Gemiler 4 Mayıs 1850 tarihinde sefere çıkmıştır.Les navires prennent la mer le 4 mai 1850.
415 kişilik bir Vareg birliği, 936 yılında yapılan İtalyan seferine katılmıştır.De même une unité de 415 Varègues est impliquée dans l'expédition en Italie de 936.
1866 yılında Üçüncü İtalyan Bağımsızlık Savaşı'na ve Custoza seferi'ne katıldı.En 1866, au cours de la troisième guerre d'indépendance italienne elle a combattu à la bataille de Custoza.
1270'te babasının Tunus'a düzenlediği Sekizinci Haçlı Seferine katıldı.En 1270, il accompagna son père à la huitième croisade, à Tunis.
Bu eylem, 924 yılında büyük bir misilleme seferi harekete geçirdi.Ce geste devait provoquer une imposante action de représailles en 924.
Ancak bu sefer de 15. oldular.Parallèlement, la 15.
Haçlı seferi, 1225 yılının Mart ayında denize açıldı ve Tesalya'da Halmyros'ta karaya çıktı.La croisade qui devait délivrer la ville appareilla en mars 1225 et débarqua à Halmyros en Thessalie.
Beyni ise kendi sefer tasına koydu ve evine götürdü.Il a trouvé son crâne... et l'a porté chez lui.
Blackburn bu sefer ligi 9.sırada tamamladı.Malgré cela, Blackburn finit 9e.
Tüm doktorlarımız seferber olmuştu.Tous ont été hospitalisés.
1896'da orduya gönüllü olarak katılmış ve Girit'teki Yunan seferi birlikleri ile beraber savaşmıştı.Il s'engage dans l'armée en 1896 et combat avec le corps expéditionnaire grec en Crète.
11 Temmuz hükümet emri ile askeri seferberlik ilan edildi.Le 11 juillet, l'ordre de faire mouvement est reçu.
Bu sefer ligin normal sezonunu 1. sırada bitirdiler.Au cours de cette saison, l'équipe a terminé 1re en saison régulière.
Tarifeli seferler yapılan bir havaalanı mevcuttur.Il existe des vols charters occasionnels depuis l'aéroport.
Sefer bitsin.On sort enfin.
Haçlılar ise I. Aleksios'un bu sefere katılmasını istemekteydiler.Les croisés demandent alors l'intervention d'Alexis.
Ama bu sefer seyirci tarafından gayet popüler olarak karşılandı.Le concert est encore une fois particulièrement bien accueilli par le public.
Bu sefer Ahmed Hıfzı Paşa yaralı düştü.Un jour, leur chef Abou Saleh est blessé mortellement.
Saimbeyli'den belediye otobüs seferleri bulunmaktadır.Plans du busway du conseil municipal de Luton.
Uyandırıldığında bu sefer kolunda bir kesik vardır.À son réveil, elle est tourneboulée.
Tren seferleri durduruldu.Le service ferroviaire a été interrompu.
Seferberlik ilan edildiğinden asker sayısında artma beklenmektedir.Chaque année, le Sénat fixe le nombre de soldats à mobiliser.
Dortmund ve Düsseldorf seferleri mevcuttur.Charleroi et Düsseldorf.
Bu seferden sonra tarihi istasyon kapatıldı.Ce même jour la station d'origine est fermée.
Bir dahaki sefer olmayacak.No habrá una próxima vez.
Nisan 2008'de, Air China'nın haftada Pekin'e 3 gün uçuş seferi yeniden düzenlendi.En abril de 2008, Air China restableció los vuelos a Pekín tres días a la semana.
Bu sefer olmaz.No esta vez.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri.Las cruzadas vistas por los árabes.
Titanic ilk seferine Southampton, İngiltere'den, New York'a doğru 10 Nisan 1912'de hareket edecekti.El RMS Titanic partió de Southampton, Inglaterra el 10 de abril de 1912 hacia Nueva York.
Bu sefer binlerce parti militanı öldürülecek ve 36.000 kişi tutuklanacaktır.Miles de cuadros del partido fueron asesinados y 36.000 fueron encarcelados.
Tek seferlik etkinler olduğu gibi, düzenli ya da düzensiz şekilde tekrarlanan etkinler de mevcuttur.Existen eventos únicos, pero también eventos que se repiten de forma regular o aleatoria.
