Ana içeriğe geç
Sözlük

serbest ile cümle

serbest kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni seçimler gizli oy ve serbest propaganda özgürlüğüyle yapılmalıdır.Radni wybierani są w wolnych, bezpośrednich, powszechnych wyborach w tajnym głosowaniu.
1973'te serbest bırakıldı.W 1973 zwolniony.
"Albay Çiçek bu kez 44 saatte serbest".Batalion miał być sformowany w ciągu 44 godzin.
Serbest Muhasebecilik, Türkiye Büyük Millet Meclisi XX. ve XXI.Komitet Niepodległości Kaukazu - emigracyjna organizacja kaukaska w II poł. lat 20. i I poł. lat 30.
Microsoft, halefi 25 Ocak 2011'de Office Communicator Lync 2010'a serbest bırakıldı.Microsoft Lync 2010 był powszechnie dostępny od 25 stycznia 2011 roku.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.W kwietniu 1941 r. został aresztowany przez Gestapo, ale szybko go zwolniono.
1989 - Polonya'da ilk serbest seçimler yapıldı.1989 – W Berlinie odbyła się pierwsza Love Parade.
Vadeli dövizler ise daha sonra müşterinin serbestçe kullanmasına sunulmaktadır.Jednak jeżeli sklepikarz by go zaproponował, wówczas konsument przyjąłby go co najwyżej za darmo.
Küre suda eridiği zaman da yavrular serbest kalır.W trakcie lotu pszczoły zostają uwolnione.
Serbest güreş kategorisinde yarışmıştır.Mistrzostwa w lucha libre są podzielone na kategorie wagowe.
Serbest kaldıktan sonra 1901 yılında Lenin ile birlikte Münih’e gitti.Po rozłamie z Leninem przez pewien czas zamieszkał w Monachium.
30 Ağustos 2011'de, kulüp tarafından sözleşmesi feshedilerek serbest kaldı.30 sierpnia klub zrezygnował z jego usług.
Eğer elektron alan yani indirgenen element serbest (nötr) halde ise, eksi değerlikli olur.Ładunek elektronu, taki sam co do wartości bezwzględnej, jest ujemny.
Bir kuzgunu serbest bıraktı fakat kuzgun, geri dömedi.Słonia bito, lecz ten nie wstawał.
Üç ay sonra serbest bırakıldı.Wypuszczono go po trzech miesiącach.
Aralık 1947'de serbest bırakıldı ve Bavyera'ya döndü.Został uwolniony we wrześniu 1947 i powrócił w grudniu 1947 do Milanówka.
Avusturya Hükûmeti mültecilerin serbest bırakılmasını protesto ettiyse de ehemmiyet verilmedi.Z uwagi na ściganie powstańców przez władze austriackie postanowił emigrować.
Gözaltına alınanlar serbest bırakıldı.Część przetrzymywanych zostało uwolnionych.
Kabul eder ve serbest kalıp ailesiyle düzgün bir hayat yaşamaya başlar.Ma on zamiar skończyć z nałogiem i rozpocząć uczciwe życie szanowanego obywatela.
Adam Smith'in aksine serbest ticaret yerine ithalatın engellenmesi gerektiğini savundu.Również Adam Smith zwracał uwagę, że wolny system rynkowy powinien wspierać się na wartościach moralnych.
2015'in şubat ayında kulüp tarafından serbest bırakıldı.We wrześniu 2015 zwolniony z klubu.
Serbest hekimlik yaptı.Prowadził wolną praktykę lekarską.
Dava beraatle sonuçlandı ve tutukluların çoğu Aralık 1955'te serbest bırakıldı.Większość skazanych zwolniono z więzienia w Boże Narodzenie roku 1951.
Serbest bırakıldıktan sonra İtalyan gazeteci Oriana Fallaci ile yaptığı bir röportajında şu sözleri söyledi.Odpowiedzi na pytania włoskiej dziennikarki Oriany Fallaci.
Serbest uygulamanın ilk uygulayıcıları hala sınırsız etiketleme iznine sahiptirler.Te same wolności spełnia otwarta licencja.
Serbest programı daha iyi kayan patenci genel toplamda sekizinci sırada yer aldı.W rankingu najlepszych libero zajęła 8 miejsce.
Blefarit, göz kapaklarının serbest kenarlarının iltihaplanması.Blade perły w miejscu oczu.
17 Temmuz 2018 tarihinde Toronto tarafından serbest bırakıldı.17 lipca 2018 został zwolniony przez Toronto Raptors.
Ayrıca serbest vuruşlarda da oldukça etkilidir.Dobrze wykonuje również rzuty wolne.
