Buna rağmen serbest bırakıldı.Ma venne rilasciato.
Posa öldükten sonra Filip gelir; oğlunu serbest bırakmayı teklif eder.Poco dopo che Phillip viene rilasciato viene ucciso e Phillip viene accusato.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Un altro compito dell'Organizzazione consisteva nella liberazione dei detenuti politici.
Hematoloji uzmanı olarak serbest hekimlik yapmaktadır.Svolge la libera professione come Medico Veterinario Buiatra.
Bu girişim, serbest bırakılmalarına neden olmuştur.La dote che ricevette fu il suo affrancamento.
2007'de İstanbul'a yerleşen Toker halen serbest editörlük, düzeltmenlik ve çevirmenlik yapmaktadır.Come programmi di attualità Mentana nel 1993 conduce anche Diritto e rovescio.
Serbest zaman Paul Lafargue ^Paul Lafargue, Il diritto alla pigrizia.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.Lo incalza affinché liberi gli ostaggi.
Kashima onu serbest bıraktığında Namazu çırpınmaya başlar ve büyük depremlere yol açar.Quando Kashima lascia il suo posto di guardia, Namazu si agita provocando violenti terremoti.
11 Temmuz sonrasında 28 Temmuz 2009'da serbest bırakıldı.Il 28 luglio 2011, Young venne rilasciato.
Diğer bir ismi de serbest eczacılıktır.Un altro nome con cui è conosciuto è Ponte della Libertà.
Hill, 2007-08 sezonunda serbest kaldı ve Phoenix Suns ile anlaştı.Prima della stagione 2005-06, Bell ha firmato con i Phoenix Suns.
Ayrıca serbest programda aldığı 150.06 puan ve genel toplamda ulaştığı 228.56 puan birer dünya rekorudur..Ottenendo 159.31 punti nel programma libero stabiliscono anche il nuovo record mondiale.
Daha sonra iki fotoğrafcıyla birlikte dört rehine daha serbest bırakıldı.Il commando liberò successivamente i due ostaggi.
2015 yılına kadar serbest ticaret bölgesi olmak da hedefler arasında.Inoltre, nella regione verrà istituita un'area di libero scambio entro il 2020.
Çok serbest takılan bir tiptir.È un personaggio sbloccabile.
Polis tarafından sorgulandıktan birkaç saat sonra serbest bırakıldı.È stata interrogata dalla polizia prima di essere liberata dopo poche ore.
Anton Praetorius işkencelere karşı mücadele etmiş ve bir kadının serbest kalmasını sağlamıştır.Pretorio protestò contro le torture e riuscì a far chiudere il processo e a far liberare la donna.
12 Eylül 2005 tarihinde serbest oyuncu olarak Atlanta Hawks ile sözleşme imzaladı.Il 14 agosto 2009 passa agli Atlanta Hawks come free agent.
Ancak, bu serbest ticaret politikası tartışmalı bir konudur.Per questo aspetto è ritenuta una controversa strategia di marketing.
Aynı yıl çıkan af yasasıyla da serbest bırakıldı.È stato rilasciato su cauzione lo stesso giorno.
Suphal 400.000 dirhem gümüş fidye ödedikten sonra serbest bırakıldı.Vennero liberati dietro il pagamento di un riscatto di cento lire.
Rio sürümde ise hapis kuşları serbest bırakmak veya maymunları yenmektir.Rete per Scimmie - Per catturare le scimmie.
Bir Alman ticaret şirketinde çevirmenlik yaptı ve serbest gazeteci olarak çalıştı.Venne accolto da un membro della comunità tedesca e lavorò come falegname.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.I prigionieri furono poi rilasciati.
1972 yılından beri de serbest olarak mimarlık yapmaktadır.Libera attività dal 1972.
Hamburg Sorin'i serbest bırakmıştır.Presto cattura l'attenzione del Principe Amleto.
30 Haziran 2012 tarihinde Cavaliers tarafından sınırlı serbest oyuncu konumunda free agent oldu.Il 30 giugno 2013 è ufficialmente diventato free agent.
Serbestçe bozdurulabilen dövizler kısıtlamalar olmadan başka para birimlerine dönüştürülür.Non è giusto che sangue chiami altro sangue, senza alcun limite.
Ranomi Kromowidjojo, 100 metre serbest stil şampiyonu.Seconda è Shelly-Ann Fraser, la fresca campionessa dei 100 metri.
Sonlu gösterimli grupların Descartes çarpımları da serbest çarpımları da sonlu gösterimlidir.Gli attacchi Final Memory scaricano completamente la Special bar.
1947'de serbest bırakıldı.Fu rilasciato nel 1947.
Serbestçe yayılan ışığın polarizasyonu her zaman hareket yönüne diktir.La polarizzazione della luce deve sempre essere perpendicolare alla direzione di propagazione.
Her serbest hareket sabir bir büyüklük ve yöne sahiptir.Per ogni senso di marcia si ha una corsia carrabile ed un marciapiede.
Olaydan 6 saat sonra serbest bırakılmıştır.Fu rimesso in libertà sei giorni più tardi.
Şarap içmek serbest bırakıldı, devlet tarafından içki satılan dükkânlar açıldı.Gli Ilocani furono dunque costretti a comprare il vino dai negozi del governo.
Tom serbest bırakıldı.Том был освобождён.
Mahkumu serbest bıraktılar.Они освободили заключенного.
Ben bir serbest gazeteciyim.Я независимый журналист.
Sevdiğini serbest bırak; dönerse senindir, dönmezse zaten hiç senin olmamıştır.Отпусти любимого человека, если вернётся, то он твой, если не вернётся - то никогда твоим и не был.
Office 365 platformu, yuvarlanan bir serbest bırakma modeli kullanır.Платформа Office 365 использует модель плавающего релиза.
Sırbistan'a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır.Сербии должен быть предоставлен свободный и надежный доступ к морю.
İki Filipinli fotoğrafçı serbest bırakılan çocuklar karşılığında rehin alınmayı kabul edip otobüse bindiler.Взамен освобождённых заложников в автобус зашли двое добровольно вызвавшихся филиппинских фотографов.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.Тем не менее, они не сознались, и через несколько дней их выпустили.
Ortaya çıkan Mach 3, 1990 yılında serbest bırakıldı ve yoğun ilgi yarattı.В результате Mach 3 вышел в 1990 и вызвал большой интерес.
ALADİ 1960'ta kurulan Latin Amerika Serbest Ticaret Alanı (LAFTA) yerine kurulmuştur.Заменила существовавшую с 1960 Латиноамериканскую ассоциацию свободной торговли (ЛАСТ).
Nomad ve Psycho köye sızar ve rehineyi serbest bırakır.Номад с Психом пробираются в деревню и освобождают заложницу.
Kütleçekim alanını, bir nesnenin serbest düşmesine izin verip ivmesini ölçerek hesaplayabiliriz.Посмотрим, как свойство стационарности поможет нам избавиться от одного измерения.
Serbest bırakılan rehineler Riza Park'taki polis karakolunu götürüldüler.Отпущенные заложники были сопровождены в огороженный полицией участок в парке Ризал.
1908 yılında serbest kalınca Moskova’ya taşındı ve Moskova parti örgütünde çalıştı.В 1908 году после освобождения переехала в Москву и работала в Московской партийной организации.
M. Bigeyev, iki sene içerisinde Moskova’da makamların gözetlemesi altında yaşamak şartıyla serbest bırakıldı.Бигеев был освобожден с условием проживания в Москве в течение двух лет под надзором властей.
Tsvangirai serbest bırakıldı.Кинганга был освобождён.
Eğer birkaç gün içerisinde, onun serbest kalmasına engel olmazlarsa dünyanın sonu gelecek.Если они не помешают ему вырваться на свободу, через несколько дней миру придет конец.
Böylece kızkardeşi ile birlikte serbest bırakıldı ve 1944'te Filistin'e götürüldü.Он и его сестра были освобождены и сумели в 1944 году переехать в Палестину.
Haziran 1990'da yapılan genel seçim, 1931'den bu yana yapılan ilk serbest seçimdi.В июне 1990 прошли первые свободные выборы с 1931 года.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Они были доставлены в Нюрнберг для дачи показаний, и в ноябре 1946 года наконец отпущены.
Arz talep kuralları, ideal serbest piyasada baskındır.Закон спроса и предложения господствует в идеальном свободном рынке.
1953'ten sonra serbest yazar olarak geçimi sağladı.С 1953 года стал свободным писателем.
Bu durum serbest düşmedeki objelerin mikro yerçekimi şartlarıyla mümkündür.Это становится возможным благодаря микрогравитационным условиям объектов в состоянии свободного падения.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Напуганный Вальтер приказывает освободить Луизу.