sefer ile cümle
sefer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Urfa kontluğu haçlı seferleri sırasında ve sonrasında kurulan ilk haçlı devletiydi.El Condado de Edesa fue el primero de los Estados Cruzados que se crearon durante la Primera Cruzada.
LaMia Airlines'ın 2933 sefer sayılı uçuşunda meydana gelen kazada sağ olarak kurtulan altı kişiden biridir.Es uno de los sobrevivientes de la tragedia del vuelo 2933 de LaMia.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.Este fue el primero de los viajes de exploración de James Cook en esa región.
Bu sefer için özel siparişler de vardır.Tuvo financiación privada esta vez.
1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti.En 1204, durante la Cuarta Cruzada, los barcos de Venecia fueron capaces de romper la cadena con un ariete.
Zulüm ilk zirvesine Haçlı Seferleri sırasında ulaşmıştır.La persecución alcanzó su primer pico durante las Cruzadas.
Bu sefer binlerce parti militanı öldürülecek ve 36.000 kişi tutuklanacaktır.Miles de cuadros del partido fueron asesinados y 36.000 fueron encarcelados.
1031'de her iki kardeş de, Galiçya seferine çıktı.En 1031 ambos hermanos se vieron envueltos en la campaña de Galitzia.
4) At Divanı: Sefer sırasında at üzerinde yapılır.Cuarta clase - recibían un caballo.
Kuvvetlerini 443'te Nişapur'da topladı ve Kidaritelere karşı uzun süreli bir sefer başlattı.Replegó a sus tropas en Nishapur en 443 y empezó una lucha prolongada contra los kidaritas.
TARDIS, derin uzay seferleri için kullanılan bir sığınak üssü olan gemiye iner.La TARDIS llega a bordo de una base santuaria utilizada para expediciones al espacio profundo.
Argonotların seferine katıldı.Tomó parte en la expedición de los Argonautas.
1270'te babasının Tunus'a düzenlediği Sekizinci Haçlı Seferine katıldı.Acompañó a su padre en la Octava Cruzada contra Túnez en 1270, en la que murió su padre.
Tek seferlik etkinler olduğu gibi, düzenli ya da düzensiz şekilde tekrarlanan etkinler de mevcuttur.Existen eventos únicos, pero también eventos que se repiten de forma regular o aleatoria.
Ama bu sefer de Undertaker saldırdı.Pero esta vez el helicóptero también es derribado.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Prácticamente todas las madres pueden dar de mamar a su bebé.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.De ahí salen diariamente transbordadores a Atenas.
Riga'da hizmet ediyordu fakat 1740 ve 1741'de Türklere karşı iki sefere katıldı.Destinado en Riga, participaría en dos campañas contra el Imperio otomano en 1740 y 1741.
I. Theodosius'dan sonra hiçbir imparator ordunun başında sefere çıkmamıştı.Desde el reinado de Teodosio I, ningún emperador romano había dirigido en persona los ejércitos.
Az sayıda sefere katılmıştır.Aparecen en pocas ocasiones.
Konstantinos, 14 Eylül 775 tarihinde öldüğünde Bulgar Telerig'e karşı bir sefer yürütüyordu.Constantino estaba haciendo una campaña contra Telerig de Bulgaria cuando él murió el 14 de septiembre de 775.
Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir.Sus horarios son idénticos tanto en semana como en fin de semana.
Salih Sefercik (d.3, pp. s/d).
Dönüşte Bakü seferine katıldı.En su lugar, participó en la Vuelta.
Cuci, babasının yanında birçok sefere katıldı.Estévez ha actuado junto a su padre en varias ocasiones.
Nisan’da Sivil Seferberlik Yasası ilan edildi.En abril la Ley de Asistencia social.
Kuzey Avrupalılar Haçlı Seferlerinden bıkmışlardı.Los caballeros del oeste de Europa pronto perdieron su entusiasmo por las cruzadas.
Bu sefer saldırdıkları kişi The Rock’dır.Esta vez, está mucho más centrado en el rock.
Yine de sefer amaçlarından önemli bir kısmını gerçekleştirmiş sayılırdı.De todas formas, una parte de los objetivos se vieron cumplidos.
Üç yabancı yolda ilerlemeye devam ederken pin-up maskeli kadın "Gelecek sefer daha kolay olacak." der.A continuación, vuelve a la camioneta y se dirige a Pin-Up Girl, que dice: "Será más fácil la próxima vez."
