Ana içeriğe geç
Sözlük

serbest ile cümle

serbest kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
22 Haziran 2010'da serbest bırakılmıştır.Am 22. Juni 2013 wurde er entlassen.
Bir Alman ticaret şirketinde çevirmenlik yaptı ve serbest gazeteci olarak çalıştı.In Mexiko arbeitete sie als Übersetzerin in einem Regierungsbüro und als Handelsjournalistin.
1953'te Colón Serbest Ticaret Bölgesi ve Limanı olur.1953 wurde Colón zum Freihafen/Freihandelszone, der Hafen nimmt hier weltweit den zweiten Platz ein.
Şu anda serbest durumdadır.Jetzt ist er frei.
Böylece tutsak bulunan Kazılık Koca da serbest bırakılır.Die gefangene Frau kann befreit werden.
Rus ordusu serbest bırakıldı.Von den Russen wurde ich befreit.
Carmen cazibesini kullanarak genç adamın kendisini serbest bırakmasını sağlar.Diese Chance nutzen die jungen Samurai, um den Onkel zu befreien.
30 Temmuz'da Knicks tarafından serbest bırakıldı.Am 24. Juni 1992 wurde er von den Knicks entlassen.
1989'da cumhurbaşkanı Carlos Menem'in affetmesiyle serbest bırakıldı.1990 wurden die Juntamitglieder von Präsident Carlos Menem begnadigt.
Er Utku Kali suçsuz bulunduğu için serbest bırakıldı.Nach zehn Tagen wurde er freigelassen, da man ihn unschuldig gesprochen hatte.
Büyük Konsey'in 60 üyesi 5 yıl için serbest seçimlerle işbaşına gelmektedir.Die 60 Abgeordneten des Parlaments werden alle fünf Jahre durch Direktwahl bestimmt.
Bir süre Ankara'da serbest mimarlık yaptı.Und für eine Weile herrschte Ruhe auf Arda.
Serbest oyuncu kaldıktan sonra Los Angeles Lakers ile 7 yıllığına 121 milyon dolar karşılığında anlaştı.Am 1. März 1972 erzielte er für die Los Angeles Lakers seinen 30.000.
Daha sonra serbest yazar olarak yazı hayatına devam etti.Stattdessen wollte er wieder als freier Schriftsteller leben.
3 Kasım 2014 tarihinde serbest bırakıldı.Die Militärbeobachter wurden am 3. Mai 2014 freigelassen.
Peroksizom matriksinin proteinleri sitozolde serbest ribozomlarda sentez edilmektedir.Alle anderen Virusproteine werden an freien Ribosomen synthetisiert.
Sezon sonu Kings tarafından serbest bırakıldı.Nach der Saison wurde er von den Browns entlassen.
Bu yüzden Ba serbest kaldı.Damit war er frei geworden.
Örneğin, serbest düşme hareketinde ortaya çıkan yerçekimi ivmesinin değeri yaklaşık olarak 9,81 m/s²dir.Die Beschleunigung g {\displaystyle g} des freien Falls in Mitteleuropa beträgt ca. 9,81 m/s².
Speer'in destekçileri onun serbest bırakılması için sürekli çağrılar yaptılar.Les défenseurs de Speer firent continuellement campagne pour sa libération.
Android Pay Google I/O 2015'te serbest bırakıldı.Android Pay a été lancé lors de Google I/O 2015.
Vahiy 20:7 Bin yıl tamamlanınca Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacak.20:7 Quand les mille ans seront accomplis, Satan sera relâché de sa prison.
Aynı dönemde serbest vezin de ortaya çıktı.Il paraît avoir été libéré en même temps qu'eux.
Ayrıca, yetersiz çalışanlar veya serbest çalışanlar olarak da tanımlanabilirler.Ils peuvent aussi être décrits comme sous-employés ou travailleurs indépendants.
Wilson'un kendi sözleriyle, "benliğin yokluğu, anlatımın oyunlarındaki serbest alandır.Selon les propres mots de Wilson, "l'absence de soi est l'espace de liberté dans lequel l'expression joue.
Büyük Japon İmparatorluk Donanması denizaltıları Hint Okyanusu'nda serbestçe dolaşmaktaydı.Les sous-marins de la flotte impériale japonaise se déplacent librement dans l'ensemble de l'océan Indien.
Dokuz yıl hizmet verdikten sonra 1959’da serbest bırakıldı ve Doğu Almanya’ya göç etti.En 1959, après 9 ans de prison, il fut libéré et retourna en Allemagne de l'Est.