Salih Sefercik (d.3, pp. s/d).
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.Estaban obligados a participar en campañas militares, en caso de que las hubiera.
Kendisinden sefer iaşesi için 80 kese akçe istendi.Quita 80 puntos de vida por golpe.
Viminacium'da, Comentiolus hastalandı ve Priscus, seferin tek komutasını üstlendi.En Viminacium, Comenciolo cayó enfermo y Prisco asumió el mando único de la campaña.
II. Murat kazanan ardıl olarak ortaya çıktığında, Bizans topraklarına sefere çıktı.Cuando Murad II emergió como el victorioso sucesor de su padre, entró en territorio bizantino.
Fakat Bu sefer Araplar adaya davet ile geldiler.Sin embargo, en esta ocasión cayeron ante los Mexicas.
Hat üzerinde her gün gidiş-geliş 6'şar tren seferi düzenlenmektedir.Casi a diario un billete recibe su sexto éxito.
Polonya Seferi sonunda omzundan yaralandı.Después fue herido en la pierna.
Fakat bu seferde beklenen olmadı.No ocurrió en esta ocasión.
O dönemde altı hatta günlük altmış sefer düzenlenmekteydi.La misma noche fue contratado por 60 francos la hora.
Boğazın iki yakası arasında 45 dakika süren feribot seferleri yapılır.Tarda 45 minutos aproximadamente entre ambas cabeceras.
Bu sefer sırasında gayet başarılı görevler yerine getirdi.Durante ese período realizó una fructífera labor.
Ana madde: Dördüncü Haçlı Seferi Dördüncü Haçlı Seferi 1202-1204 yılları arasında gerçekleşti.Se destacó en la inicial defensa de Constantinopla contra la Cuarta Cruzada en 1202-1203.
Bizzat kendisinin komuta ettiği iki büyük sefer icra etmiştir.Cumplió tan bien con ese cometido que se le condecoró en dos ocasiones.
Sonraki hafta bu sefer Sheamus'ı mağlup etti.El 6 de abril fue derrotado por Sheamus.
Elazığ Belediyesi saat başı otobüs seferleri düzenlemektedir.4 planchas color para la historia Bus de Nuit.
Nihayet sefer kararı alınmıştı.Finalmente se decidieron por lo segundo.
1531'de Francisco Pizarro'nun Peru seferine katılara, Piura'daki destek üssünün komutanlığını üstlendi.En 1531 acompaña a Francisco Pizarro a la conquista del Perú.
İki şehir arasında düzenlenen otobüs seferleri iptal edildi.Cada día hay autobuses entre ambas ciudades.
Günümüzde de aynı hatta tren seferleri yapılmaya devam etmektedir.Hoy siguen pasando los trenes de pasajeros por ella.
Üçüncü maçında da bu sefer Norveç'e gol attı.En la tercera fecha, volvió a empatar sin goles, esta vez contra Tailandia.
Bu proje gündeme geldiğinde tekrar izin istemeyi düşündüm ve bu sefer kabul ettiler.Pidió de nuevo volver a la guerra y esta vez la solicitud fue aprobada.
Ama bu sefer Tipton Hotel'de değil S.S. Tipton'dadırlar.Se alojan en el hotel Tipton.
Bir dahaki sefere daha iyi yapacaksın.Farai meglio la prossima volta.
Bu sefer Muhammed: "Ben de sizden biriyim.Dice il maestro: “ Sono credente.
Kuvvetlerini 443'te Nişapur'da topladı ve Kidaritelere karşı uzun süreli bir sefer başlattı.Radunò poi le sue forze a Nishapur nel 443 e lanciò una prolungata campagna militare contro i Kidariti.
Ama bu sefer de hapis cezası verilmedi.Per questo atto però anche questa volta non fu condannato.
Ulaştırma Bakanlığı yaptığı sırada Türk Hava Yolları 981 Sefer Sayılı Uçuş kazası oldu.Morì a 33 anni nell'incidente del Volo Turkish Airlines 981.
27 Ekim 2009'da, Aston Villa'ya dönen Herd bu seferde bir yıllığına Lincoln City'ye kiralık verildi.Il 27 novembre 2009, l'Aston Villa ha prestato Herd al Lincoln City, fino al nuovo anno.