Ayrıca Silah Serbestliği Kanunu'nu destekler.Zawieszenie prawa do posiadania broni.
30 Nisan 1921 tarihinde serbest bırakıldıktan sonra İtalya ve Almanya'da bir süre kaldı.W czasie od 1924 do 1929 żył we Włoszech i Francji, od 1930 w Londynie.
Şiirlerinin çoğunda serbest nazım biçimlerini kullanmıştır.Swoje utwory publikował w takich tytułach jak Şiir Sanatı, Evrim, Yenilik, Şimdilik, Pazar Postası.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Utländska observatörer godkände valet som fritt och rättvist.
12 Nisan 2006 tarihinde Peru ABD ile serbest ticaret sözleşmesi imzalar.Den 12 april 2006 undertecknade Peru ett bilateralt frihandelsavtal med USA.
Dokuz ay sonra serbest bırakıldı.Hon släpptes efter nio månader.
Ariel bir havaya serbest bırakılır.Ariel befrias slutligen och löses upp i luften.
Seni affediyorum, ve serbest bırakıyorum."Jag frigör er."
Döviz alım satımı serbest bırakıldı.Tackjärnshandeln släpps fri.
Bu 0 Kelvin de demektir ki, hiçbir serbest iletim elektronu var demektir ve direnç sonsuzdur.Detta betyder att vid 0 kelvin finns inga fria laddningsbärare och resistiviteten är oändlig.
Guneym gözaltından 11 gün sonra, 7 Şubat tarihinde serbest bırakıldı.Efter 11 dagars fångenskap släpptes Ghonim den 7 februari.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Äktenskap får endast ingås med de blivande makarnas fria och fulla samtycke.
Békés, 6 Ekim 1944 tarihinde Nazilerden kurtarılarak serbest bırakıldı.Békés befriades från nazisterna den 6 oktober 1944.
1973'te serbest bırakıldı.Hon släpptes 1973.
Askeri cuntanın devrilmesi sonucu, tüm politik mahpuslarla birlikte Wallraff da serbest bırakıldı.Efter militärdiktaturens sammanbrott i augusti frigavs alla politiska fångar - däribland också Wallraff.
Atlıların birbirine kamçılarıyla vurmaları serbesttir.När man skjuter hästar så...
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Publiken valde att Barabbas skulle friges och Jesus korsfästas.
Efendisi, Rabia'nın halini görüp onu serbest bıraktı.Men när hennes herre lade märke till Rabias djupa fromhet återgav han henne friheten.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Han kommer aldrig att bli frigiven.
Mart 2013'te serbest bırakıldı.Han släpptes i mars 2013.
Thatcher'ın siyasi ve iktisadi felsefesi, serbest pazar ve girişimcilik üzerine kuruluydu.Thatchers politiska och ekonomiska filosofi betonade fria marknader och entreprenörskap.
500 - Húrin serbest bırakılır.500: Húrin blir släppt från hans fångenskap.
Kuruluş amacı üye devletler arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmaktır.Bör unionen skapa ett frihandelsområde med USA?
1955 yılında serbest bırakıldı ve Almanya'ya geri gönderildi.Han frigavs 1955 och återvände till Tyskland.
Kısa program 14 Şubat'ta, serbest program 15 Şubat'ta gerçekleştirildi.Korta programmet ägde rum den 14 februari och friåkningen den 15 februari.
18 Mayıs'ta öğleden sonra serbest bırakıldı.Han frigavs den 14 maj 1893.
17 Temmuz 2008 tarihinde kaçırıldığı günden 12 gün sonra serbest bırakıldı.Han släpptes efter 12 dagar den 17 juli 2008.
Fakat annesi hiçbir zarar görmeden fidye karşılığında altı hafta sonra serbest bırakıldı.Hon släpptes dock oskadd sex veckor senare efter att en lösesumma betalats.
Küçük ölçeklerde serbest düşüşteki bütün çerçeve referansları eşittir ve yaklaşık olarak Minkowakiandır.För små skalor är alla referensramar i fritt fall ekvivalenta och approximativt minkowskiska.
11 ve 12. çiftler (yüzen kaburgalar) serbest olarak sallanırlar, göğüs kemiği ile bağlantı yapmazlar.Revbenspar 11 och 12, de flytande revbenen, fäster inte på något sätt till bröstkorgens framsida.
1956 yılında ilan edilen afla hapishanedeki yaklaşık 35 bin savaşçı serbest bırakılır.Vid amnestin 1956 blev 35 000 tidigare hemarmésoldater frigivna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod