Ancak bu sefer de 15. oldular.Passò così quindicesimo.
Daha büyük Bizans filoları sadece belirli seferler için ad hoc bir araya getiriliyordu.Flotte bizantine più larghe erano allestite solo ad hoc in caso di spedizioni specifiche.
325 yılında, II. Şapur komutasında Persliler Arap krallıklarına karşı bir sefer başlattılar.Nel 325 i Persiani, condotti da Sapore II, avviarono una campagna militare contro i regni arabi.
İmparator Claudius'a yakındı ve Brötonlara karşı yaptığı seferde kendisine eşlik etmişti.L'imperatore Claudio lo accompagnò sul Campidoglio tenendolo per mano.
Riga'da hizmet ediyordu fakat 1740 ve 1741'de Türklere karşı iki sefere katıldı.Era di stanza a Riga, ma partecipò a due campagne contro l'Impero ottomano nel 1740 e 1741.
2011 yılında adını bu sefer Music Canada olarak değiştirmiştir.Nel 2011, l'organizzazione ha assunto il nuovo nome Music Canada.
Bu sıfatla Bağdat Seferine iştirak etti.Questo gli valse un viaggio alla Bastiglia.
Nasreddin Hoca, Haçlı Seferleri, Moğol Seferleri, Diktatörler (H/N., 05.01.2009, s.3).Nasreddin Hogià, Le crociate, Le crociate Mongole, i dittatori, Hamle, Niğde (Turchia), (2009, 3 pag).
Bir seferde tek yavru yavrular.Cucciolo di una settimana.
Bu dünyada yapılan ilk tarifeli ticari uçak seferi kabul edilir.Questa è la prima volta che una licenza di questo tipo viene assegnata a un velivolo commerciale.
1203-1204: Dördüncü Haçlı Seferi, Haçlılar Konstantinopolis'i ele geçirdiler.1203-1204: Quarta crociata Costantinopoli cade in mano ai crociati.
Siegfried hemen sefere çıkmaya karar verir.Siegfried in seguito decide di fare lo stesso.
Ancak bu sefer üçüncü kez üst üste finale çıktığı Berlin kupasını kazandı.Fu la terza volta che White perse una finale.
Spike, Buffy'yi öldürmeye çalışır ama her seferinde başarısız olur.Tomy cerca in tutti i modi di ucciderlo, fallendo ogni volta.
Tıpkı üçleme gibidir ama bu sefer aynı zamanda altı kere vurulur.Lo studente cade, come quattro giorni prima, ma questa volta è stato colpito a morte.
Ancak bu sefer yapacakları çakallıklar bir kişinin iyiliği içindir. .Le cause dell'espansione del nucleo però, questa volta non sono ad opera dell'uomo.
919'da veliaht El-Kaim, komutasında bir Fatımiler ordusu ile ikinci bir Mısır seferi yaptı.Nel 919, al-Qāʾim effettuò un secondo tentativo d'invasione dell'Egitto.
Yılda 1-2 defa çiftleşir ve her seferinde 2-6 yavru doğururlar.Da allora, questo tasso è sceso tra una e sei occorrenze ogni 22.000 nascite.
1978'de Vasas SC'ye bu sefer teknik direktör olarak geri döndü.Nel 1898 è ritornato all'osservatorio Lick, questa volta come direttore.
Fakat, bu sefer kaçmayıp, sorunla yüzleşekti.Continuò la marcia, questa volta senza alcuno scontro.
Björn ve kardeşleri bundan sonra İngiltere, Galler, Fransa ve İtalya'ya yağma seferleri düzenler.In seguito, Björn e i fratelli portarono il saccheggio in Inghilterra, Galles, Francia e Italia, fino a Luni.
Türk kültüründe yardımlaşarak bir seferde komşu ve akrabaların da katılımıyla yapılır.Nella cultura turca è tradizione prepararlo aiutandosi, in modo reciproco, con i propri vicini.
1916 yılında General Erich von Falkenhayn komutası altında Romanya'ya karşı başarılı bir sefer düzenledi.Seguì nel 1916 una campagna contro la Romania, agli ordini di Erich von Falkenhayn.
6 ay sonrasında, bu sefer Orhangazispor ile olan sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiştir.Passati i sei mesi previsti dal contratto con il sig.
İblis tekrar ortaya çıkar ve bu sefer Xander'ı yaralar.L'uomo-scimmia viene di nuovo colpito e questa volta ucciso da Roxton.
Fakat bu sefer gayet başarısız oldu.Ma stavolta ha meno fortuna.
937'de Manchester ile Altrincham arasında günlük 139 tren seferi yapılmakta idi.Nel 1937 i treni che collegavano Manchester e Altrincham erano 130.
