Ana içeriğe geç
Sözlük

serüven ile cümle

serüven kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Şiir Tapınağı: insanoğlunun beş bin yıllık şiir serüveni", Adam Yayınları.U ediciji Nakladnog zavoda Matice Hrvatske "Pet stoljeća hrvatske književnosti" objavljene su njezine pjesme.
Pilgrimlerin serüveni, Birleşik Devletler'in tarihi ve kültürü içinde merkezî bir yere sahiptir.Príbeh Otcov pútnikov sa stal nosnou témou dejín a kultúry USA.
Cooper oyunculuk serüvenine 1999 yılında Sex And The City dizisiyle başladı.Profesionálnu hereckú kariéru začal v roku 1999 v televíznom seriáli Sex v meste.
Sibilla Aleramo oldukça popüler bir aşk serüveni yaşamıştır.S Simone de Beauvoir je imel skozi življenje precej odprto ljubezensko razmerje.
Serüvenli bir kaçıştan sonra Galiçya'daki Prens Yaroslav'ın sarayına erişti.Zatekel se je v Galicijo (Rutenijo) na dvor kneza Jaroslava.
Buffalo Bill'in yaşamı ve serüvenleri ile ilgili birçok kitap yazıldı.O Rhindovem matematičnem papirusu je bilo napisanih veliko knjig in člankov.
Dönüş yolunda da türlü serüvenler atlatılıyordu.Na poti so jih spodbujali tisti romarji, ki so se vrnili s potovanja.
Batıya Yolculuk - Türk Resminin 70 Yıllık Serüveni (2009 bas.).Od Večne poti do Tivolija - 70 let ustanovitve OF (dokumentarni film).
Kitabın içeriği de en az kitabın serüveni kadar ilginçtir.Žal je omenjeno pismo prav tako malo verjetno kot knjiga, ki ga vsebuje.
Diğer sanatçıların albümlerini yönetme serüveninin de başladığı bir süreçtir.Jo iniciatyva pradėta kaupti ir kitų rašytojų archyvinė medžiaga.
Lemony Snicket, "Talihsiz Serüvenler Dizisi" kitaplarının kurgusal yazarı ve anlatıcısıdır.Lemony Snicket on mitmete kirjandusteoste autor ja romaanisarja "Sari õnnetuid lugusid" tegelane.
"Komünist Manifesto'nun Türkçe Serüveni".Engelsi Kommunistliku partei manifesti teemal.
2004'te serüvenimin başladığı yerde, Kelly bana dedi ki:(Rires)
2004'te serüvenimin başladığı yerde, Kelly bana dedi ki:여기가 바로 2004년 제 '여정'이 시작된 곳입니다. 켈리의 말에 의하면 나는
2004'te serüvenimin başladığı yerde, Kelly bana dedi ki:Acesta este locul în care se naște călătoria mea, în 2004. Eu nu am, cum ar spune Kelly,
2004'te serüvenimin başladığı yerde, Kelly bana dedi ki:Đó là khởi nguồn chuyến đi " tái sinh" của tôi và năm 2004. Như Kelly đã nói, tôi không có
2004'te serüvenimin başladığı yerde, Kelly bana dedi ki:Il mio viaggio di "rinascita"inizia nel 2004. Come ha detto Kelly, non ho nessun familiare sordo.
2004'te serüvenimin başladığı yerde, Kelly bana dedi ki:Вот где начало моего отсчета, в 2004. У меня нету, как сказала Келли, у меня нет глухой семьи.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.저는 30일 도전을 하기 전에는 모험심이라고는 눈곱만큼도 없던 사람이었어요.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim. Ayrıca farkettim kiDet gik også op for mig at hvis man virkelig vil noget stærkt nok, så kan man gøre alt på 30 dage.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.En olisi koskaan ollut noin seikkailuhenkinen ennen kuin aloitin 30 päivän haasteeni.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Ik zou nooit zo avontuurlijk geweest zijn voordat ik aan mijn 30-dagen-uitdagingen begon.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Jag hade aldrig varit så äventyrlig innan jag började med mina 30-dagarsutmaningar.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Je n'aurais jamais été si aventureux avant de commencer mes défis de 30 jours.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Nie byłbym tak odważny przed moimi 30 dniowymi próbami.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Nikdy by som na to nenašiel odvahu nebyť mojich 30-dňových výziev.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Nikdy předtím jsem nebyl tolik pro dobrodružství než jsem začal moje 30-ti denní výzvy.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Nikoli ne bi postal tako pustolovski, če ne bi začel s tridesetdnevnimi izzivi.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Nu fusesem niciodată atât de aventuros înainte să încep provocările de 30 de zile.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Nunca había sido tan aventurero hasta que comencé mis desafíos de 30 días.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Nunca teria tido aquela aventura antes de ter começado o meu desafio de 30 dias.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Saya tidak akan pernah memiliki petualangan seperti itu sebelum saya memulai tantangan 30 hari saya.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.So abenteuerlustig war ich nie, ehe ich meine 30-Tage-Programme begonnen hatte.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Soha nem voltam ilyen bevállalós, mielőtt belefogtam a 30 napos kihívásaimba.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Tôi chưa từng thích phiêu lưu đến vậy trước khi tôi bắt đầu thử thách 30 ngày đó.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Ποτέ δεν θα ήμουν τόσο περιπετειώδης πριν ξεκινήσω τις προκλήσεις των 30 ημερών.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Никога нямаше да бъде толкова приключенски настроен, преди да започна моите 30-дневни предизвикателства.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Раньше я был не таким активным парнем, пока не начал свои 30-дневные эксперименты.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.Я ніколи б не став так зацікавленим в пригодах, якби я не почав свої 30-денні випробування.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.מעולם לא הייתי כל כך הרפתקן לפני שהתחלתי את אתגרי 30 הימים.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.لم اكن ابدا ذلك المغامر قبل ان ابدأ تحديات ال 30 يوما.
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.まったく冒険するようなタイプではなかったのに 何かを本気でやりたいと思うなら
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.喺我開始30日挑戰前 我絕對唔係咁富冒險精神嘅人
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.4억년에서 지금까지 행해졌던 보행의 이점입니다.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Ada keuntungan dari ambulasi selama 400 juta tahun.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.C'è un vantaggio di 400 milioni di anni di deambulazione.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Da ist der Nutzen von 400 Millionen Jahren Bewegung.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Đó là lợi ích từ 400 triệu năm của việc đi lại, di chuyển.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Está el beneficio de 400 millones de años de deambular.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Există un beneficiu a celor 400 milioane ani de deplasare.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Jest to pożytek z 400 mln lat używania nóg.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Je tu benefit 400 miliónů let fungování.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Nous tirons un bénéfice de 400 millions d'années de marche.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.We hebben baat bij 400 miljoen jaar rondlopen.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Здесь за 400 миллионов лет накоплен опыт восстановления сил после травм.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Има полза от 400-те милиона години придвижване.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Тут ми маємо 400 мільйонів років досвіду відновлення після травм.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.יש לנו יתרון של 400 מליון שנה של תנועתיות
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.ميزة موجودة من 400 مليون سنة من التكيف والتطور
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.その恩恵も 享受することが出来ます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod