Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Tetapi orang miskin dibebaskan-Nya dari kesusahan mereka, keluarga mereka bertambah seperti kawanan domba
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.und schützte den Armen vor Elend und mehrte sein Geschlecht wie eine Herde.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Y levanta de la miseria al necesitado y hace multiplicar las familias como rebaños de ovejas
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Τον δε πενητα υψονει απο της πτωχειας και καθιστα ως ποιμνια τας οικογενειας.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.А немотният поставя на високо от неволя, И му дава челяд като стадо.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.וישגב אביון מעוני וישם כצאן משפחות׃
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.ويعلي المسكين من الذل ويجعل القبائل مثل قطعان الغنم.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.他 卻 將 窮 乏 人 安 置 在 高 處 、 脫 離 苦 難 、 使 他 的 家 屬 多 如 羊 群
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.他 卻將窮 乏人 安置 在 高處 、 脫離 苦難 、 使 他 的 家屬 多 如 羊群
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.A Aza vyšiel proti nemu, a zriadili sa do boja na doline Cefate pri Maréši.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Asa a mers înaintea lui, şi s'au înşiruit de bătaie în valea Ţefata, lîngă Mareşa.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.A-sa ra đón người , dàn trận tại trong trũng Xê-pha-ta , gần Ma-rê-sa .
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.A-sa ra đón người, dàn trận tại trong trũng Xê-pha-ta, gần Ma-rê-sa.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Asa salió contra él, y dispusieron la batalla en el valle de Sefata, junto a Maresa
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Então Asa saiu contra ele, e ordenaram a batalha no vale de Zefatá, junto a Maressa.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.I zgromadzili się do Jeruzalemu miesiąca trzeciego, roku piętnastego królestwa Azy.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Ja Aasa lähti häntä vastaan, ja he asettuivat sotarintaan Sefatan laaksoon, Maaresaan.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Kiméne Asa is õ ellene, és viadalhoz készülének a Sefáta völgyben, Marésa mellett.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.아사가 마주 나아가서 마레사의 스바다 골짜기에 진 치고
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Maka keluarlah Asa menghadapi Zerah, dan keduanya mengatur barisan masing-masing di Lembah Zefata dekat Maresa
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Och Asa drog ut mot honom, och de ställde upp sig till strid i Sefatas dal vid Maresa.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Og Asa drog ut imot ham, og de stilte sig i fylking i Sefata-dalen ved Maresa.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.rykkede Asa ud imod ham, og de stillede sig op til Kamp i Zefatadalen ved Maresja.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Tedaj mu pride Asa nasproti, in pripravijo se na boj v dolini Zefati pri Maresi.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Und Asa zog aus ihnen entgegen; und sie rüsteten sich zum Streit im Tal Zephatha bei Maresa.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Vytáhl též i Aza proti němu. I sšikovali vojska v údolí Sefata u Maresa.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.Και εξηλθεν ο Ασα εναντιον αυτου, και παρεταχθησαν εις μαχην εν τη φαραγγι Σεφαθα, πλησιον της Μαρησα.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.И Аса излезе против него; и се опълчи за бой в долината Сефата, при Мариса.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.И выступил Аса против него, и построились к сражению на долинеЦефата у Мареши.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.ויצא אסא לפניו ויערכו מלחמה בגיא צפתה למרשה׃
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.وخرج آسا للقائه واصطفوا للقتال في وادي صفاتة عند مريشة.
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.於 是 亞 撒 出 去 、 與 他 迎 敵 、 就 在 瑪 利 沙 的 洗 法 谷 、 彼 此 擺 陣
Asa ona karşı durmak için yola çıktı. İki ordu Mareşa yakınlarında Sefata Vadisinde savaş düzeni aldı.於是 亞撒 出去 、 與他 迎敵 、 就 在 瑪利沙 的 洗法 谷 、 彼此 擺陣
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.A crescut la o fermă din Austria, foarte săracă, fără prea multă educaţie.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Cresceu numa quinta na Áustria, muito pobre, e não tinha muitas habilitações.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Dorastała na farmie w Austrii, w ubogiej rodzinie. Nie miała wykształcenia.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.È cresciuta in povertà, in una fattoria austriaca, senza ricevere una buona istruzione.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Ella creció en una finca en Austria, muy pobre, sin mucha educación.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Elle a grandi dans une ferme en Autriche, très pauvre, n'avait pas tellement d'instruction.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Hun voksede op på en farm i Østrig, meget fattig, havde ikke meget uddannelse.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.그녀는 오스트리아의 한 농장에서 매우 가난하게 태어났고 많은 교육을 받지 못했습니다.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Ő egy farmon nőtt fel Ausztriában, nagyon szegényen, nem kapott valami sok képzést.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Sie wuchs auf einer Farm in Österreich auf, sehr arm, hatte kaum Schulbildung.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Vyrastala na farme v Rakúsku, v chudobe, bez vzdelania.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Ze groeide op in een Oostenrijkse boerderij, straatarm, ze had niet veel opleiding gehad.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Она выросла на ферме в Австрии, очень бедной, не была хорошо образована.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.Тя израсла във ферма в Австрия, много бедна, без добро образование.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.היא גדלה בחווה באוסטריה, ענייה מאוד, ולא היתה לה כמעט השכלה.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.لقد ترعرعت في مزرعة في النمسا، فقيرة جداً، لم تحصل على الكثير من التعليم.
Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü.教育もあまりうけていません 彼女は合衆国に来て セメント運搬業者の
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.A mnohí budú nasledovať ich prostopaše, pre ktorých sa budú rúhať ceste pravdy.
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.A mnozí následovati budou jejich zahynutí, skrze něž cesta pravdy bude v porouhání dávána.
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.A wiele ich naśladować będą zginienia ich, przez których droga prawdy będzie bluźniona.
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.Có nhiều kẻ sẽ theo họ trong những sự buông tuồng, và đạo thật vì cứ họ sẽ bị gièm pha.
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.Có nhiều kẻ sẽ theo họ trong những sự buông_tuồng , và đạo thật vì cứ họ sẽ bị gièm_pha .
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.De skola få många efterföljare i sin lösaktighet, och för deras skull skall sanningens väg bliva smädad.
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.E muitos seguirão as suas dissoluções, e por causa deles será blasfemado o caminho da verdade;
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.És sokan fogják követni azoknak romlottságát; a kik miatt az igazság útja káromoltatni fog.
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.In mnogo jih bo hodilo za njih razuzdanostmi, zavoljo katerih se bo preklinjala pot resnice.
Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek.Ja moni on seuraava heidän irstauksiaan, ja heidän tähtensä totuuden tie tulee häväistyksi;