Mekanik denge oluşmuş ise, bu serbest yüzey akışkana etki eden bileşke kuvvet'in yönüne dik olması zorundadır.في ظل التوازن الميكانيكي، يجب أن يكون السطح الحر عموديًا على القوى المؤثرة على السائل.
Mart 1991'de Lübnan Parlamentosu bir af kanunu çıkardı ve tüm siyasi suçlular serbest kaldı.وفي مارس 1991، سنّ البرلمان قانونا للعفو عن جميع الجرائم السياسية قبل سنه.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.يشكل صعوبة للخصم للتحرك بحرية.
Forros: Köleliğin yasaklanması ile serbest kalan kölelerin soyundan gelen kişilerin oluşturduğu grup.ويرجع ذلك إلى أن الداعين إلى التحرير من العبودية هم من قاموا بتحرير تلك الكتابات.
Burada tutuklanıp 15 ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.أطلق سراحه وفريق الويب الخاص به بعد 15 يوما في الحبس.
Ka-zar; gezer yani serbest dolaşan, bir yere bağlı olmayan anlamına gelmektedir.ثم أصبحت (قازار بمعنى جزار) وتعنى الذي يتجول حرًا ولا يرتبط بأي مكان.
İsviçre Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üyesidir.ومن الناحية الأخرى، فإن المكسيك عضو في اتفاقية التجارة الحرة لأمريكا الشمالية (NAFTA).
Ancak bu faaliyetleri sırasında defalarca kez tutuklanıp serbest bırakıldı.وقد أدت به هذه الأنشطة إلى تعرضه للسجن والنفي لمرات عديدة.
Amerika'ya sürgüne yollanmak kaydıyla serbest bırakıldı.وكانت الولايات المتحدة قد ضغطت للإفراج عنها.
Ahenk Gözü açılır ve Doktor bu sırada serbest kalır.ثم يغلق المريض عينيه ويلاحظ الطبيب ما يحدث لمدة دقيقة كاملة.
Bir süre tutuklu kaldıktan sonra 18 Aralık 1947'de serbest bırakıldı.بفضل بعض من زملائه، أُفرج عنه من المعتقل في ديسمبر 1946.
Daha sonra nefret etmekte serbesttirler.مما أدة بعد ذلك لإنحيازهم.
1968 yılından beri serbest mimarlık yapmaktadır.ومنذ 1965 ماركسي استقلالي.
1998 yılında López 'iyi halden' serbest bırakılmıştır.تم العفو والإفراج عنه في عام 1998 من قبل فيديل فالديس راموس.
1948'de baskı yapılmaksızın serbest bırakıldı ve Almanya'ya döndü.وبعد عام 1948 وضعت إسرائيل يدها عليه وتم تحويله إلى سجن.
Kuleden yere: Kalkış serbest.رابط الموقع : تحريرها.
Birkaç yıl sonra serbest bırakıldı.تم الإفراج عنه بعد عدة أشهر .
Serbest doğmuştur ve serbest ölecektir.مولده ووفاته بحماة.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1 يناير - تأسيس النافتا سوق أمريكا الشمالية للتجارة الحرة.
Televizyon yayınları sadece serbest programı gösteriyordu.هذا المهرجان كان مخصصا للأعمال التليفزيونية فقط.
Olaydan 1 ay sonra Lufthansa uçağı kaçırıldı ve 3 saldırganın serbest bırakılması istendi.في اليوم السادس من الدراما اقتحمت الطائرة وأفرج عن الرهائن المتبقين.
Serbest Seçim modunda herkes istediği karakteri seçip oynayabiliyor.بهذه الطريقة أو تلك لكل امرئ الحرية باختيار طريقه.
Ancak kısa süre sonra serbest bırakıldı.ولكن سرعان ما أطلق سراحه بعد مدة قصيرة.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı.وبعدها بدقائق، إيران تطلق سراح الرهائن الأميركيين بعد 444 يوما من الاعتقال.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.من ناحيةٍ أخرى، طالب النشطاء بالإقتراع العام و العادل.
Serbest yaşayanların ömür uzunluğu hakkında bilgi yoktur.لا يعرف الباحثون شيئا عن حياته ألبتة.
Kırım Savaşı'na son veren Paris Antlaşması'nın imzalanması üzerine serbest bırakıldı.عُرف برفضه للاستفتاء الفرنسي حول معاهدة ماستريشت.
Beş gün sonra serbest bırakıldı.تم إطلاق سراح النساء الخمس بعد بضعة أيام.
Günde en az yarım saat serbestçe gezip koşmalıdır.يجب أن تأخذ من نصف ساعة إلى ساعة قبل تناول الوجبة.
Daha sonra sözleşme imzaladığı San Antonio Spurs tarafından serbest bırakıldı.تم اختياره من قبل فريق سان أنطونيو سبرز خلال الدرافت.
22:6 Yuvasından çıkarılan anne kuşu serbest bırak Deut.من يعطش فسأعطيه من ينبوع ماء الحياة مجانا)) 21 :6.