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.Estaban obligados a participar en campañas militares, en caso de que las hubiera.
Kendisinden sefer iaşesi için 80 kese akçe istendi.Quita 80 puntos de vida por golpe.
Ancak, sefer yavaş ilerledi.Sin embargo, progresó poco a poco.
Bu sefer önceki dönemi kadar başarılı olamadı.Esta vez no obtuvo el mismo éxito que en sus emisiones anteriores.
Bu onun son büyük seferiydi.Fue su última gran época.
Mahallede çöpler çöp tenekelerine atılmakta belediye ise haftada iki sefer çöpleri toplamaktadır.La recogida de basura es una responsabilidad del Ayuntamiento local, recogido dos veces por semana.
Viminacium'da, Comentiolus hastalandı ve Priscus, seferin tek komutasını üstlendi.En Viminacium, Comenciolo cayó enfermo y Prisco asumió el mando único de la campaña.
Bu sefer Eduige ve Rodelindo Bertarido'yu ziyaret için zindan hücresine gelmişlerdir.Eduige y Rodelinda acuden a visitar a Bertarido.
Seferin ikinci aşamasında, Fransız 7. Ordu aleyhine yapılan savaşlara katıldı.En la segunda fase de la campaña, Mauss participó en las batallas contra el 7º Ejército francés.
Bu sefer Sargeras yenilgi kabul etmezdi.Margarita no aceptó la derrota.
Eflak seferinde önemli yararlılıklar gösterdi.Hizo, en esta ocasión, prodigios de valor.
Fransa Seferi Balkan Cephesi (İkinci Dünya Savaşı) Doğu Cephesi (İkinci Dünya Savaşı)África Oriental Italiana Campaña de África Oriental (Segunda Guerra Mundial)
II. Murat kazanan ardıl olarak ortaya çıktığında, Bizans topraklarına sefere çıktı.Cuando Murad II emergió como el victorioso sucesor de su padre, entró en territorio bizantino.
Günde karşılıklı 1 tren seferi düzenlenmektedir.Actualmente, solamente circula un tren una vez al día.
2005 - Çin'den 55 yıl aradan sonra ilk defa Tayvan'a uçak seferi düzenlendi.2005: llega a Taiwán (por primera vez desde 1949) un vuelo comercial procedente de China.
Uzun seferin gemileri yıprattığı artık iyice gözükmeye başlamıştı.Después de un tiempo, los dispersos navíos empezaron a hacer aparición.
Fakat Bu sefer Araplar adaya davet ile geldiler.Sin embargo, en esta ocasión cayeron ante los Mexicas.
Tek seferde 8 tane yavru doğurabilir ve kedilerle çiftleştirilebilir.A cambio de ocho gallinas, consiguen encamarse con dos prostitutas.
Haçlı Seferleri 1071 ila 1291 (The Crusades, C. 1071-c.The Crusades, C. 1071-c.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Había estado en el hospital por un mes.
Bu seferki sadareti 2 yıl 2 ay sürdü.En este lugar permanecieron dos años y dos meses.
Hat üzerinde her gün gidiş-geliş 6'şar tren seferi düzenlenmektedir.Casi a diario un billete recibe su sexto éxito.
Yedinci Haçlı Seferi 1248 - 1254 yılları arasında Mısır'a yönelik olmuştur.La séptima cruzada fue liderada por Luis IX de Francia entre 1248 y 1254.
Bu sefer sevgilisini üzüntü içerisinde terk etmektedir.Y dejó su espíritu en esta tristeza.
1262 yılında tekrar Epirlilere karşı bir sefere komutanlık etti.En 1276 encabezó de nuevo una gran rebelión.
Fakat bu sefer ilaçlar yetersiz kalıyordu.Esta vez el pánico fue incontrolable.
Saint Martin ile Anguilla arasında düzenli feribot seferleri vardır.Hay ferries regulares desde Saint Martin/Sint Maarten a Anguila.
Polonya Seferi sonunda omzundan yaralandı.Después fue herido en la pierna.
Köpke bu sefer takımını bırakmadı.Esta vez Mpemba no lo dejó ahí.
2012 Fransa genel seçimlerinde yeniden milletvekili adayı olmuş ve bu sefer milletvekili seçilmiştir.Volvería a presentarse a las elecciones presidenciales en 2012, y en esta ocasión quedó en cuarto lugar.