Ana içeriğe geç
Sözlük

sefer ile cümle

sefer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.De ahí salen diariamente transbordadores a Atenas.
Riga'da hizmet ediyordu fakat 1740 ve 1741'de Türklere karşı iki sefere katıldı.Destinado en Riga, participaría en dos campañas contra el Imperio otomano en 1740 y 1741.
I. Theodosius'dan sonra hiçbir imparator ordunun başında sefere çıkmamıştı.Desde el reinado de Teodosio I, ningún emperador romano había dirigido en persona los ejércitos.
Az sayıda sefere katılmıştır.Aparecen en pocas ocasiones.
Konstantinos, 14 Eylül 775 tarihinde öldüğünde Bulgar Telerig'e karşı bir sefer yürütüyordu.Constantino estaba haciendo una campaña contra Telerig de Bulgaria cuando él murió el 14 de septiembre de 775.
Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir.Sus horarios son idénticos tanto en semana como en fin de semana.
Salih Sefercik (d.3, pp. s/d).
Dönüşte Bakü seferine katıldı.En su lugar, participó en la Vuelta.
Cuci, babasının yanında birçok sefere katıldı.Estévez ha actuado junto a su padre en varias ocasiones.
Nisan’da Sivil Seferberlik Yasası ilan edildi.En abril la Ley de Asistencia social.
Kuzey Avrupalılar Haçlı Seferlerinden bıkmışlardı.Los caballeros del oeste de Europa pronto perdieron su entusiasmo por las cruzadas.
Bu sefer saldırdıkları kişi The Rock’dır.Esta vez, está mucho más centrado en el rock.
Yine de sefer amaçlarından önemli bir kısmını gerçekleştirmiş sayılırdı.De todas formas, una parte de los objetivos se vieron cumplidos.
Üç yabancı yolda ilerlemeye devam ederken pin-up maskeli kadın "Gelecek sefer daha kolay olacak." der.A continuación, vuelve a la camioneta y se dirige a Pin-Up Girl, que dice: "Será más fácil la próxima vez."
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.Estaban obligados a participar en campañas militares, en caso de que las hubiera.
Kendisinden sefer iaşesi için 80 kese akçe istendi.Quita 80 puntos de vida por golpe.
Ancak, sefer yavaş ilerledi.Sin embargo, progresó poco a poco.
Bu sefer önceki dönemi kadar başarılı olamadı.Esta vez no obtuvo el mismo éxito que en sus emisiones anteriores.
Bu onun son büyük seferiydi.Fue su última gran época.
Mahallede çöpler çöp tenekelerine atılmakta belediye ise haftada iki sefer çöpleri toplamaktadır.La recogida de basura es una responsabilidad del Ayuntamiento local, recogido dos veces por semana.
Viminacium'da, Comentiolus hastalandı ve Priscus, seferin tek komutasını üstlendi.En Viminacium, Comenciolo cayó enfermo y Prisco asumió el mando único de la campaña.
Bu sefer Eduige ve Rodelindo Bertarido'yu ziyaret için zindan hücresine gelmişlerdir.Eduige y Rodelinda acuden a visitar a Bertarido.
Seferin ikinci aşamasında, Fransız 7. Ordu aleyhine yapılan savaşlara katıldı.En la segunda fase de la campaña, Mauss participó en las batallas contra el 7º Ejército francés.
Bu sefer Sargeras yenilgi kabul etmezdi.Margarita no aceptó la derrota.
Eflak seferinde önemli yararlılıklar gösterdi.Hizo, en esta ocasión, prodigios de valor.
Fransa Seferi Balkan Cephesi (İkinci Dünya Savaşı) Doğu Cephesi (İkinci Dünya Savaşı)África Oriental Italiana Campaña de África Oriental (Segunda Guerra Mundial)
II. Murat kazanan ardıl olarak ortaya çıktığında, Bizans topraklarına sefere çıktı.Cuando Murad II emergió como el victorioso sucesor de su padre, entró en territorio bizantino.
Günde karşılıklı 1 tren seferi düzenlenmektedir.Actualmente, solamente circula un tren una vez al día.
2005 - Çin'den 55 yıl aradan sonra ilk defa Tayvan'a uçak seferi düzenlendi.2005: llega a Taiwán (por primera vez desde 1949) un vuelo comercial procedente de China.
Uzun seferin gemileri yıprattığı artık iyice gözükmeye başlamıştı.Después de un tiempo, los dispersos navíos empezaron a hacer aparición.