Serbest avukatlık, Anavatan Partisi Kurucu Üyeliği, 1.(XII.)عضو لجنة حماية المال العام - الفصل التشريعي الثاني عشر - دور الانعقاد الثاني.
Halen serbest gazetecilik yapıyor.وعاد للعمل الصحفي الحر.
Halen Balıkesir'de serbest avukatlık bürosu vardır.ويوجد في المدينة معهد مختص بالابحاث العلمية في مجال الثروة السمكية.
Nürnberg Mahkemelerinde suçlamalarla karşı karşıya kaldı ama hepsinden aklandı ve serbest bırakıldı.أثناء محاكمات نورمبرج الأمر الذي أدَّى إلى تبرئته وإطلاق سراحه.
5 Nisan - İran, 23 Mart'ta esir aldığı 15 İngiliz denizciyi serbest bıraktı.2007 - الإفراج عن 15 جنديًا بريطانيًا كانوا محتجزين في إيران.
Avlanması ve satılması serbesttir.صيد سمك القد وتسويقه.
1986 yılnda tekrar tutuklandıktan sonra çıkarıldığı mahkemeden beraat ederek serbest bırakıldı.وتم إطلاق سراحه عام 1986 قبل موعد انتهاء محكوميته.
Serbest kalmasının ardından eski takımı Defensor'a geri döndü.بعد ذلك، تعود الأم شجاعة لاتباع الجيش البروتستانتي.
Yapılan piyasa düzenlemeleriyle, serbest piyasa ekonomisine geçti.تميزت سياسته بتشجيع اقتصاد السوق الحرة.
O, dün gözaltından serbest bırakıldı.هو,البارحة حُرِّرَ من الحبس.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.Foi libertado e devolvido à família na noite de 27 de março.
Suçlu bulundu ve beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi ama Fedor von Bock tarafından serbest bıraktırıldı.Foi considerado culpado e condenado a cinco anos de prisão, tendo Fedor von Bock conseguido a sua libertação.
Antlaşma açıkça da Serbest Bölgeler (Madde 5) için de geçerlidir.O acordo também se aplica para zonas de livre comércio (5º artigo).
The Game, sekiz gün sonra serbest bırakıldı ve Cool & Dre ile çalışmaya devam etti.Ele foi libertado depois de cumprir oito dias, e voltou a trabalhar com Cool & Dre.
1626’da serbest bırakıldı.Foi libertado em 1626.
Amerikalılara teslim edildi ve Ischia Adasına gönderildi, ama birkaç ay sonra serbest bırakıldı.Ela foi entregue aos estadunidenses e mantida na ilha de Ísquia, porém seria libertada depois de vários meses.
Mountain Lion, Mesajlar ile birlikte, 25 Temmuz 2012'de serbest bırakıldı.Mountain Lion, com Messages, foi lançado em 25 de julho de 2012.
Daha sonra, 26 Mayıs 2015'te Periscope, Android için serbest bırakıldı.Depois, em 26 de maio de 2015, o Periscope foi lançado para o Android.
5 Nisan - İran, 23 Mart'ta esir aldığı 15 İngiliz denizciyi serbest bıraktı.5 de Abril - O Irã liberta 15 militares britânicos presos de guerra desde 23 de março.
Serbest elektron ve ışık arasındaki bu ilişki Thomson saçılımı veya doğrusal Thomson saçılması denir.Tal interação entre a luz e elétrons livres é chamada de efeito Thomson ou efeito Thomson linear.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Foram levadas para Nuremberga para testemunharem nos julgamentos, e foram libertadas em Novembro de 1946.
Ayrıca, yetersiz çalışanlar veya serbest çalışanlar olarak da tanımlanabilirler.Eles também podem ser descritos como trabalhadores de sub-emprego ou freelancers.
Koleksiyonun sahibi Birleşik Krallık halkıdır ve giriş serbesttir.Sua coleção pertence ao público do Reino Unido e a entrada para a coleção principal é gratuita.
Asha 501 için hazırlanan beta Haritalar, seçilen ülkelerde 3 Temmuz'da serbest bırakıldı.Here Maps BETA para Asha 501 foi lançado em 3 de julho em alguns países.
Cezaevinden iki yıl sonra serbest bırakıldı ve kendi şirketinin başkanı olarak görevine devam etti.Após dois anos na prisão, ele foi libertado e retomou sua posição como chefe da sua empresa.
Fiesco serbest bırakılir.Fiesco é libertado da prisão.
Bununla beraber duruma göre karar vermekte serbestsiniz.” denilmektedir.Também vos está vedado fazer adivinhações com setas, porque isso é uma profanação.").
1978 yılından itibaren fotoğrafçı, çizer, sanatçı ve yazar olarak serbest çalıştı.Desde 1978 trabalha como fotógrafo autónomo, desenhista, artista e escritor.
22 Ağustos'ta, "Leon" Infinite Challenge 2015 Müzik Festivali'nde diğer şarkılarla birlikte serbest bırakıldı.Em 22 de agosto, "Leon" foi lançada junto com as outras canções do Festival Musical Infinite Challenge 2015.