sefer ile cümle
sefer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Blackburn bu sefer ligi 9.sırada tamamladı.Martin Brundle giunse nono al traguardo.
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.Io stesso ho udito raccontare più volte l'episodio dalla bocca della contessa.
Bir seferde de Bayan Integra olarak anılmıştır.Successivamente fu nota come Madame Henriette.
587 baharında tekrar hasta oldu, kişisel olarak seferleri yönetemedi.Nella primavera del 587, cadde di nuovo malato.
Ardından Jim Crockett Promotions'a geçti, bu sefer heel menajer oldu.Si trasferì quindi nella Jim Crockett Promotions dove avrebbe conquistato il successo maggiore in carriera.
2009 Yerel Seçimleri'nde, bu sefer DSP'den, üçüncü kez Şişli belediye başkanlığına aday oldu.L'anno seguente, alle elezioni regionali del 2009 è rieletto per la terza volta consigliere con l'UDC.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.Il giorno seguente si decide ad uscire.
Son seferinde tutsak düşme tehlikesiyle bile karşılaştı.Rischiò una volta la vita in un incidente di caccia.
Seferler uzun yıllardır hevzılaoğullarının tekelinde ve minibüs Necmeddin ŞEN tarafından kullanılmaktadır.I due trascorsero insieme in intimità molte notti sulla zattera di lei e generarono un figlio.
463'te Basiliscus ordu komutanı olarak bu bölgedeki Bulgarlar üzerine başarılı bir askerî sefer düzenlemiştir.Qui Basilisco condusse una vittoriosa campagna militare contro i Bulgari, nel 463.
Ama her seferinde işten yine Kakılmış zararlı çıkar.Egli crede di aver ogni volta fatto un buon affare.
Böylece Üçüncü Haçlı seferinin savaş safhası sona ermiş oldu.Con questa battaglia ebbe termine la Terza guerra sannitica.
O zamana kadar Konstantinopolis kuşatmaları karadan gelmekte idi ve bu sefer ise denizden kuşatma başlamıştı.La capitale Costantinopoli all'epoca era quindi isolata e poteva essere rifornita solo via mare.
Martin’in ölümünden sonra Vicente başka seferler çıkmıştır.Dopo la morte di Martín, Vicente continuò a partecipare a numerose spedizioni.
O civarda yılda 3 sefer ürün hasadı yapılabilir.Può fruttificare tre volte all'anno.
Londra Victoria-Eastbourne tren seferi için seyahat 1 saat 36 dakika çekmektedir.Treni per London Victoria ogni 15 minuti.
Seferler sırasında binlerce senyör ve şövalye öldü.Nella difesa della città morirono insieme qualche migliaio di catari e di cattolici.
Ardından Mohaç Seferi'ne çıktı (1526).La Battaglia di Mohács si ebbe nel 1526.
Ama bu sefer hedefine ulaşamadı.Neanche stavolta riescono a concludere la corsa.
İkinci Türkiye seferine İkinci Lig takımlarından Kuşadasıspor'da başladı.Nel corso della sua segreteria cominciarono a prendere corpo i primi accordi relativi agli enti bilaterali.
Umarım bu sefer hiçbir şey ters gitmez.Только я надеюсь, что в этот раз ничего плохого не случится.
Uzay seferlerinin öncüleriydiler.Они были пионерами космического полёта.
Her seferinde bu romanı büyük bir ilgiyle okuyorum.Всякий раз я перечитываю этот роман с большим интересом.
Bu sefer ne yaptınız?Что вы сделали на этот раз?
Sadece bir seferliğine söylüyorum.Говорю один раз.
Bir daha ki sefere gelebilirim.Я могу в другой раз прийти.
İç hatlara giden seferler Terminal B'den kalkıyor.Внутренние рейсы отправляются из терминала B.
Başka sefere olabilir.Может, в другой раз.
Bu sefer sizsiz deneyeceğiz.На этот раз мы попробуем без вас.
Sambhal'a bir sefere gönderilmeden önce İbrahim'in huzurunda verilen ödül töreni.Он проповедовал религию пророка Авраама, потомком которого являлся.
Bu sefer farklı bir yol seçtik.На этот раз мы решили пойти по другому пути.
Bu, Bartosz'un Zott Monte reklamını yaptığı ikinci seferdi.Это был второй раз, когда Бартош рекламирол Zott Monte.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri.Крестовые походы глазами арабов.
927-928'de, Kurkuas Arap kontrolündeki Ermenistan'a büyük bir sefer başlattı.В 927—928 годах Куркуас начал крупный поход на Армению.
Kupa her seferinde ABD'de düzenlenir, iki defa Meksika ile beraber düzenlenmiştir.Золотой кубок неизменно проходит в США, и дважды совместно с ними кубок проводила Мексика.
Fakat ikili bunu her seferinde yalanlamıştır.Оба артиста неоднократно его отрицали.
587 baharında Filippikos tekrar hastalandı ve bizzat seferi yürütemedi.Весной 587 года Филиппик опять заболел, из-за чего был неспособен продолжать кампанию лично.
18 Kasım 1935 yıllında tramvay seferlerin açılışı.18 ноября 1935 года Открытие трамвайного движения.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.Он говорит, что скоро будет следующий.
Düşmanlarımız bu zamanda bu seferi gerçekleştirebileceğimize inanmıyorlar.Противник не ждал наступления в этот день.
Gemiler 4 Mayıs 1850 tarihinde sefere çıkmıştır.Корабли покинули гавань 4 мая 1850 года.
Bununla beraber seferin ne tarafa gerçekleştirileceği muğlaktır.Откуда он взялся и что это такое (неопр.).
İkinci Haçlı seferi 1147-1149 yılları arasında gerçekleşti.Второй крестовый поход состоялся в 1147—1149 годах.
Bu sefer yedi kişiydiler.В настоящее время их семь.
Crusader 2 yayınlandığında hem Arap hem de Haçlı tarihi tek oyunculu seferleri (campaign) içerecek.Crusader 2 будет включать как арабскую, так и кампанию крестоносцев при выходе.
Bu sefer roller değişiyor.Затем роли меняются.
Ama bu sefer de hapis cezası verilmedi.Мир не был заключён и на этот раз.
Bu sefer kazanan kişi Heihachi olur.На этот раз победу получил Гатти.
Bu sefer önceki dönemi kadar başarılı olamadı.Он давно так не веселился, как в этот раз.
Haftada 5 kez otobüs seferi, Taştagol — Çuleş arası yapılmaktadır.5 раз в неделю проездом проходит автобус по маршруту Таштагол — Чулеш.
8 İyar - (1096) Birinci Haçlı Seferi başladı.1096—1099 — Начался первый крестовый поход .
Bu sefer, ''üç şarkıdan çok daha fazla'' şarkının yazımında birlikte çalıştılar.По её словам «на этот раз они вместе написа́ли гораздо больше, нежели чем три песни».
Bütün sefer başarısız oldu.И каждый раз проваливали.
Şirket Kuzey Afrika ve Avrupa'da 37 uçuş noktasına seferler düzenlemektedir.Осуществляет рейсы по 39 направлениям в Европу и Северную Африку.
ABD Sibirya Sefer Kuvveti General William Graves komutasındaki 7,950 subay ve askerden oluşmaktaydı.Войска США на Дальнем Востоке составляли 7950 человек под командованием генерал-майора Уильяма Грейвса.
Alman Haçlı Seferi, 1096).Крестьянский крестовый поход (1096).
Minibüs seferleri sabahları 3 dk.Ком. с куплетами в 3 д.
Bir şeyler söylüyordu; fakat bir başka sefer aynı şeyleri tekrarlamıyordu.Так повторялось три раза — и она всё-таки не сказала ни слова.
Ama bu sefer hedefine ulaşamadı.На этот раз она достигла своей цели.
Ancak bu sefer başı daha büyük bir belaya girer.Похоже на этот раз у нас большая проблема!