa bir sessizlik...Em uma respiração curta...
Black and White, 1913 yılı ABD yapımı, yönetmenliğini Dell Henderson'ın üstlendiği sessiz komedi filmi.Black and White é um filme mudo norte-americano de 1913, do gênero comédia, dirigido por Dell Henderson.
Sessiz, narin, güzel.Serenidade, calma, paz.
Kısa süren bu sessizliği şiddetli bir yağmur sesi bozar.Sua voz, de tão desafinada, faz até chover.
Bir süre durakladıktan sonra Carol, "Evet" cevabını verir ve sessizce oradan uzaklaşır.Taras, escondido dentro da multidão responde que “Sim” e foge depois.
Glenn, oradakilerden herhangi birisinin gitar çalıp çalmadığını sorarak sessizliği bozmaya çalışır.Glenn, tentando quebrar o silêncio, pergunta se alguém sabe tocar guitarra.
Bodruma ulaştığında bir şey Mike'a saldırarak kameranın yere düşmesine, ortamın sessizleşmesine neden olur.Ao chegar no porão, uma força desconhecida ataca Mike, o fazendo derrubar a câmera e silenciando-o.
“Three of a Perfect Pair” den sonra grup 11 yıl sürecek bir sessizliğe büründü.Depois do lançamento de Three of a Perfect Pair, a banda separou-se amistosamente durante alguns anos.
Cyril olaylar hakkında sessiz kaldı.Izalci se disse tranquilo quanto às investigações.
Sessiz, şatafatsız, ağır ve sosyal dünyayla daha az ilgili olma eğilimindedirler.Eles tendem a parecer calmos, ponderados e menos envolvidos com o mundo social.