Haçlı Seferleri döneminde Hristiyanları Müslümanlara karşı kışkırttılar.In risposta, gruppi di cristiani effettuarono rappresaglie contro i musulmani.
Muhtemelen, 599'tan sonraki seferlerin geç döneminde Avar yenilgilerinin uzun vadeli bir etkisi olmuştur.Probabilmente le disfatte subite dagli Avari dal 599 in avanti ebbero un impatto a lungo termine.
Bunun üzerine, ikinci bir sefer gerekli oldu.In quel momento, io rinacqui una seconda volta.
Danmarka ve İngiliz ortak seferi York'taki Norman garnizonunu yenerek bölgede denetimi ele alırlar.Le unità britanniche e giordane svolgono regolarmente esercitazioni congiunte in Giordania.
Valens'in doğu seferi planları hiçbir zaman hayata geçmedi.I piani di Valente per una campagna verso est non si realizzarono mai.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Hugo prende il volo Oceanic 815 per andare a trovare la madre a Los Angeles per il suo compleanno.
Irakeyn Seferi sırasında aralarındaki ilişki bozuldu.Anche le relazioni con l'Unione Europea si sono raffreddate per un periodo.
Birinci Haçlı Seferi'nin üçüncü safhası olarak da görülebilmektedir.Gli Uomini Ombra appaiono anche nel terzo numero di Fray.
Herodot'a göre Pers Donanması sefere başladığında 1.207 triremeden oluşmaktaydı.Secondo Erodoto inizialmente la flotta era costituita da 1207 triremi.
Ancak bu sefer için Şirvanşahlar topraklarından geçmesi gerekmektedir.Una curiosità: il doganiere questa volta si trova sott'acqua.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.Questo traffico era stato dimostrato possibile da James Cook.
Bu sefer Japon takımı Kashiwa Reysol takımına gitti.Verrà poi ceduto in prestito ai giapponesi del Kashiwa Reysol.
Kadına bu sefer bir dua kitabı çıkar.In questo periodo, compose anche un libro di preghiere.
Bu seferki maçın 30 dakikalık bir Iron Man maçı olacağı açıklanır.60 minutes Iron Man match Questo match ha una durata stabilita di 60 minuti.
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Presto divenne una rotta.
Burada bir sezon kaldıktan sonra eski takımı Gaziantepspor'a bu sefer teknik direktör olarak geri dönmüştür.Resta qui per due anni, dopo di che torna al Levadia, stavolta come capo allenatore.
İlçeye otobüs seferleri de bulunmaktadır.Vi rientrano anche gli autobus.
Müreysi seferi Huzâa kabilesinden Müstalikoğulları sülalesine karşı düzenlenmişti.Divenne sua moglie con cui ebbe l'erede al trono (che morì in età giovane).
Bu sefer de yıllar önce onu terk eden babası para için dönmüştür.La sua vendetta verso il padre che anni prima l'ha abbandonata è compiuta.
Bazı tek oturum açma çözümleri, tek seferlik parolalardan yararlanır.La maggior parte delle cache possono trattare solo una richiesta alla volta.
217 Baharında, Caracalla Pers İmparatorluğu karşı yapacağı seferin hazırlıkları için Doğu eyaletlerindeydi.Nel 217 Caracalla si recò in oriente per preparare una campagna contro l'Impero partico.
Bu sefer farklı bir yol seçtik.Ma questa volta è diverso.
Bu sefer bir kompresör delici yardımıyla dener.Questa operazione si fa con l'aiuto di un affumicatore.
MÖ 9. yüzyılın ikinci yarısında, Doğu Anadolu’ya yapılan Assur seferleri gittikçe yoğunlaşır.Verso la metà del secondo millennio, le culture di Andronovo cominciano a muoversi intensivamente verso est.
1796'da İtalya seferinin başlangıcında Napolyon'a eşlik etti.Nel 1796 Giuseppe prese parte con Napoleone alla prima campagna d'Italia.
1997'de Demokratik Seferberlik lideri seçildi.Nel 1997 venne eletto leader della maggioranza democratica al Senato.
Bu sefer başka bir İtalya takımı olan Udinese'ye gitti.Passa così alla società italiana dell'Udinese.
İstanbul’da ilkokul seferberliğine de ilk başlayan Muhittin Üstündağ olmuştur.A Istanbul supera per la prima volta il primo turno.
Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı.E da quel giorno l'amore, stavolta senza più ostacoli, sboccia nuovamente.
602 itibarıyla, başarılı Bizans seferleri Avarları ve Slavları Tuna'nın gerisine itti.Nel 602 una serie di successi bizantini aveva spinto Avari e Slavi ad indietreggiare oltre il Danubio.