Serbest atmosferde,, jeostrofik rüzgâr ilişkileri kullanılabilir.Dans l'atmosphère libre, le vent géostrophique devrait être considéré.
Dokuz ay sonra serbest bırakıldı.Il a été libéré après neuf mois.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Des prisonniers politiques sont libérés.
Beş gün sonra serbest bırakıldı.Il est libéré cinq jours plus tard.
Kadınların, Arap ülkelerinde serbestçe dolaşmanın çeşitli zorluk dereceleri vardır.Les femmes ont des degrés de difficulté variés à se déplacer librement dans les pays arabes.
Mayıs ortasında hükümetten hapisteki altı Yahudinin serbest bırakılması kararı çıktı.À la mi-mai, le gouvernement ordonne la libération des six derniers Juifs prisonniers.
Ocak 1956 tarihinde serbest bırakıldı ve Almanya'ya evine döndü.Il fut relâché en janvier 1956 et retourna chez lui en Allemagne.
İngiltere'de taşıyıcı Vodafone ile ilgili Avrupa'da planlanan serbest bırakılması iptal edildi.Le lancement planifié en Europe avec Vodafone est aussi annulé.
Albüm 5 Aralık 2006'da serbest bırakıldı.It's Only Time a été libéré le 5 décembre 2006.
G-3 - Meksika-Kolombiya-Venezuela Serbest Dolaşım Antlaşması.L'accord de libre-échange G3 est un accord de libre-échange entre le Mexique, le Venezuela et la Colombie.
1981'de serbest bırakıldı.Il fut libéré en 1981.
JB sınama istatistiği asimptotik olarak 2 serbestlik derecesi bulunan bir ki-kare dağılımına yaklaşır.La statistique JB suit asymptotiquement une loi du χ² à deux degrés de liberté.
Projenin kaynak kodu MIT Lisansı altında serbestçe tekrar kullanılabilir.Le code source du projet est librement réutilisable selon les termes de la licence MIT.
Şu anda Serbest'tir.Il est actuellement libre.
Bu 6 Nisan 2011 yılında, Windows Home Serverin ardılı olarak serbest bırakıldı.Il a été remplacé en avril 2011 par Windows Home Server 2011.
1952 yılında serbest bırakıldı.Il est libéré en 1952.
1948'de serbest bırakıldı.Il est libéré en 1948.
2005 yazında Johnson, serbest oyuncu olmuş ve Atlanta Hawks'tan teklif almıştır.En 2003, Jackson devient agent libre et signe avec les Hawks d'Atlanta.
Lalitavistara'nın serbest bir uyarlamasıdır.Il s’agit d’une adaptation libre du Lalitavistara.
1978 yılından itibaren fotoğrafçı, çizer, sanatçı ve yazar olarak serbest çalıştı.Depuis 1978, photographe, dessinateur, artiste et auteur indépendant.
İngilizlerle imzalanan esir değiş-tokuş anlaşması gereği serbest bırakıldı.Ils sont libérés en échange de prisonniers anglais.
Kalan 2700 kişi serbest bırakıldı.7 200 personnes ont été arrêtés.
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.Ils en déduisent ensuite la façon de les piéger,.
Aynı yılın 16 Aralık tarihinde serbest bırakıldı.Il est toutefois libéré le 16 décembre de la même année.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.Cependant, aucun des deux ne livre de confession, ils sont libérés quelques jours plus tard.
Serbest güreş geleneksel olarak Azerbaycan milli sporu olarak kabul edilir.Mais la lutte libre a été traditionnellement considérée comme le sport national de l'Azerbaïdjan.
Esirler 100 gün sonra serbest bırakıldı.Les otages sont libérés après 40 jours.
Esir düşen Kral böylece serbest bırakılmıştır.Encore une fois, l'otage est libéré.
Kariyerine 1960'ların ortalarında serbest fotografcı olarak başladı.Elle arrête rapidement sa carrière pour devenir photographe au milieu des années 1960.
30 Ağustos 2008'de Fulham çalıştırıcısı Roy Hodgson, Smertin'in kulübü bırakmakta serbest olduğunu açıkladı.Le 30 août 2008, Hodgson informe Smertin qu'il est libre de quitter le club s'il le souhaite.
Bir diğer uçuş yöntemi de serbest uçuştur.On y trouve également un point de pratique de vol libre.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1er janvier : Entrée en vigueur de l'ALENA (NAFTA), accord de libre-échange nord-américain.
Nasır Davut II. Adil'i serbest bıraktı.Libération de Jean II le Bon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
serbest ile cümle - Sayfa 27 - serbest kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App