Ana içeriğe geç
Sözlük

sefa ile cümle

sefa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alman Sefaret Yazlığı ile bitişiktir.Tukaj se konča nemška pravljična cesta.
Halk fakirlik ve sefalet içinde yaşar.Gyvena skurde ir negandose.
Sefarad topluluklarında, erkek çocukları talliti bar mitsva yaşından itibaren giymeye başlarlar.Nuo šio momento, kada berniukai apsirengia hakama, jie pradedami laikyti mažaisiais vyrais.
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.Į ištuštėjusias teritorijas pradėjo keltis naujakuriai iš kitų regionų.
Yalnızlık ve sefalet içinde öldü.Kuni surmani elas ta nähtavasti üksilduses ja masenduses.
Bu sefaretname üzerine bir tez yazılmıştır.Jäi kirja kui üle koosseisu.
Lüks ve sefahat içerisinde yaşadı.Ta elas kirglikult ja hetke nimel.
Şehir içinde açlık ve sefalet hüküm sürmekteydi.Linnas oli tekkimas ärevus ja meeleolu langus.
Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.”Härrastemaja interjöör oli rikkalikult kaunistatud.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Ei hän saa ilokseen katsella puroja, ei hunaja- ja kermajokia ja -virtoja.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Er wird nicht sehen die Ströme noch die Wasserbäche, die mit Honig und Butter fließen.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Han skal ikke få se bekker, elver av honning og elver av melk.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.han skuer ej Strømme af Olie, Bække af Honning og Fløde;
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Il ne reposera plus ses regards sur les ruisseaux, Sur les torrents, sur les fleuves de miel et de lait.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Ingen bäck får vederkvicka hans syn, ingen ström med flöden av honung och gräddmjölk.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.그는 강 곧 꿀과 엉긴 젖이 흐르는 강을 보지 못할 것이요
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Não verá as correntes, os rios e os ribeiros de mel e de manteiga.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Ne bo gledal veselja svojega v potokih, v tekočih rekah medu in smetane.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Nebude smieť vidieť potoky, rieky tokov medu a mlieka.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Neuzří pramenů potoků a řek medu a másla.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Nie ogląda źródeł rzek, strumieni mówię miodu i masła.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Non vedrà più ruscelli d'olio, fiumi di miele e fior di latte
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Nó sẽ chẳng thấy sông và dòng chảy mật cùng mỡ sữa ra.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Nó sẽ chẳng thấy sông và dòng_chảy mật cùng mỡ sữa ra .
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.No verá los arroyos, los ríos fluyendo miel y leche
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Nu-şi va mai plimba privirile peste pîraiele şi rîurile de miere şi de lapte,
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.ogy] ne lássa a folyóvizeket, a tejjel és mézzel folyó patakokat.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Tak akan ia menikmati minyak zaitun yang berlimpah, ataupun susu dan madu yang bertumpah ruah
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Δεν θελει ιδει τους ποταμους, τους ρυακας τους ρεοντας μελι και βουτυρον.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Не видать ему ручьев, рек, текущих медом и молоком!
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.Няма вече да гледа потоците, Реките, които текат с мед и масло.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.אל ירא בפלגות נהרי נחלי דבש וחמאה׃
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.لا يرى الجداول انهار سواقي عسل ولبن.
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.流 奶 與 蜜 之 河 、 他 不 得 再 見
Akarsuların, bal ve ayran akan derelerin Sefasını süremeyecek.流奶 與蜜 之河 、 他 不得再見
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.De talán - ki puszta funk és a nyomorúság. " Jobb lesz, ha nem, "mondta a hang, a csendes hangsúlyt.
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.하지만 수 있습니다 -. 밖으로 깎아지른 펑크과 불행의 "당신이가는 게 좋겠어 "라고 음성으로 말했다
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.Mutta voisin - sulasta funkia ja kurjuus. " Teidän on parasta olla ", sanoi ääni, jossa hiljainen painottaen.
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.Nhưng tôi có thể - funk tuyệt đối và đau khổ " Bạn sẽ tốt hơn không, "Tiếng nói, với yên tĩnh nhấn mạnh.
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.Но аз мога да изкара фънк и мизерия "Вие по-добре да не бях", каза на глас, с тих акцент.
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.لكنني ربما -- من الفانك والبؤس المطلق " كنت أفضل ألا "، وقال صوت ، مع
Ama olabilir. Katıksız funk ve sefalet "Sen daha iyi olurdu," Ses dedi. sessiz bir vurgu.静かな強調。
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.(106:41) Бедного же извлекает из бедствия и умножает род его, как стада овец.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.dar ridică pe cel lipsit, izbăveşte pe cel nevoiaş, şi înmulţeşte familiile ca pe nişte turme.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.De felemelé a nyomorultat az ínségbõl, és hasonlóvá tette a nemzetségeket a juhnyájhoz.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.God beschermt echter de armen; Hij behoedt hen voor verdrukking en breidt hun families uit.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.hän kohotti köyhän kurjuudesta ja teki suvut suuriksi kuin lammaslaumat.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.han ophøiet den fattige av elendighet og gjorde slektene som hjorden.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.han upphöjde då den fattige ur eländet och lät släkterna växa till såsom fårhjordar.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Il relève l`indigent et le délivre de la misère, Il multiplie les familles comme des troupeaux.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.궁핍한 자는 곤란에서 높이 드시고 그 가족을 양무리 같게 하시나니
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Ma risollevò il povero dalla miseria e rese le famiglie numerose come greggi
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Mas levanta da opressão o necessitado para um alto retiro, e dá-lhe famílias como um rebanho.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Men han løfter den fattige op af hans Nød og gør deres Slægter som Hjorde;
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.na višavo je postavil siromaka iz bede in mu razmnožil rodovine kakor črede.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Nhưng Ngài vớt kẻ thiếu thốn khỏi hoạn nạn, Làm cho người ấy được gia quyến đông như bầy chiên.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Nhưng_Ngài vớt kẻ thiếu_thốn khỏi hoạn_nạn , Làm cho người ấy được gia_quyến đông như bầy chiên .
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Onci nędznego z utrapienia podnosi, i rozmnaża rodzinę jego jako trzodę.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Onť vyzdvihuje nuzného z trápení, a rozmnožuje rodinu jako stádo.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Povyšuje chudobného z trápenia a rozmnožuje rodiny jako stádo oviec.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod