Erginler serbest yaşar, sindirim kanalı bulundurmazlar.Le donne sono libere e non portano il chador.
Çalışma prensibi serbest paraşüt gibidir.Il pilotaggio è in tutto simile a quello del parapendio da volo libero.
Misch, Schädle'e Goebbels'in onu serbest bıraktığını söyledi.Misch gli riferì di essere stato congedato da Goebbels.
İlk sürüm Apple Watch yanında, 24 Nisan 2015 tarihinde serbest bırakıldı.La prima release fu rilasciata il 24 Aprile 2015, insieme all'Apple Watch.
1 Mart 2011 yılında serbest bırakıldı.Il 1º agosto 2011 fu rilasciato.
29,95$'a satılmıştır.13 Eylül 2000 tarihinde kamuoyuna serbest bırakıldı.È stata distribuita pubblicamente il 13 settembre del 2000 al prezzo di $ 29.95.
Zirveye geçiş turistlere serbesttir.Il monte è accessibile ai turisti singoli senza guida.
Mart 2013'te, cezasının dolması üzerine serbest bırakıldı.Venne liberato nel 2013 su decisione della Cassazione.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Non ci si annoia mai.
Kuruluş amacı üye devletler arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmaktır.La CSI ha lo scopo di creare una zona di libero scambio tra i suoi membri.
Sutcliffe, bombayı ayarlarken yaratık serbest kalır ve Sutcliffe dondurucu suda kaybolur.Quando Sutcliffe fa scattare la bomba, la creatura si libera finendo col mangiare Sutcliffe.
1948'de serbest bırakıldı.Venne rilasciato nel 1948.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.In seguito alla sua scarcerazione riprese le sue attività rivoluzionarie.
Askeri cuntanın devrilmesi sonucu, tüm politik mahpuslarla birlikte Wallraff da serbest bırakıldı.Con la caduta della dittatura, Wallraff riottenne la libertà, assieme agli altri prigionieri politici.
Serbest durumlu olan halter daima belirgindir.Ciò che è gratuito, è sempre ben accetto.
O sonra serbest bırakıldı ve meşhur bir bilim adamı oldu.Quando venne rilasciato era diventato un eroe popolare.
1991 - Irak, Körfez Savaşı esirlerini serbest bıraktı.1991 - L'Iraq rilascia tutti i prigionieri della Guerra del Golfo.
Kısa bir süre sonra ise takımı tarafından serbest bırakıldı.In seguito verrà liberata dalla sua squadra.
Her iki sanık da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Per entrambi venne disposto, inoltre, l'arresto immediato.
Bazı etiket dizilerinin serbest ticari kullanımı serbesttir.L'uso delle etichette del paese di origine è volontario.
22 Şubat 2016 tarihinde de Golden State Warriors tarafından serbest bırakıldı.Il 23 febbraio 2016 firmò con i Golden State Warriors.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Le elezioni sono state considerate libere e giuste dalle organizzazioni internazionali.
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.Aveva eseguito l'arresto di Mussolini.
6 Mart 2001'de serbest bırakıldı.È stato rilasciato il 6 marzo 2007.
Aynı yılın 16 Aralık tarihinde serbest bırakıldı.Il 16 agosto dello stesso anno è stato liberato.
Refah ve serbestlik devletin egemen iklimi haline gelir.L'autorità religiosa e statale diventano una cosa sola.
Üç ay sonra serbest bırakıldı.Dopo tre mesi è scarcerato.
Haziran 2002'de bir yıl sonra serbest bırakıldı.Un anno dopo, nel giugno 1967, fu nuovamente rilasciato.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.Viene arrestata dalla Gestapo nel 1940 e condannata a morte.
Bazıları serbest olarak yaşar.Conducono vita libera.
Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.Venne assolto e rilasciato.
7 yıl sonra serbest bırakıldı.Fu rilasciato dopo sette anni e sette mesi.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.7 gennaio: viene aperta la prima banca commerciale americana (Bank of North America).
Haziran 2010'da Belçika'da tutuklandı ve üç hafta sonra serbest bırakıldı.Il 12 giugno 2010 venne liberato e pochi giorni dopo fece ritorno in Svizzera.
Kefaletle serbest bırakıldı ve Ocak 1904’te abisi Lenin’in yanına İsviçre’ye gitti.Alla successiva reazione, si trasferì all'estero e nel 1908 incontrò Lenin in Svizzera.
Bu kadroda serbest stilde Amasya Şekerspor'dan tam 5 sporcu yer almıştır.In maglia azzurra collezionò complessivamente 5 presenze.
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Fu scarcerata 15 mesi dopo, per problemi di salute.
Mahkemeye çıkarılan Uğurlu verdiği ifadeden sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Dopo essere stati obbligati a giurare fedeltà ad Olid furono rilasciati.
25 Temmuz günü Milwaukee tarafından serbest bırakıldı.Il 25 giugno 2002 è stato nominato arcivescovo di Milwaukee.
Önceleri serbest olarak çalıştı.Xellos lavora inizialmente per lui.
26 Mayıs 2014 tarihinde Urive WWE’den resmi olarak serbest bırakıldı.Il 6 maggio viene rilasciato ufficialmente dalla WWE.
2003’te serbest bırakıldıktan kısa süre sonra öldü.Morì nel 1997, subito dopo la sua scarcerazione.
Sezon sonunda biten sözleşmesi Antalyaspor tarafından uzatılmadı ve bunun üzerine serbest kaldı.A fine stagione non viene riscattato dai Toffees e rimane quindi svincolato.
Beşinci kez 26 Ağustos 2016'da gözaltına alındı ve ardından serbest bırakıldı.Nel 5 novembre 1629 fu arrestato, ma venne rilasciato.
Bunları serbest bıraksanız iyi olur.”Ti supplico di liberartene!".
2010 yılında bu takıma dönse de A takıma alınmadı ve serbest bırakıldı.Nel 2010 le squadre avevano deciso di non utilizzarlo anche se era permesso.
Eğer bilebilirse Gaunter onları serbest bırakır.Quando lo scopre, Katniss li fa liberare.
O ışığın nesnelerden yansıdığını ve onlardan serbest kalmadığını keşfetti.Rispose che si era levato il lume dagli occhi e non sapeva più cosa si facesse.
Cezaevlerindeki 70 bin tutuklu ve hükümlüden 26 bin 500'ü hemen serbest kaldı.Almeno 17.000 prigionieri – sia politici che penali - sono stati liberati.
Bu başarıda gösterdiği katkılarına rağmen sezon sonu serbest bırakıldı.Nonostante la conquista del titolo nazionale, a fine stagione è stato ugualmente esonerato.
Konrad Adenauer'in Moskova'ya ziyaretinin ardından, 1955 yılında babası serbest bırakıldı.L'11 ottobre 1955 Angelis fu rilasciato dopo la visita di Konrad Adenauer a Mosca.
Şu anda serbest durumdadır.È attualmente in stato di libertà.
Kaldıran partner buz üzerinde hareklet etmez, dönerek kaldırma serbesttir.È l'unico a saper camminare sul ghiaccio senza cadere.
Dokuz ay sonra serbest bırakıldı.Dopo soli 9 giorni è stato rilasciato.
Büyük Japon İmparatorluk Donanması denizaltıları Hint Okyanusu'nda serbestçe dolaşmaktaydı.La Marina imperiale giapponese operò massicciamente fuori da Taiwan.
Vücut boşluğu içinde serbest olarak sallanır.Lascia il corpo libero di ruotare intorno al punto stesso.
Türk Serbest Mimarlar Derneği.Membro dei servizi di sicurezza marocchini.
Şu anda Serbest'tir.Attualmente è libero.
Bu sırada büyük miktarda enerji serbest bırakılmaktadır.Ciò libera in tempi brevi una grande quantità di energia.
Yalnızca serbest kortizol alıcılarca bağlanabilir.Si potranno fare solo le ricette sbloccate.