Rahatsız edildiklerinde yerden uçarak kalkar ve yakınlardaki ağaçlara sessizce tünerler.Cuando se las molesta se elevan volando a los árboles.
Kısa bir sessizlik...Un silencio de longa.
Lazerler sessizdir.Las caderas quietas.
Özgün hali sessiz çekilmiş olan film 1929 yılında seslendirilerek yeniden gösterime sunulmuştur.Una revista no muy famosa sería publicada en 1929 bajo el mismo nombre.
Sadece sessiz kalın." dedi.Mejor dejarlo tranquilo».
Medyayı oynat Altına Hücum 1925 ABD yapımı sessiz komedi filmidir.Escenas similares a la película de 1957 Funny Face.
Tom Mary'nin sessiz olmasını istedi.Tom voleva che Mary stesse zitta.
Evde yalnız olduğumda, ev çok sessiz.Quando sono in casa da solo, la casa è troppo silenziosa.
Sessiz kalmaya karar verdik.Decidemmo di restare in silenzio.
Onun dilini bilmiyorsan, bir yabancının sessizliğini asla anlayamazsın.Se non conosci la sua lingua, non potrai mai capire il silenzio di uno straniero.
River Song, Sessizlik tarafından Doktor'u öldürmesi için gönderilir.River Song fu rinchiusa qui per aver ucciso il Dottore.
Çok sessiz ve naziktir ve her zaman Enrico'ya sabırlı olmaya çalışır.È molto tranquilla e simpatica e cerca sempre di essere paziente con Enrico.
Bu nedenle birçok kişi karanlık ve sessiz bir oda arar.Molti cercano una stanza buia e tranquilla.
Kısa bir sessizliğin ardından "Manicure" ve "Cake Like Lady Gaga"yı söyledi.Dopo un breve discorso, vengono eseguite MANiCURE e una versione rallentata di Cake Like Lady Gaga.
Bir sessizlik çöktü.Cadde il silenzio.
Sadece sessiz kalın." dedi.Mantieni la calma, ti prego».
Müzik, sessizlikle anlaşmak zorunda.La musica ha a che fare con il silenzio.
Sessiz ve sakin bir kız.È una ragazza calma e tranquilla.
Uryū genelde, çekingen ve sessizdir fakat etrafında diğer insanlar varken serinkanlı görünmeye çalışır.Uryū è di solito timido e silenzioso, ma prova a sembrare "figo" quando ci sono altre persone attorno.
Kısa bir sessizlik...Breve silenzio.
Bu film sessiz film olarak çekilmiştir.Me lo ricordo come un film povero.
Sessiz Bahar (İngilizce Silent Spring), 1962'de Rachel Carson tarafından yazılmış bir kitaptır.Nel 1962 fu pubblicato il libro Silent Spring (1962) di Rachel Carson.
Yatak odasını karanlık ve sessiz kılmak gerekir.La camera da letto dovrebbe essere al buio e silenziosa, e ben aerata.
Empire, Andy Warhol tarafından 1964'te çekilmiş sessiz ve siyah-beyaz Amerikan filmi.Empire è un film muto e in bianco e nero del 1965 diretto da Andy Warhol.
Qui tacet, consentire videtur Sessiz kalan onaylıyor demektir.Qui tacet, consentire videtur è una locuzione latina che significa Chi tace, sembra acconsentire.
Bill Sharkey'nin Son Oyunu (Bill Sharkey's Last Game) 1909 yılı ABD yapımı sessiz film.Debuttò nel 1909 in Bill Sharkey's Last Game.
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.Era tutto girato in maniera convenzionale e non c'era improvvisazione, né imprecazioni.
Sessiz yerler tercih edilebilir.Quindi preferisce luoghi silenziosi.
Makasları pistonlu olan tenteler daha uzun ömürlü ve daha sessizdirler.Chi sta bene in armi opera più fermo e parla più stretto.
Sessiz ve dinlenilecek bir yayladır.Un quartiere soleggiato e tranquillo.
Sessiz ve sakin suları severler.Amano la vita semplice e tranquilla.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Cammina e fluttua a piedi nudi.