Bu sefer Sargeras yenilgi kabul etmezdi.«Questa volta Dracula non succhia...
Derken delikanlının sefere çıkması gerekir.Così il giovane deve darsi alla fuga un'altra volta.
Tren seferleri durduruldu.Gli orari dei treni sono cadenzati.
Sonra onu bu sefer Jack ziyaret ediyor.A seguire è stato pubblicato Jack.
Ana madde: Üçüncü Haçlı Seferi Üçüncü Haçlı Seferi 1189-1192 yılları arasında gerçekleşti.Da alcune fonti si deduce che subito dopo l'investitura partecipò alla terza crociata (1189-1192).
Padişahın bu seferi, Macaristan'ı telaşlandırdı.Questa volta la nazione ospite fu l'Ungheria.
Ancak sefer Romalılar açısından felaketle sonuçlandı.A quel punto un conflitto con i Romani apparve inevitabile.
70'ten fazla ile karşılıklı seferleri vardır.In più si sono incontrate in 70 amichevoli.
Günümüzde Cengiz Topel Havalimanı'ndan Kocaeli-Trabzon uçak seferi yapılmaktadır.Aeroporto di Trapani-Milo Aeroporto di Trapani-Birgi Com'è oggi
İlk seferler 23 Nisan'da başlayacaktır.Le feste iniziano il 23 dicembre.
Bu sefer çok pahalı Van Gogh çalacaklardır.Questa volta, fu Hogan ad effettuare un turn heel.
Bu sefer seçimi kazandı ve Massachusetts valisi oldu.Il manager vinse infatti le elezioni e diventò Governatore del Michigan.
Tahminlere göre Lewis ve Clark'ın seferlerine kadar bu alanda 10.000'in üzerinde yerli halk yaşamaktaydı.Secondo la spedizione di Lewis e Clark, se ne contavano circa 2.000.
Şirket 1961 yılında kurulmuş ve uçuş seferleri düzenlemeye başlamıştır.La compagnia venne fondata e iniziò le operazioni di volo nel 1962.
I. Haçlı Seferi'nin (1096-1099) sonu.Epopea e storia della prima Crociata (1096-1099).
Ama II. Friedrich bir Haçli Seferi'ne katılama yemini etmişti.Frederick partì per una crociata.
Haçlı SeferleriStati crociati
Bu seferki şarkının adı Küçük Bir Aşk Masalı'ydı.Don't Fall Apart On Me Tonight è una semplice canzone d'amore.
Türk düşmanlığının kökleri Haçlı Seferlerine kadar dayanır.Rapidamente le ali dello schieramento turco avvolsero le forze dei crociati.
Nihayet sefer kararı alınmıştı.L'atto venne infine approvato.
Bu seferden hemen sonra bir salgın hastalığa yakalanarak yaşamını yitirmiştir (1816).Tuttavia si verificarono anche periodi di carestia seguiti da un'epidemia di febbre (1816).
Bu sefer o zombiyi bir pelikan uçurur.Questa volta dovrà fare i conti con una banda di cannibali.
Böylece Halkın Haçlı Seferi sona erdirildi.Lascio ai popoli il Crocifisso.
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.Inoltre i militari dovevano svolgere delle operazioni militari urgenti.
Ancak 2000-01 sezonunda yine 2. Lig'e dönüp, bu sefer Diyarbakırspor'a kiralandı.A metà del 2004 fu ceduto nuovamente in prestito, stavolta allo Hødd.
Haçlı Seferleri.Le croci?
Bu sefer Avrupa'da büyük bir yankı oluşturdu.Questa volta la forza viene da una sorgente Europea.
1270'te babasının Tunus'a düzenlediği Sekizinci Haçlı Seferine katıldı.Viene menzionato pur nell'ottava crociata nel 1270.
Tüm bunlar, ekonomik bir felaket olan Dördüncü Haçlı Seferi'nin gelişiyle birlikte değişti.Anche in questa versione il cambio usufruì della quarta marcia.
1997-98'de tekrar ülkesine, bu sefer de Corinthians'a transfer oldu.Passò al Benfica nel campionato portoghese 1997-1998, per poi tornare in Brasile, questa volta al Corinthians.
Bu sefer gemi kalkmadan önce Eggman'ı durdurur.Questa volta però, dopo il tour è Hensley ad abbandonare gli Heep.
1978 sezonu devam ederken bu sefer Fort Lauderdale Strikers'a transfer oldu.Nel 1978 la franchigia si trasferisce a Fort Lauderdale, ove diventa il Fort Lauderdale Strikers.
Yeni harfleri öğretmek için Millet Mektepleri kuruldu, okuma-yazma seferberliği başlatıldı.Confermate le posizioni per ciascun gruppo, iniziano gli allenamenti con la memorizzazione della coreografia.