Bataryalardan güç alır, sessizdir ve kolay fark edilmez.Battery-powered, it is silent and rarely noticed.
Biz Serpentine çekti dek kırık değil hüzünlü bir sessizlik içine relapsHe relapsed into a moody silence, which was not broken until we drew up in Serpentine
Ve şimdi sessiz ve beklemek gerekir.And now we must be silent and wait."
O bize üç kapsamlı bir yay yaptı ve gözaltına kapalı sessizce yürüdü dedektif.He made a sweeping bow to the three of us and walked quietly off in the custody of the detective.
-Sessiz ol.-Quiet.
Sessizlik lütfen.Sound down, please.
Sessizce gitmene izin vermeyeceđim.I'm not going to let you slip away.
Köpeğini sessiz bir odaya götürmekle başla.Start by taking your dog to a quiet room.
Sessiz ol!Be quiet!
Birincisi sessizlik.The first one is silence.
Eğer mutlak sessizliği sağlayamazsanız, dinginliği deneyin, bu da kesinlikle yeterli olur.If you can't get absolute silence, go for quiet, that's absolutely fine.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.And so, robin eggs failed to hatch, songbirds died en masse, towns fell silent.
Biraz sessiz olur musunuz, lütfen?Can you just keep it down, please?
Lütfen sessiz olalým millet!Just keep the noise down, please, everyone!
Değişim, neyi aradığımızı tam olarak bilmedikçe sessiz ve fark edilemezdi.The change was silent, imperceptible, unless you knew exactly what to look for.
O zaman çok nadir rastlanan türden bir sessizlik içinde oturduk ve konuşmasını bekledik.We sat together in a very rare kind of silence as we waited for him to begin to speak.
Neden böyle sessiz sedasız yaklaşıyorsun?What's up with that? Without even making a sound!
Lütfen sessiz olun.Enough chatting.
Yale Hukuk Fakültesi'nin çatısında şarkı söylemeye başladım, sessiz de değildim hani.I began to sing, and not quietly either.
Mutlak bir sessizlik rica edebilir miyim lütfen?Can I request a moment of absolute silence?
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Why we might be victims of these career crises, as we're weeping softly into our pillows.
Bunlar "Sessiz katil" olarak bilinen ve belirtisi olmayan hastalıklardır.Diseases that are known as "silent killers". Diseases without symptoms.
Yapının tasarım amacı sessiz ve huzur dolu olmaktı.The pavilion's design goal was to be kind of quiet and peaceful.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.But it was intended to be quite quiet.
Ve daha önce Vermeer'in çizimlerini gördüyseniz, inanılmaz sessiz ve sakin olduklarını bilirsiniz.And if you've seen Vermeer's paintings before, you know that they're incredibly calm and quiet.
Bir ressam etrafında 11 çocukla nasıl bu kadar sakin, sessiz resimler yapabilir?How does a painter paint such calm, quiet paintings with 11 kids around?
Niyetim belli olmasın diye, sessiz kaldım.So with my hidden intention, I kept quiet.
...çünkü bazý günahlar, o sessizliđin kendisidir."Sinners hide in silence
Sessizliğe gömülmüştü.He retreated into silence.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.The next piece of the jigsaw is of a boat in the early dawn slipping silently out to sea.
Ve bir sessizlik oldu... o korkunç sessizliklerden hani bir şeylerin ters gittiğini anlarsınız ya...And then there was a silence -- one of those awful silences when you know something's wrong.
Bir doktorun muayenehanesinin dışındaki o sessizliği çoğumuz biliriz.And that silence just outside a doctor's office, that many of us know.
Fakat, evren bir sessiz film değildir, çünkü evren sessiz değildir.And yet, the universe is not a silent movie because the universe isn't silent.
O eğer uzaklaşırsa, biraz fazla sessizleşir.If it gets far away, it's a little too quiet.
Fakat ses herhangi birimizin duyabilmesi için fazla sessiz.But the sound is too quiet for any of us to ever hear.
Bir sessizlik oldu.There's silence.
Ve tabi ki ifade yüklü alanlar sessiz değildir.And, of course, expressive spaces are not mute.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.So again, I think the notion that the best architecture is silent has never appealed to me.
Sessizlik belki bir mezarlık için iyi olabilir ama bir şehir için değil.Silence maybe is good for a cemetery but not for a city.
Epey sessiz.He has been very quiet.
Ve obje pasif sessizliktir.And the object is the passive no-voice.
kelimelerle paylaşılan sessizlik sunarOSHO TALKS: silence shared in words OSHO International Foundation presents: OSHO:
Anlattıklarım ders değil, yalnızca sessiz olabilmeniz için bazı araçlardır.These are not lectures - these are simply a device for you to become silent - OSHO
Sessizlik !Silence!
Ardından kendi kendine sessizce der ki,Then he says to himself, very quietly,
Sessiz olacağım.It's going ballistic.
Eğer bir çocuk İsrail'de böyle öldürülseydi, İsrail Devleti sessiz kalır mıydı?If this child has been killed inside Israel, would the state of Israel have stayed silent?
Neden ulusalararası toplum hala sessizliğini sürdürüyor?Why does the international community continue its silence?
Aniden kendi başına yaşamaya başlayınca... yalnız başına etraf sessiz olmalı.When you're suddenly living on your own, it must be quite lonely.
Eğer bunu yaparsam, sen de sessiz olacaksın!If I do this, then you'll quiet down too!
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.In Georgia, after years of stalemate, we saw a full-scale resurgence of violence in August, 2008.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.But the reason why everyone was silent is what I call the psychological barrier of fear.
Hatta en saçma fikirlerden birisi de sessiz kalmaktı.In fact, one of the most ridiculous ideas was, "Hey, let's have a silent stand.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.For some people, that was like, "Wow, silent stand.
Çok sessiz olmak zorundaydılar.They had to be very quiet.
Dedikodunun ve bağırışların arasında boğulan sessiz bölümler artık duyulabiliyordu.Quiet parts could be heard that would have been drowned out by all the gossiping and shouting.
Onu ilk gördüğüm an kafamdaki her şey sessizleşti.The first time i saw her everything in my head went quiet.
Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu'nuz olduğunda tümüyle sessiz zamanınız olmuyor.When you have Obsessive Compulsive Disorder you don't really get quiet moments.
Tüm yuvarlak Sessizlik lütfen!Silence all round, if you please!
Caterpillar ve Alice sessizlik içinde bir süre birbirlerine baktılar: sonThe Caterpillar and Alice looked at each other for some time in silence: at last the