Fakat Bu sefer Araplar adaya davet ile geldiler.Sin embargo, en esta ocasión cayeron ante los Mexicas.
Tek seferde 8 tane yavru doğurabilir ve kedilerle çiftleştirilebilir.A cambio de ocho gallinas, consiguen encamarse con dos prostitutas.
Haçlı Seferleri 1071 ila 1291 (The Crusades, C. 1071-c.The Crusades, C. 1071-c.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Había estado en el hospital por un mes.
Bu seferki sadareti 2 yıl 2 ay sürdü.En este lugar permanecieron dos años y dos meses.
Hat üzerinde her gün gidiş-geliş 6'şar tren seferi düzenlenmektedir.Casi a diario un billete recibe su sexto éxito.
Yedinci Haçlı Seferi 1248 - 1254 yılları arasında Mısır'a yönelik olmuştur.La séptima cruzada fue liderada por Luis IX de Francia entre 1248 y 1254.
Bu sefer sevgilisini üzüntü içerisinde terk etmektedir.Y dejó su espíritu en esta tristeza.
1262 yılında tekrar Epirlilere karşı bir sefere komutanlık etti.En 1276 encabezó de nuevo una gran rebelión.
Fakat bu sefer ilaçlar yetersiz kalıyordu.Esta vez el pánico fue incontrolable.
Saint Martin ile Anguilla arasında düzenli feribot seferleri vardır.Hay ferries regulares desde Saint Martin/Sint Maarten a Anguila.
Polonya Seferi sonunda omzundan yaralandı.Después fue herido en la pierna.
Köpke bu sefer takımını bırakmadı.Esta vez Mpemba no lo dejó ahí.
2012 Fransa genel seçimlerinde yeniden milletvekili adayı olmuş ve bu sefer milletvekili seçilmiştir.Volvería a presentarse a las elecciones presidenciales en 2012, y en esta ocasión quedó en cuarto lugar.
Şirket iç ve dış hatlarda seferler düzenlemektedir.Hay intentos de corregir la situación dentro y fuera de la empresa.
Fakat bu seferde beklenen olmadı.No ocurrió en esta ocasión.
Ayrıca Jül Sezar Galya seferi sırasında Ren Nehri üzerine portatif köprüler yaptırmıştır.Julio César hizo construir un puente sobre el río Rin en tan sólo 10 días.
Bu sefer kazanan kişi Heihachi olur.En esta ocasión, Heihachi tuvo éxito.
Ancak bu seferin ardından yapılan barış 441'e kadar sürdü.Pero la muerte le sorprendió a comienzos del 453.
Bu sefer ise UEFA Kupası'nda büyük başarı kazandılar.El SKA ha tenido cierto éxito en la Copa de la UEFA.
O dönemde altı hatta günlük altmış sefer düzenlenmekteydi.La misma noche fue contratado por 60 francos la hora.
Carl Anton Larsen ile birlikte Antarctic gemisiyle 1901-1904 İsveç Antarktika Seferine liderlik etti.Lideró la Expedición Antártica Sueca de 1901-1904, a bordo del barco Antarctic.
Nihayet Japonya Seferleri 1274 ve 1281 yıllarında gerçekleştirildi.Nació en algún momento entre 1278 y 1281.
755 : Pein'in Lombartlara karşı ilk askeri sefere gitmesi ve onları maglup etmesi.755 – Pipino lanza una primera expedición contra los lombardos, saliendo victorioso de la misma.
Bu sefer bir İngiliz SAS komandosuyuz.Fue el jefe de inteligencia del ejército inglés.
1978'de Vasas SC'ye bu sefer teknik direktör olarak geri döndü.Volvió al Observatorio Lick en 1898, esta vez como director.
Erdel Seferi başarı ile tamamlandı.La temporada se cerró con muchos éxitos.
Boğazın iki yakası arasında 45 dakika süren feribot seferleri yapılır.Tarda 45 minutos aproximadamente entre ambas cabeceras.
Osmanlı-Venedik Savaşı veya Kıbrıs Seferi, Osmanlı-Venedik savaşlarının dördüncüsüdür.La Tercera Guerra otomano-veneciana fue una de las numerosas guerras otomano-venecianas de la época.
Lejyon IV Scythica 2. yüzyıl boyunca Partlara girişilen tüm seferlerde görev aldı.La Legión IIII Scythica participó en todas las campañas del siglo II contra el Imperio Parto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod