Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.De ahí salen diariamente transbordadores a Atenas.
Konstantinos, 14 Eylül 775 tarihinde öldüğünde Bulgar Telerig'e karşı bir sefer yürütüyordu.Constantino estaba haciendo una campaña contra Telerig de Bulgaria cuando él murió el 14 de septiembre de 775.
Cuci, babasının yanında birçok sefere katıldı.Estévez ha actuado junto a su padre en varias ocasiones.
Kuzey Avrupalılar Haçlı Seferlerinden bıkmışlardı.Los caballeros del oeste de Europa pronto perdieron su entusiasmo por las cruzadas.
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.Estaban obligados a participar en campañas militares, en caso de que las hubiera.
Kendisinden sefer iaşesi için 80 kese akçe istendi.Quita 80 puntos de vida por golpe.
Bu sefer Eduige ve Rodelindo Bertarido'yu ziyaret için zindan hücresine gelmişlerdir.Eduige y Rodelinda acuden a visitar a Bertarido.
Bu sefer Sargeras yenilgi kabul etmezdi.Margarita no aceptó la derrota.
Fransa Seferi Balkan Cephesi (İkinci Dünya Savaşı) Doğu Cephesi (İkinci Dünya Savaşı)África Oriental Italiana Campaña de África Oriental (Segunda Guerra Mundial)
Fakat Bu sefer Araplar adaya davet ile geldiler.Sin embargo, en esta ocasión cayeron ante los Mexicas.
Yedinci Haçlı Seferi 1248 - 1254 yılları arasında Mısır'a yönelik olmuştur.La séptima cruzada fue liderada por Luis IX de Francia entre 1248 y 1254.
Saint Martin ile Anguilla arasında düzenli feribot seferleri vardır.Hay ferries regulares desde Saint Martin/Sint Maarten a Anguila.
2012 Fransa genel seçimlerinde yeniden milletvekili adayı olmuş ve bu sefer milletvekili seçilmiştir.Volvería a presentarse a las elecciones presidenciales en 2012, y en esta ocasión quedó en cuarto lugar.
Bu sefer kazanan kişi Heihachi olur.En esta ocasión, Heihachi tuvo éxito.
O dönemde altı hatta günlük altmış sefer düzenlenmekteydi.La misma noche fue contratado por 60 francos la hora.
Nihayet Japonya Seferleri 1274 ve 1281 yıllarında gerçekleştirildi.Nació en algún momento entre 1278 y 1281.
Bu sefer bir İngiliz SAS komandosuyuz.Fue el jefe de inteligencia del ejército inglés.
Lejyon IV Scythica 2. yüzyıl boyunca Partlara girişilen tüm seferlerde görev aldı.La Legión IIII Scythica participó en todas las campañas del siglo II contra el Imperio Parto.
Bu sefere iştirak eden Ma'd-Karib'in oğlu Saif, 575 ve 577 yılları arasında hükümdar oldu.Saif, hijo de Mard-Karib, que había acompañado a la expedición, se convirtió en rey entre 575 y 577.
Ana madde: Dördüncü Haçlı Seferi Dördüncü Haçlı Seferi 1202-1204 yılları arasında gerçekleşti.Se destacó en la inicial defensa de Constantinopla contra la Cuarta Cruzada en 1202-1203.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Dos de las columnas fueron botín de la Cuarta Cruzada.
Amcası Jehoram ile birlikte Aram Kralı Hazael'e karşı başarısız bir sefer düzenledi.Ayudó a su tío, Joram, rey de Israel, en una expedición infructuosa contra Hazael, rey de los arameos.
Beşinci Haçlı seferi'nin (1218-1221) döneminde papalık yapılmıştır.Desde hace dos años se está llevando a cabo la Quinta Cruzada (1217–1221).
Hem Kartaca hem de Roma Cumhuriyeti, yaklaşan savaş için kaynaklarını seferber etmişlerdi.Cartago y Roma estaban en el proceso de movilización de sus recursos para el conflicto.
Elazığ Belediyesi saat başı otobüs seferleri düzenlemektedir.4 planchas color para la historia Bus de Nuit.
Nihayet sefer kararı alınmıştı.Finalmente se decidieron por lo segundo.
1531'de Francisco Pizarro'nun Peru seferine katılara, Piura'daki destek üssünün komutanlığını üstlendi.En 1531 acompaña a Francisco Pizarro a la conquista del Perú.
Bu sefer 4 yıl tutuklu kaldı.Ella fue encarcelada durante cuatro años.
Böyle bir seferin Hitit tarihinin ne öncesinde ne sonrasında bir benzeri yoktur.En ninguna otra época, antes o después de este período llegó a alcanzar tal importancia.
Öykü Filistin'de Kudüs yakınlarında Üçüncü Haçlı Seferi zamanında geçmektedir.La historia está ambientada cerca de Jerusalén, en Palestina, durante la Tercera Cruzada.
Bu trenler Almanya'da büyük şehirler arasında ya da ülkeler arasında seferler düzenlemektedir.Estos trenes se ocupan de las distancias cortas dentro de Alemania o de la movilidade en las ciudades.
Bu sefer takımı EFL League One kulübü Leyton Orient'di.Der nächste Verein, den er trainierte, war Leyton Orient.
Tek seferlik etkinler olduğu gibi, düzenli ya da düzensiz şekilde tekrarlanan etkinler de mevcuttur.Es gibt einmalige Events, aber auch Events, die unregelmäßig oder regelmäßig wiederholt werden.
1796'da İtalya seferinin başlangıcında Napolyon'a eşlik etti.Im Jahr 1796 begleitete er seinen Bruder zu Beginn von dessen Italienfeldzug.
Ancak işgal başarısız olmuştur (Mısır Seferi).Ausgenommen sind auch Fälle, „wenn eine Sünde mit ihm begangen worden ist“.
Bu sefer onu kullanmama konusunda çok serttim.Diesmal nimmt sie es wortlos an.
Ancak Fransa Seferi sırasında çok az etkileri oldu.In der Franzosenzeit trat er nur wenig hervor.
Ancak, sefer yavaş ilerledi.Sie kamen erneut nur sehr langsam voran.
Seçim katılım oranı ise bu sefer %36,64 oranla oldukça düşük olmuştur.Die Wahlbeteiligung war mit 34,3 % extrem gering.
Bouzes, bu sefer döneminin başında Hierapolis'te konuşlandırıldı.Bouzes war zu diesem Zeitpunkt in Hierapolis stationiert.
Argonotların seferine katıldı.Er nahm an der Fahrt der Argonauten teil.
1600'de Kanije seferinde Bobofça Kalesini ele geçirdi.Auf dem Marktplatz entstand um 1600 ein Brauhaus.
1805 yılında da Napolyon Bonapart tarafından İtalya seferinden sonra kapatılmıştır.1805 wurde sie schließlich von Napoléon Bonaparte nach seinem erfolgreichen Italienfeldzug geschlossen.
Gran Canaria adasındaki Las Palmas de Gran Canaria'la ulaşım düzenli deniz ve hava seferleriyle sağlanır.In Las Palmas de Gran Canaria ist es häufig stark bewölkt.
Topladığı güçlerle 1664’te Kış seferine çıktı ve büyük başarı kazandı.1664 wurde er nach Europa eingeführt, wo er völlig winterhart ist.
Donanmanın nakliye seferberliği 1923 yılı ortalarına kadar devam etti.Dampfschiffverkehr wurde auf dem See bis ins Jahr 1923 betrieben.
Bu seferler birçok Çinli sivilin ölümüyle sonuçlanmıştır.Bei den Sprengungen kamen viele Chinesen ums Leben.
Ay seferleri boyunca toplanan ay taşları paha biçilmez olarak kabul edilmektedirler.Die bei den nahe gelegenen Tafelbergen typischen Felsengipfelreihen mit steilen Felswänden fehlen vollständig.
Polonya Seferi sonunda omzundan yaralandı.Am Folgetag wurde er am Arm erneut verwundet.
Bu sefer Rapid București takımının başına geçti.Diesmal trat er mit dem Team Trident Racing an.
Bu Üçüncü Haçlı seferi için bir bahane oldu.Angeblich soll es ein drittes Kreuz geben.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Zum Entsetzen aller Umstehenden macht er Anstalten das Baby zu erschießen.
Bütün sefer başarısız oldu.Das misslang jedes Mal.
Tek seferde hiç kötü nota çıkarmadan işi bitirdi.Sie hat niemals nach einem Werk ausgelugt.
Nagasu iki seferde de podyumda yer almıştır.Kapsis stand zweimal am Platz.
Kudüs'u ve Kutsal Ülkeleri Hristiyanlık adına fethetmek için bir Haçlı Seferi yapılacağı ilan edilmştir.Jerusalem und das Heilige Land in ihrer Bedeutung für christliche Existenz.
Haftanın belirli günlerinde ilçe merkezi Sinanpaşa'ya da seferler düzenlenmektedir.Die Kelchkommunion der Gemeinde ist an bestimmten Tagen oder Anlässen empfohlen.
Fakat Yuri yaptığı işi her seferinde legal olarak göstermeyi başarmıştır.Bei allen Erfolgen kam Galvão noch regelmäßig zum Einsatz.
Bu askeri sefer, Gürcü kuvvetlerin Moğollar için katıldığı son sefer olacaktır.Es sind die letzten Armeen, die bei den Vereinigungskriegen der Mongolen übriggeblieben sind.
Daha sonra Fransa Seferi'nin şaşırtıcı sonucu ortaya çıktı.Beides stieß außerhalb Frankreichs auf eine gewisse Verwunderung.