semer ile cümle
semer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?"يا دارنا يا دار" لحنها رياض السنباطي وغنتها أم كلثوم .
Hayyam Semerkant’a geldiğinde Semerkant Elyazması ile Rubaiyat adlı kitabı yazmıştır.عند جمع الخليفة عثمان بن عفان للقرآن الكريم جعل المملئ من هذيل والكاتب من ثقيف وذلك لفصاحتهم.
İstahrî, yaşamının büyük bir kısmını Bağdat'ta geçirmiş ve Semerkand şehrinde 957'de vefat etmiştir.يرجع بأصله إلى مدينة صيدا، لكنه عاش أغلب حياته في بيروت، وفيها اغتيل سنة 2005.
Semerkant'ın Registan Meydanı Üç büyük tarihi medresenin bulunduğu mahallenin adıdır.مقاطعة ميدلسكس هي محور المقاطعات التاريخية الثلاث التي تنقسم إليها جامايكا.
1501'de Semerkant'ı tekrar ele geçirse de 1503'te tekrar Özbeklere bıraktı.Voltando a Lucrécia, ela engravidou em 1503.
Semere palan, semer otuna palan otu da denir.Símbolos: Chama; Pomba; Sarça ardente.
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?De bovenkant is glad, de onderkant kalend of viltig.
Ayrıca şunları da ifade etmektedir: Semerkant, Fransız yazar Amin Maalouf'un yazdığı roman.Ze wendde zich tot de teksten van Franse schrijver Amin Maalouf.
1436'da Semerkant'ta öldü.Hij stierf in 1436 in Groningen.
Eşeğe altından semer vursan, yine eşektir.Al draagt een aap een gouden ring, het is en blijft een lelijk ding.
Eşeğe altından semer vursan, yine eşektir.Al kleedt men een ezel in satijn, 't zal toch altijd een ezel zijn.
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?Koszula z płótna lnianego (lepsza) lub konopnego (gorsza) – biała, długa do kolan.
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.Miesiąc ten nie mógł zostać błędnie przepisany gdyż był on przedstawiony w formie słownej.
Ömer Hayyam kısa bir süre önce Semerkant’a yerleşmiştir.Den nya platsen fann man raskt, Hannover.
Dengesiz yapılmış bir semer düşer, ya da hayvanın sırtının yaralanmasına neden olur.Kan det vara ett dödande slag mot henne eller är det bara ett grävande djur som skadat kraniet?
Semeru, duman ve lav nehri.Naiades) — німфи джерел, річок та озер.
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?Plod je suchý nebo dužnatý, pukavý, či nikoliv, převážně tobolka nebo bobule.
Semerkand Radyo'da hafta içi her gün yayınlanan "Yitik Hazine" programını hazırlayıp sundu.Jednou týdně Paxman uvádí televizní pořady Did You See?
Eylül 2001'den Aralık 2003 tarihine kadar Semerkant Eyaleti Valiliği görevinde bulundu.2003 V období leden až říjen 2003 byla zpracována přípravná Dokumentace pro územní řízení.
En genç semerci ustaları ne yazık ki, 60 yaş ila 40 yaş üzeridir.Nejobvyklejší věkovou hranicí je věk 60 - 65 let.
Hayatının geri kalanında Semerkant'ta yaşadı.Zbytek roku bydlí v Meranu.
Radyo Onbeş 29 Mayıs 2012 tarihinde isim değişikliğine giderek Semerkand Radyo adını almıştır.Május 29-én este a rádió honlapja arculatot váltott.
Semerkand yakınlarında çıkan bir çatışmada yaralanır ve gösterdiği cesaret nedeniyle takdire layık görülür.Egy Szamarkand melletti csatában megsebesült, hősies magatartásáért később kitüntették.
Kadim zamanlarda Semerkant'tan büyük bir dış göç yaşanmıştır.Horváth félig-meddig idegen maradt a nagyatádi laktanyában.
Başkenti Semerkant olan Büyük Timur İmparatorluğu.A Nagymorva Birodalom keleti fővárosa.
18 Eylül 1970'te, Londra'daki Semerkand Hoteli'nin zemin katında ölü bulundu.Βρέθηκε νεκρός στις 18 Σεπτεμβρίου 1970 στο ξενοδοχείο "Samarkand" στο Λονδίνο όπου διέμενε.
Semeru, karanlıkta lav nehri.Στον όρμο εκβάλει ο ποταμός Σέλεμνος.
