Rus ordusu serbest bırakıldı.Exército Russo de Libertação
Serbest dönen tekerlek %0 kaymalıdır .A falha tem que ser de 0%.
Serbest programı 126.39 puan ile beşinci bitiren sporcu genel toplamda 190.15 puan alarak dördüncü oldu.Na patinação livre, Mao fez 126.49 pontos, o que a levou à terceira posição geral com o total de 199.50.
Eğer bir kişi bir başkasına karşı alacak hakkına sahipse diğer kişinin serbestliği sınırlanmıştır.Se um deles prestar o socorro exime da responsabilidade os demais.
1994 ve 1996 yıllarında, serbest atış yüzdesinde ligde birinci sırada yer almıştır.Em 1994 e 2001, foram implantadas, por meio de decreto, medidas legais de segurança no combate a incêndio.
45 günlük hapis cezasının ardından, 28 Ekim günü serbest bırakıldı.Quatro dias após a prisão ela foi liberada em 29 de março.
Bunun sonucu olarak metaldeki serbest elektronlar boşluğa enjekte edilir.Na sequência, se derrama o metal líquido no molde vazio.
Yezdani, iki ağırlık kategorisinde serbest güreşte Olimpiyat ve dünya şampiyonudur.Foi dessa forma que conseguiu os seus dois principais títulos de campeão olímpico e mundial.
Popüler hayal gücünde ve kültüründe küfür ile cinsel serbestlik aynı anlama gelmektedir.Na imaginação popular e da cultura, tornaram-se sinônimo de libertinagem e abuso sexual.
1990'da yapılan serbest seçimlerde Cumhurbaşkanı oldu.Manteve-se no cargo após as eleições livres de 1990.
Serbest sanat yönetmeni Tracy (née Fares) ve Kurt Kloss'un kızıdır.Filha de Tracy Kloss, diretora de arte, e Kurt Kloss, médico.
20 Ekim'de, albüm ve şarkı müzik video çevrim içi ve Naver V App aracılığıyla serbest bırakıldı.Em 28 de junho, o videoclipe da canção foram disponibilizadas online e através do Naver V App.
Serbest Seçim modunda herkes istediği karakteri seçip oynayabiliyor.Já no Modo Free Play você escolhe os personagens as quais quer jogar.
Ağustos 1993'te çıkarılan genel afla serbest bırakıldı, 1996'da kalp krizi geçirerek öldü.Libertado em razão de saúde precária em 2003, morreu no ano seguinte.
Bir kez tutuklandı, fakat kısa süre sonra serbest bırakıldı.Por esta declaração, Ary foi preso, mas liberado pouco tempo depois.
Psikanalizin ana metodu, serbest çağrışımın transferans ve direnç analizidir.O método básico da psicanálise é o manejo da transferência e da resistência em análise.
2001 yılından itibaren serbest avukat olarak çalıştı.É advogada da União desde 2001.
1991 yılı Kasım ayından itibaren Mersin'de serbest avukat olarak çalışmıştır.Em 13 de dezembro de 1599 passou a trabalhar como jurista em Haia.
Bu uzun havalar usul ile çalınmaz her sanatkarların arzusuna göre serbestçe çalınır.Na luz da luz liberto, por todo o sempre artista.
Wroughton serbest kuyruklu yarasası (Otomops wroughtoni), Molossidae familyasından bir yarasa çeşididir.Otomops wroughtoni é uma espécie de morcego da família Molossidae.
Kısa buz dansı 19 Şubat'ta, serbest buz dansı 20 Şubat'ta gerçekleştirildi.A última fase da dança no gelo, a dança livre, ocorreu em 22 de fevereiro.
1990-1995 yılları arasında bir serbest meslek danışmanı olarak çalıştı.De 1990 a 1995 trabalhou como consultor.
Film 10 Nisan 2015'te serbest bırakıldı.O filme estreou em 10 de março de 2015.
Daha sonra nefret etmekte serbesttirler.Livres para odiar.
1996’da Türkiye ve İsrail, aralarında bir serbest ticaret anlaşması imzaladı.«Chile e EUA assinam acordo de livre comércio».
Payın serbest devredilebilirliği anonim şirket için yapısal bir unsurdur.A Exclusão do Acionista Controlador na Sociedade Anônima.
Günde en az yarım saat serbestçe gezip koşmalıdır.É necessário, em média, um dia de descanso para cada hora de diferença.
Lucifer'in serbest kalmak için uğraştığı öğrenilir.O objetivo dela era que Lúcifer fosse libertado.
Vilgax ve Diagon serbest kalır.Vilgax absorve Diagon e o mata.
2009'da serbest bırakıldı.Foi libertado em 1995.
Hâlen serbest olarak çalışmaya devam etmektedir.Ele sempre insiste no funcionamento da livre vontade.
İki nöbetçi ak gezenler tarafından öldürülür, diğeri, Will'i ise serbest bırakırlar.Reanimado como um morto-vivo, ele mata outro batedor, Will.
Mali yönden de serbest davranamayan kral, parasızlık sorununun üzerinden gelemedi.O sistema financeiro ineficaz e antiquado da França não poderia financiar essa dívida.
Bunun üzerine Lucas, duruşmadan sonra herhangi bir suçlama olmadan serbest bırakılır.Em avaliação posterior o Hawke foi considerado livre de qualquer culpa.
Rehineler bugünkü Makedonya'da 2 Şubat'ta Usturumca yakınlarında serbest bırakıldı.2 de Abril Últimos reféns militares são libertados pela FARC na Colômbia.
Fidye karşılığında serbest kaldıktan sonra Yıldırım Bayezid kendisini çağırarak demiştir.Na een waarschuwing (verbanning uit de stad) vroeg hij om pardon, wat hij verkreeg.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.In 1935 verzoekt Seldte om van zijn officiële verantwoordelijkheden te worden verlost, maar Hitler weigert.
Büyük Japon İmparatorluk Donanması denizaltıları Hint Okyanusu'nda serbestçe dolaşmaktaydı.Onderzeeërs van de Japanse Keizerlijke Marine konden vrijuit door de Indische Oceaan varen.
O ve eşi Fresnes cezaevinde tutuldu ama sonunda serbest bırakıldılar.Wij werd samen met zijn vrouw vastgehouden in de gevangenis van Fresnes, maar zij werd snel vrijgelaten.
Fiesco serbest bırakılir.Fiesco is uit de gevangenis vrijgelaten.
Meysel serbest şehir Danzig'e gider ve orada santral memuru ve teknik ressam olarak çalışır.Ze ging naar de vrije stad Danzig en werkte daar als telefoniste en technisch tekenaar.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.Zo zijn vrije radicalen betrokken bij leverbeschadiging, die door alcohol is veroorzaakt.
80.000 $ tutarındaki fidye karşılığında kadın serbest bırakılacak, Jerry de bu paranın yarısını alacaktır.Er moet 80.000 dollar losgeld betaald worden om Jean terug te krijgen, waarvan de helft naar Jerry gaat.
Bu sırada büyük miktarda enerji serbest bırakılmaktadır.Hierbij komt veel energie vrij.
Ardından serbest bırakıldı ancak işsiz kaldı.Hij werd vrijgelaten, maar was zijn werk kwijt.
1572 yılında Dordrecht'te İlk Serbest Devlet Meclisi toplandı.In 1572 kwam te Dordrecht de Eerste Vrije Statenvergadering bijeen.
Sonra Ljubljana’ya döndü ve 1941 senesine kadar serbest yazarlık yaptı.Al in 1934 keerde hij terug naar Ljubljana, en daar werkte hij als freelance schrijver tot 1941.
Serbest vuruşlar .De Vrije Vlamingen.
Projenin kaynak kodu MIT Lisansı altında serbestçe tekrar kullanılabilir.De broncode van het project is vrij herbruikbaar onder de MIT-licentie.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Volgens de buitenlandse waarnemers zijn de verkiezingen vrij en eerlijk verlopen.
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Vijf jaar later werd hem vanwege gezondheidsproblemen ontslag verleend.
Fauller serbest vuruşla cezalandırılır.Lichte overtredingen worden bestraft met een vrije slag.
Zeatin tabii olarak meydana gelen ve bol miktarda bulunan serbest bir sitokinindir.De veelvraat is een forse, gespierde marterachtige.
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Laat het kind vrij.
Adaya turistlerin ziyaret etmesi serbesttir.Het eiland mag wel door toeristen bezocht worden.
7 yıl sonra serbest bırakıldı.Na zeven jaar werd hij vrijgelaten.
48 saat sonra serbest bırakıldı.Na 48 dagen werd hij weer vrijgelaten.
Beş gün sonra serbest bırakıldı.Vijf dagen later werd Heel bevrijd.
Birkaç yıl sonra serbest bırakıldı.Hij werd een paar jaar later vrijgelaten.
Şu anda serbest durumdadır.Die staat nu vrij.