Bu port bir seferde 8 bit veri gönderebilir.Un processore a 8 bit può operare con 8 bit in una sola operazione.
Için en fazla 300 kilometrelik hızda seferler uygulanmaktadır.In ogni test possono essere percorsi al massimo 300km.
Manga ilk yayımlandığından beri dört sefer anime olarak uyarlanmıştır.Un messaggio SIGMET vale per 4 ore da quando viene emesso.
Tarifeli ve charter kargo seferleri düzenlemektedir.La compagnia offre voli regolari e charter.
Şiir, 1096 Haçlı Seferi’nde oğlu öldürülen, Haham Meir tarafından yazılmıştır.Fu composto da Rabbi Meir di Worms, il cui figlio fu ucciso durante la Crociata del 1096.
Bu seferin sonunda Katanya'nın ne olduğu bilinmemektedir.Non è noto cosa accadrà infine a Teddy.
Bu sefer 4 yıl tutuklu kaldı.Arrestato, ebbe quattro anni di carcere.
Ancak kısa sürede, kararını değiştirdi ve yerine patricius Liberius'u atadı, sonra seferi de iptal etti.White rifiutò e mise al suo posto Tito Ortiz che nel frattempo aveva cambiato idea.
Kaza günü ise 9. seferini gerçekleştiriyordu.L'attività extraveicolare venne svolta il nono giorno di missione.
Bu sırada Müslüman ülkelerine batıdan Haçlı Seferleri'nin başladı.Da qui inizia a percorrere importanti strade nel mondo jazz.
Bu seferde Van ve Tebriz alınarak tahkim edildi.Ci siamo, perciò, piaciuti e riconosciuti subito.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Successivamente Knappe andò a combattere sul fronte orientale e in Italia.
Genellikle Alman asilleri, Saksonyalılar hariç, bu haçlı seferine katılmamışlardır.Durante questo periodo, essi non portarono mai oltre i confini della Germania questi cani.
Bu seferlerin birçoğu İngiltere Dikilitaşları'na işlenmiştir.Molte di queste istituzioni saranno fatte proprie dai regni giudicali.
Blackburn bu sefer ligi 9.sırada tamamladı.Martin Brundle giunse nono al traguardo.
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.Io stesso ho udito raccontare più volte l'episodio dalla bocca della contessa.
Bir seferde de Bayan Integra olarak anılmıştır.Successivamente fu nota come Madame Henriette.
587 baharında tekrar hasta oldu, kişisel olarak seferleri yönetemedi.Nella primavera del 587, cadde di nuovo malato.
Ardından Jim Crockett Promotions'a geçti, bu sefer heel menajer oldu.Si trasferì quindi nella Jim Crockett Promotions dove avrebbe conquistato il successo maggiore in carriera.
2009 Yerel Seçimleri'nde, bu sefer DSP'den, üçüncü kez Şişli belediye başkanlığına aday oldu.L'anno seguente, alle elezioni regionali del 2009 è rieletto per la terza volta consigliere con l'UDC.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.Il giorno seguente si decide ad uscire.
Son seferinde tutsak düşme tehlikesiyle bile karşılaştı.Rischiò una volta la vita in un incidente di caccia.
Seferler uzun yıllardır hevzılaoğullarının tekelinde ve minibüs Necmeddin ŞEN tarafından kullanılmaktadır.I due trascorsero insieme in intimità molte notti sulla zattera di lei e generarono un figlio.
463'te Basiliscus ordu komutanı olarak bu bölgedeki Bulgarlar üzerine başarılı bir askerî sefer düzenlemiştir.Qui Basilisco condusse una vittoriosa campagna militare contro i Bulgari, nel 463.
Ama her seferinde işten yine Kakılmış zararlı çıkar.Egli crede di aver ogni volta fatto un buon affare.
Böylece Üçüncü Haçlı seferinin savaş safhası sona ermiş oldu.Con questa battaglia ebbe termine la Terza guerra sannitica.
O zamana kadar Konstantinopolis kuşatmaları karadan gelmekte idi ve bu sefer ise denizden kuşatma başlamıştı.La capitale Costantinopoli all'epoca era quindi isolata e poteva essere rifornita solo via mare.
Martin’in ölümünden sonra Vicente başka seferler çıkmıştır.Dopo la morte di Martín, Vicente continuò a partecipare a numerose spedizioni.
O civarda yılda 3 sefer ürün hasadı yapılabilir.Può fruttificare tre volte all'anno.
Londra Victoria-Eastbourne tren seferi için seyahat 1 saat 36 dakika çekmektedir.Treni per London Victoria ogni 15 minuti.