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?Iwer Vidfadme, Iffuer Vidfadme eller Ifuer den Vijdfadme (søn af Haldan, nevø til Godraad).
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?De holdt til på Adalsfjellet, eller Adalsborgen, som ligger vakkert til med fin utsikt.
Hayyam Semerkant’a geldiğinde Semerkant Elyazması ile Rubaiyat adlı kitabı yazmıştır.Når de hadde funnet flisene, måtte de skrive ned bestemte bokstaver.
14-15. yüzyıllar Semerkant'ın altın dönemi olarak kabul edilir.1400- og 1500-tallet kalles med rette Galitsj' gullalder.
Semerkand yakınlarında çıkan bir çatışmada yaralanır ve gösterdiği cesaret nedeniyle takdire layık görülür.Under et slag i nærheten Samarkand ble han såret, og senere dekorert for tapperhet i krig.
Mezar taşında: Niğde-Bor Hamamları Semerkand Dergisi-Haziran 2008 114.SayıHøgstaudegranskog Gransumpskog Lågurtgranskog ^ Feltkurskompendium BIO1110 Tomb 2004
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.Bulan kabisat diberi nama dengan menambah aksara 闰 (rùn) di depan nama bulan sebelumnya.
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?Sedangkan pelengkapnya yakni tahu dan tempe bacem atau tempe gembus.
Ne yaparsanız yapın, eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.Setiap yang hidup akan mati, benih akan tumbuh dan kemudian akan mati.
Bunun üzerine Timur Semerkand’a döndü.Maka ahlun nujum Belalang pun belayarlah pulang ke negerinya.
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.また毎月(一月一日を除く)の旬祭に御親拝の節もこの御服を召される。
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?シノブ / 上喜 しのぶ(かみき しのぶ) 声 - 大坪由佳 属性は闇。
Ahmetoğulları, Karaseferler, Şerifoğulları, Semerciler gibi birbirinden uzakta pek çok mahalle bulunmaktadır.玄孫・来孫・昆孫・仍孫・雲孫と同世代の傍系卑属も同様である。
Semeru, duman ve lav nehri.ヴィオール川、リュー川、セレ川が流れる。
Bu işte uzmanlaşınca kendi semer dükkanını açtı.その年季が明けたときに、自分で鞍の店を出した。
Semeru, duman ve lav nehri.渭河、第二松花江和拉林河大水。
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.后“越”俗成为“月”,故称为“月黄”。
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?본관은 해남, 자는 약이(約而) 이고, 호는 고산(孤山) 또는 해옹(海翁)이다.
Günümüzde birçok şehirde yalnızca birkaç semerci ustası kalmıştır.V súčasnosti zostalo v meste iba niekoľko desiatok Karaimov.
Semeru, karanlıkta lav nehri.Upės vanduo tamsių atspalvių.
Emirinde dokuz semerli boğası vardır.Osakonna alluvuses töötab 9 munitsipaalasutust.
Bu develere dikkatle bakın, evcilleştirilmişler. Nereden mi anladım, üzerlerine semer vurulmuş, eyerleri var.Są to udomowione wielbłądy i mają na sobie siodła.
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Die ihr auf schönen Eselinnen reitet, die ihr auf Teppichen sitzet, und die ihr auf dem Wege gehet: singet!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Hỡi các người cỡi con lừa bạch , Ngồi trên khảm , Ði bộ trên đường_cái , khá hát mừng !
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Hỡi các người cỡi con lừa bạch, Ngồi trên khảm, Ði bộ trên đường cái, khá hát mừng!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!I, som rider på rødgrå Æsler, I, som sidder på Tæpper, I, som færdes på Vejene, syng!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!"흰 나귀를 탄 자들, 귀한 화문석에 앉은 자들, 길에 행하는 자들아 선파할지어다"
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Kteříž jezdíte na bílých oslicích, kteříž bydlíte při Middin, a kteříž chodíte po cestách, vypravujtež,
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!k ültök fehér szamarakon, Kik ültök a szõnyegeken És a kik gyalog jártok: [mind] énekeljetek!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Premišljajte to vi, ki jezdite na belih oslicah, ki sedite na lepih preprogah, in vi, ki greste po poti!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Syng, I som rider på lyse aseninner, I som sitter på eders tepper, og I som vandrer på veien!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Voi, cari călăriţi pe măgăriţe albe, Voi, cari şedeţi pe covoare, Şi voi, cari umblaţi pe drum, -cîntaţi!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Voi, che cavalcate asine bianche, seduti su gualdrappe, voi che procedete sulla via, raccontate