(O zamanlar millî seferberlik yüzünden kadınlarda askerdeydi.)(La acel moment, numai avioanele britanice erau capabile să efectueze misiuni de noapte de pe portavioane.)
Seferberlik çağrısıyla ..."Asztali beszélgetések...
Temmuz 1940'ta seferberlik bittikten sonra, yasadışı bir gazetenin yayıncıları arasında yer aldı.1940. júliusi leszerelése után egy titokban megjelenő kiadvány szerkesztője volt.
Silahlı kuvvetleri seferber etmek.Parancsot adhat a fegyveres erőknek.
Aynı gün Polonya Mareşali Edward Rydz-Śmigły seferberlik ilan etti.Ugyanezen a napon Edward Rydz-Śmigły lengyel tábornagy bejelentette a lengyel csapatok mozgósítását.
Joshua, onu kurtarmak için seferberdir.Ilyenkor Boci szokta megmenteni őt.
1928 yılında iki ordu birbirine karşı tüm güçlerini seferber etti.1998-ban a két fél békét kötött és megosztotta egymás között hatalmat.
İsviçre'nin bütünlüğü ve tarafsızlığını sağlamak amacıyla bugüne kadar üç genel seferberlik ilan edildi.Hän ehdotti Sveitsin puolueettomuuden säilyttämistä ja itsenäisyyttä.
Seferberlik sırasında bu görevi yürüttü.Hän toimi tehtävässä kauden ajan.
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.Lisäksi pidettiin tarvittaessa lisäkokouksia.
(O zamanlar millî seferberlik yüzünden kadınlarda askerdeydi.)(Κάποια στιγμή, υπήρχαν δύο παραγωγές που βρίσκονταν σε περιοδεία ταυτόχρονα.)
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Det var kun ved at bruge alle sine kræfter, at han kunne bære barnet over.
Tüm doktorlarımız seferber olmuştu.De snakkede om, at alle landets læger var blevet syge.
İsviçre'nin bütünlüğü ve tarafsızlığını sağlamak amacıyla bugüne kadar üç genel seferberlik ilan edildi.Schweiz har haft tre generalmobiliseringer til beskyttelse af landets integritet og neutralitet.
Hedefe ulaşılamadı ve seferberlik başarısız oldu.Angrebet mislykkedes, og korpset nåede aldrig frem til målet.
Ayrıca savaş devam ederken seferberlikte Kızıl Ordu giderek güç kazandı.Ved mobilisering ville den Røde Hær efter krigsudbruddet til stadighed vokse i styrke.
Temmuz 1940'ta seferberlik bittikten sonra, yasadışı bir gazetenin yayıncıları arasında yer aldı.Fra august 1944 til freden utga hun en illegal avis.
En çok üyeye 20 sandalye ile Demokratik Seferberlik sahip oldu.Høyre ble største parti, med 20 mandater.
Silahlı kuvvetleri seferber etmek.Organisering av militære styrker.
Savaş halinde, genel veya kısmi seferberlik süresince grev, lokavt yapılamaz.Omtrent alle barbersvenner i streik eller lockout kunne arbeide under konflikten.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Venstre vil ha et krafttak for å redusere antallet fattige barn.
Foch ilk büyük taarruzu 26 Eylül'de Meuse-Argonne Muharebesinde Amerikan seferberlik güçleriyle başlattı.Serangan pertama pada tanggal 26 September dilakukan oleh American Expeditionary Force di Meuse-Argonne.
Kartaca, en az 55 ağır savaş gemisini İtalya ve Sicilya'da yapılacak harekâtlar için derhal seferber etmiştir.Carthage huy động ít nhất 55 tàu quinquereme cho cuộc tập kích vào Ý và Sicilia.
Aynı gün Polonya Mareşali Edward Rydz-Śmigły seferberlik ilan etti.Cùng ngày, Thống chế Ba Lan Edward Rydz-Śmigły ra lệnh tổng động viên quân đội.
2 Ağustos'ta Kayzer II. Wilhelm, Rusya'ya ve onun müttefiği Fransa'ya karşı seferberlik emri verdi.Ngày 2 tháng 8, Hoàng đế Wilhelm II ra lệnh tổng động viên chống lại Pháp và Nga.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Bác sĩ nhiều lần cố gắng hồi sức cho em bé thất bại.
Britanya'da kısmi seferberlik ilan edilmişti. ^Số ngày anh ấy cam kết ở Anh Quốc thật điên rồ.
Hem Kartaca hem de Roma Cumhuriyeti, yaklaşan savaş için kaynaklarını seferber etmişlerdi.Cả Carthage và Rome đều trong quá trình huy động các nguồn lực của mình cho các cuộc xung đột sắp tới.
Seferberlik anında asker sayısı 83,000'e yükselir.Do đó, vào thời điểm này số quân lính tăng lên đến cỡ khoảng 8.000 người.
Maalesef Prusya seferberliği Genel Frossard'ın planladığından, çok daha hızlı oldu.Không may cho kế hoạch của tướng Frossard, quân Phổ động viên quá nhanh.
Kartaca, en az 55 ağır savaş gemisini İtalya ve Sicilya'da yapılacak harekâtlar için derhal seferber etmiştir.カルタゴ本国にはイタリアやシチリアを直ちに攻撃できる五段櫂船が少なくとも55隻はあった。
Ertesi gün ise seferberlik hazırlıklarına başlanmıştır.来日して設立会見を行った。
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.ただし、必要に応じて、軍集団が編成されることもあった。
(O zamanlar millî seferberlik yüzünden kadınlarda askerdeydi.)(戦前、在郷軍人会が担いだ時期もあった)。
Rusya kısmi seferberlik ilan ederek Sırbistan'a destek amaçlı 20 Tümenlik bir Ordu kurdu.国連開発計画、北朝鮮に対して実施している20の支援事業の全面停止を決定。
Hem Kartaca hem de Roma Cumhuriyeti, yaklaşan savaş için kaynaklarını seferber etmişlerdi.カルタゴ、ローマ両軍ともに、来るべき戦争に備えて兵士の動員を行っていた。
Birkaç saat sonra seferberlik ilan edildi.そして数日後、緊急連絡が入った。
Britanya'da kısmi seferberlik ilan edilmişti. ^英国方面做出了部分让步。
("Nerede iseniz açılın!") sloganı altında seferber oldular.故《詩》云:「憂心悄悄,慍於群小。
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.每个人都感受到孩子死去的麻木力量。
Silahlı kuvvetleri seferber etmek.重武裝砲兵型。
2 Ağustos'ta Kayzer II. Wilhelm, Rusya'ya ve onun müttefiği Fransa'ya karşı seferberlik emri verdi.至8月2日,威廉二世正式向全德下达对抗俄罗斯及其盟友法国的动员令。
Nisan’da Sivil Seferberlik Yasası ilan edildi.次年4月,民事再生手續宣告結束。
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.인형을 매개로 하는 것으로 상대에게 능력을 씌우는 것이 가능하다.
Bu durum, hikâyeden 200 yıl önce Shinigamileri, Quincy’yi yok etmek için seferberlik yapmaya sevk etti.결국, 200년 전 퀸시섬멸작전이 결행되었으며 사신들은 퀸시들을 정의라는 이름 하에 섬멸시켰다.
Seferberlik Askersizleştirme군을합치는데관한안건
Britanya'da kısmi seferberlik ilan edilmişti. ^גם בבריטניה הוכרזה כוננות גבוהה.
Lincoln 1863 yılında seferberlik çağrısında bulundu.לינקולן ניסה להיבחר שוב ב-1864.
Joshua, onu kurtarmak için seferberdir.יובל מחפש את עידן כדי להצילו.
Birkaç saat sonra seferberlik ilan edildi.מספר שעות לאחר מכן הוכנעו המפגינים.
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.При необходимост те били длъжни да участват във военни действия.
Seçimleri Demokratik Seferberlik kazandı.Изборите са спечелени от Нова демокрация.
Sonrasındaysa "Savunma Seferberliği Ofisi" adında yeni bir oluşum ortaya çıktı.Nakon toga, podiže se i druga optužnica u tzv. slučaju "Garaža".
Alman seferberliği Fransızların karışıklık ve gecikmeler içindeki durumuna tezattı.Medzi francúzskymi jednotkami vtedy vypukla panika a neporiadok.
25 Ocak - Avustralya ve ABD seferberlik ilan ettiler.25. januar - Avstrija in Nemčija zavrneta ameriške mirovne predloge.
Bilim Seferberliği Resmi Web Sitesi ^Forum: spletni forum s prosto registracijo.
Seferberlik ilan edildi.Vyko iškilmingas atidarymas.
Donanmanın nakliye seferberliği 1923 yılı ortalarına kadar devam etti.Laevasõidu Amet eksisteeris 1923. aastani.
Seferberlik işlemlerini yürütmek.Tõelise suuna varjamine tavategevustega.
Britanya'da kısmi seferberlik ilan edilmişti. ^Suurbritannias kuulutati välja üldmobilisatsioon.