Ordudaki reform ve getirdiği maliyetler Prusya'da bir anayasal krize sebep oldu.Військові реформи (і видатки на їхнє проведення) спричинили конституційну кризу в Пруссії.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.Проте всі вони в силу різних причин відмовилися їх прийняти.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.З рештою, тварини можуть бути забарвлені випадково.
Virüsün bulaştığı bu ilk kişiler, hastalığın önce diğer köylere yayılmasına sebep oldular.Люди, що заразились інфекцією внаслідок контактів із цими першими жертвами — поширили хворобу й на інші села.
Bu da ancak tank mürettebatının ölümü gibi bir sebepten olabilir.Це і стало причиною загибелі екіпажа.
Yıldırım da elektrik yanıklarına sebep olabilir.Блискавка також може спричинити електричні опіки.
Ancak bu teori nedensellik döngüsüne sebep olur.Ця теорія, однак, створює петлю причинності.
Yaralanmalara sebep olmaz.Але не від ран.
Şimdiyse bazı sebeplerden ötürü işler ters gitmiştir.Проте з певних причин робота зупинилася.
Bu sebeple her oyun birbirinden farklıdır.Ігровий процес за кожного з них відрізняється.
Bu durum içinin kararmasına sebep oldu.Саме це стало причиною їхнього занепаду.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Точні причини відмови від тарану (лат.: rostrum, грецьк.: ἔμβολος) залишаються неясними.
Sebep her ne olursa olsun, Philip Gordian'ın ölümünden sonra İmparatorluğun bordo kaftanın ele geçirdi.Як би то не було, після смерті Гордіана імператором став Філіпп.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Загалом опіки знаходяться серед п'ятнадцяти головних причин смерті дітей.
Orada aktif bir şekilde HCl salgılanmasına sebep olur.При дії HCl стає драглистим.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.У багатьох країнах проводять тести на сифіліс і, отже, ризик захворювання є низьким.
2004 şubatında Singapur hayvanat bahçesinde iki ayı aynı sebeple yeşile döndü.Після цього, в 2004 році, аналогічим чином позеленіли білі ведмеді в сингапурському зоопарку.
Bu sebeple de darbelere daha duyarlıdır.Проте і результат роботи вражає більше.
Tutkular ölümden sonra doğuma ulaşmaya sebep olur.Тільки вони мають надію на життя після смерті на небі.
Bu sebeple; Tanrı'ya inanmak Tanrı'ya inanmamaktan daha akılcıdır.Таким чином, поняття буття невід'ємне від ідеї Бога.
Bu sebeple, grup çalışanlarının en azından CCNA sertifikası sahibi olması zorunludur.Для отримання сертифіката потрібен сертифікат CCDA.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Процеси моніторингу й керування (Monitoring and Controlling Processes).
Budizmin diğer temel ilkesi hiçbir şeyin tesadüfen meydana gelmediğini ileri süren sebep kanunudur.Перший закон Скотта: Неважливо, що щось іде неправильно.
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Але потім з невідомих причин співачка вирішила взяти паузу.
Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.Потиличні ураження може спричинити візуальні галюцинації.
Saç kaybına sebep olan diğer pek çok neden vardır, bunlar genetik ile karıştırılmamalıdır.Крім того, чимало комах, що мають придатки не пов'язані із розмноженням.
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.По ряду причин фільм не був реалізований.
Bu sebeple uzatmalar oynandı.Для цього й завербували Веслі.
Çoğu vaka genetik bir sebep olmaksızın sporadik olarak ortaya çıkar.Більшість випадків гліобластоми носять спорадичний характер, без генетичної схильності.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Це причина, чому їх важко виявити.
Yine bu sebepten süpernova ya da galaksi merkezi gibi yoğun bir sistemin merkezinden bile görünürler.Таким чином, можна побачити центр щільних систем, як осердя наднової, або Галактичного Центру.
Bu sebepten dolayı her zaman hissettiğimi aktarmaya çalıştım.Я хочу, щоб ви відчували страх, який я відчуваю щодня.
Bu sebeple "İmkansızlıklar Dedektifi" diye de anılır.Також відомий під назвою «Дефективний детектив».
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Анатомічні дефекти призводять до контакту між зовнішнім середовищем та нервовою системою.
Hōgen Ayaklanması hiç beklenmeyen sonuçlara sebep oldu.Напад короля був, як завжди, неочікуваним.
24 Aralık 2013'te yayımlanacaktı fakat bilinmeyen sebepler yüzünden iptal edildi.Знімальний процес почався 2 грудня 2014 року, але через недофінансування був зупинений.
Burada tartışmaya sebep vermeyecek şekilde öyel prosedürden geçirilir.Встановлюються прості правила поведінки, щоб уникнути суперечок.
Ancak bu harç ciddi sorunlara sebep olmuştur.Однак реалізація цього задуму наштовхувалася на великі труднощі.
Bu sebepten Uşak Cephesi zayıflamıştı.Становище робітників помітно погіршилось.
Bu sebeple, bir eksen üzerindeki dönüşler bir grup oluşturur.Таким чином, множина проективних відображень утворює групу.
Rusya'da yaşanan fiyasko, Alman prenslerinin Fransa'ya bağlılığının zayıflamasına sebep oldu.Фіаско в Росії послабило контроль франції за німецькими князями.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.Може виникнути і за іншого порядку ходів.
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Втім цю ідею більшістю було відкинуто.
Bunun sebepleri tam olarak bilinmemektedir.Причини цього точно не відомі.
Bu arada bir veba salgının patlak vermesi çok büyük kayıplara sebep oldu.Тим не менше, значно більша загроза йшла від чуми.
Artık içindeki kıymetli metalin geri kazanılması amacıyla yapılan çalışmalar bu sebeple başlamıştır.Одночасно почалося здешевлення дорогоцінних металів.
Filmin dış sesi de birçok tartışmaya sebep oldu.Загалом фільм викликав багато політичних дискусій.
Ayrıca boyanın hızla kurumasına sebep olur.Вона дуже швидко росте завдяки поглинанню душ.
15 Ağustos 2011'de Irak İslam Devleti'nin Musul'da 70 kişinin ölümüne sebep olan suikast girişimleri başladı.Внаслідок серії нападів смертників 15 серпня 2011 у Мосулі загинуло 70 осіб.
Jüpiter’in manyetosferini yürüten temel sebep gezegenin dönüşüdür.Основним рушієм магнітосфери Юпітера є процес обертання планети.
Asıl sebep ile ilgili ortada sonradan uydurulan birçok dayanaksız görüş bulunmaktadır.Але було зрозуміло, що попереду ще багато невирішених питань.
20 Mart 1995'te Tokyo metrosunda sarin gazıyla yaptıkları eylem 12 kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu.20 березня 1995 року в токійському метро відбулася газова атака з використанням зарину.
Olay küçük çaplı protestolara sebep oldu.Це викликало протести міщан.
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.Втім як така ніколи не використовувався з невідомих причин.
Bu sebeple en çok hadis nakleden sahabe olduğu söylenmektedir.Вважається що така трембіта звучить найкраще.
Bu durum onun konserleri kaçırmasına sebep oldu ve gruptan atıldı.Деякі обставини змусили його покинути клуб.
Bu durum bir paradoksa sebep olur.Виходить навіть такий парадокс.
Ticari önemi de bu sebeptendir.Цей вид має комерційне значення.
Bu sebeple ki Finlandiya'da yaşayan çoğu Türk gencin annesi Findir.Він хоче, щоби молоде українське покоління було здорове.
Öykünün popülerliği bazı tartışmalara da sebep oldu.Не дивно, що його дослідження стали причиною дискусії.