Black and White, 1913 yılı ABD yapımı, yönetmenliğini Dell Henderson'ın üstlendiği sessiz komedi filmi.Black and White è un cortometraggio muto del 1913 diretto da Dell Henderson.
Film, sessiz bir filmdir.È un film idiota.
Bu anlamda Harold Lloyd'un hem son sessiz filmi hem de ilk sesli filmi olarak gösterilebilir.Interpretato da Harold Lloyd, il film è noto per essere stato il suo primo sonoro.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.Daniel è un ragazzo molto silenzioso e impacciato.
Viral genom konak içinde çoğunlukla sessizdir.Il genoma virale è per lo più silente all'interno dell'ospite.
Koronal döngüler solar yüzeylerin hem aktif hem de sessiz bölgelerini popule ederler.Gli anelli coronali si ritrovano sia nelle regioni attive, che in quelle quiete della superficie solare.
Her zaman sessiz, sakin yaşamadır.Si dimostra sempre molto tranquillo e disponibile.
Son derece sessiz bir kuştur, yuvalama dönemlerinde ise nadiren bölgelerinden uzaklaşırlar.In rare occasioni l'uccello può spingersi molto lontano dal suo areale abituale.
Sessiz, şatafatsız, ağır ve sosyal dünyayla daha az ilgili olma eğilimindedirler.Chiunque vorrebbe essere più spensierato, rilassato e preoccuparsi meno dei soldi e dello status sociale.
Islak kumlar genellikle sessizdir.Il falco giocoliere è solitamente silenzioso.
Bu süre içinde Rüştü ile evlenen Mediha Sessiz, çok geçmeden yaşamını yitirdi.La giovane sposa, però, si stanca ben presto di quella vita troppo tranquilla.
Doğrudan karşılaşmalarda, en iyisi sessiz ve hareketsiz beklemektir.E quale modo migliore del restare inattivi e in pace?
Şiiri sessiz bir şarkı olarak tanımlamışlar ve müziği şiirin amacı durumuna getirmişlerdir.Gli chiedono cosa sia successo a lui e la simpatica spugna intona quindi una canzone per spiegarglielo.
Sessiz filmi Metropolis (1927) modern anlamda bilim kurgu filmlerinin babası olarak kabul edilir.Il suo film muto Metropolis (film 1927) è definito il precursore del cinema di fantascienza.
Genel olarak sessiz harflerin çoğu yumuşatılır.La maggior parte delle volte, i drama coreani sono abbastanza commoventi.
Bununla birlikte epey sessizdir.Quest'ultimo sembra essere alquanto tranquillo.
After Many Years, 1908 yılı ABD yapımı, yönetmenliğini D.W. Griffith'in yaptığı sessiz film.After Many Years è un cortometraggio muto del 1908 diretto da David W. Griffith.
Buffy, Xander ve Anya şok olmuştur; Buffy sessizce "Willow sen ne yaptın?" der.A Tony, Ziva e Tim che lo guardano stupiti, esclama: "Che c'è?"
Alpayla "Sessiz Kalma" düeti yaptı.La band ha accettato "silenziosamente".
ث sesi diş sessizlerindendir.I contorni sono da sub-interi a dentati.
Bu emre göre çekilme gece karanlığında ve sessizlik içinde yapıldı.Era proibito muoversi in città di notte o senza illuminazione.
Tempest 1928 çıkışlı Sam Taylor'ın yönettiği sessiz bir film.Nella tempesta (Tempest) è un film del 1928 diretto da Sam Taylor.
Sessiz ve yalnız bir adamdır.È un uomo misterioso e solitario.
Ancak ev içinde genellikle sessizdir.Solitamente è silenziosa.
Sessizlik zamanın başlangıcından bu yana yeryüzünde var olmuştur.La fermata è attiva fin dall'epoca dell'inaugurazione.
Fransa ve İngiltere, buna sessiz kalmışlardır.Francia e Brasile si astennero.
Gösterişsiz ve sessizdir.È scaltro e silenzioso.
Biz kırda sessiz bir gün geçirdik.Мы провели спокойный день за городом.