Ana içeriğe geç
Sözlük

serbest ile cümle

serbest kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Köleleri serbest bırak!Free the slaves!
Tom hapishaneden asla serbest bırakılmayacak.Tom will never be released from prison.
Tom geçen hafta hapishaneden serbest bırakıldı.Tom was released from prison last week.
Pazartesi bütün öğleden sonra serbest olacağım.I'll be free all Monday afternoon.
Tom az önce hapishaneden serbest bırakıldı.Tom has just been released from jail.
Leyla 2007'de serbest bırakıldı.Layla was released in 2007.
Tom 2013'te cezaevinden serbest bırakıldı.Tom was released from prison in 2013.
Seni hapisten ne zaman serbest bıraktılar?When did they let you out of prison?
Onları serbest bırakın.Free them.
Onları serbest bırakmalıyız.We must free them.
Sami serbest bırakılma şartlarını ihlal etti.Sami violated the terms of his release.
Pazartesi günü serbest değil misin?Aren't you free on Monday?
Beni serbest bırakmanı emrediyorum!I command you to release me!
Sami'nin serbest bırakılması ilk sayfa haberiydi.Sami's release was frontpage news.
Raftaki ilaçlar serbestçe satılabilir.The drugs on the shelf can be freely sold.
Tom henüz serbest bırakılmadı.Tom hasn't been released yet.
Tom, Boston'da bir serbest yazar.Tom is a freelance writer in Boston.
Tom ve benim kendi başımıza serbest dalışa gitmemiz tehlikeli olabilir.It might be dangerous for Tom and me to go skin diving by ourselves.
Yarın öğleden sonra serbest olacağım.I'll be free tomorrow afternoon.
Artık serbest dalış yapmaya gitmiyorum.I don't go skin diving anymore.
Sami'nin serbest bırakılması planlanıyordu.Sami was scheduled for release.
Sami serbest bırakıldı ve günlük hayatına devam etti.Sami was released and went about his daily life.
Hem Tom hem de Mary serbest tasarımcılardır.Both Tom and Mary are freelance designers.
Sami, Leyla'yı kefaletle serbest bıraktı.Sami bailed Layla out.
Sami cumartesi serbest bırakılıyor.Sami is being released on Saturday.
Sami şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı.Sami was released on parole.
Sami yalan makinesi testini geçti ve serbest kaldı.Sami passed the polygraph test and walked free.
Sami poligraf testini geçti ve serbest kaldı.Sami passed the polygraph test and walked free.
Saat 2.30 dan sonra serbest olacağım.I'll be free after 2:30.
Sami asla serbest bırakılamaz.Sami will never be released.
Sami hızla serbest bırakıldı.Sami was quickly released.
Sami çabucak serbest bırakıldı.Sami was quickly released.
Sami 2006'da serbest bırakıldı.Sami was released in 2006.
Sami, Guantanamo'dan serbest bırakıldı.Sami was freed from Guantanamo.
Sami 1996'da serbest bırakıldı.Sami was released in 1996.
Sami 2016'da hapishaneden serbest bırakıldı.Sami was released from jail in 2016.
Sami hapishaneden serbest bırakıldı.Sami was released from prison.
Sami az önce serbest bırakıldı.Sami has just been released.
Mekan serbest değil.The place isn't free.
Tom 20 Ekim'de hapishaneden serbest bırakıldı.Tom was released from prison on October 20th.
Tüm mahkumları serbest bırakın.Release all the prisoners.
Cesur bir serbest paraşütçü.He is a brave skydiver.
Tom serbest çalışmaya başladı.Tom has started freelancing.
Tom'un kefaletini ödeyip serbest kalmasını sağladım.I bailed Tom out.
Köpekleri serbest bırakın.Release the dogs.
Köpekleri serbest bırak.Release the dogs.
İstiyorsan yapmakta serbestsin.You're allowed to do that if you want to.
Tüm mahkûmlar serbest bırakıldı.All the prisoners have been set free.
"Barbaros Şansal suçunu itiraf etti, 40 bin lira kefaletle serbest bırakıldı"."Barbaros Şansal suçunu itiraf etti, 40 bin lira kefaletle serbest bırakıldı".
Antlaşma açıkça da Serbest Bölgeler (Madde 5) için de geçerlidir.The treaty explicitly also applies to free zones (Article 5).
1 Haziran 1979'a kadar kalıcı olarak serbest bırakılmayacaktı.He would not be permanently released until June 1, 1979.
1359 yılında, Halil serbest bırakıldı.In 1359, Halil was released.
Telefon başlangıçta kilitli olmayan bir GSM formatında serbest bırakıldı.The phone originally was released in an unlocked GSM format.
(Türkçe: Rehineleri serbest bırakın!) ve "Freedom!"(English: Free the hostages!) and "Freedom".
Temmuz ayında, Freenet serbest bırakıldı ve ilk anonimlik ağı haline geldi.In July, Freenet was released and became the first anonymity network.
O ve eşi Fresnes cezaevinde tutuldu ama sonunda serbest bırakıldılar.He and his wife were both held in Fresnes prison but she was eventually released.
Açlık grevleri tolere edildi fakat mahkûmlar hastalandıklarında serbest bırakıldılar.Hunger strikes were tolerated but prisoners were released when they became sick.
Finlandiya, yatırım ve serbest ticarete açıktır.Finland is highly open to investment and free trade.
Serbest atmosferde,, jeostrofik rüzgâr ilişkileri kullanılabilir.In the free atmosphere, geostrophic wind relationships should be used.
2010'da bir eBook okuyucu serbest bırakıldı.In 2010 an eBook reader was released.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod