Ana içeriğe geç
Sözlük

sebep ile cümle

sebep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sebeple söz konusu şubenin adı "makaroni" olarak kabul edildi.Algumas pessoas geralmente se referem a ele com o apelido de "macarrão".
Binlerce Kıbrıs Rumlarını kamplara göndermiş ve binlerce ölüme sebep olmuştur." ifadesi yer almaktadır."Matamos mais de 100 entre as fileiras do exército", disse ele após a confrontos.
Diğer virüslerde aynı aileye aittir ve insanlarda hastalıklara sebep olur.Outros parasitas da mesma família são causadores de oncocercose.
Cooper eşleri yığını bu sebepten dolayı bir süperakışkandır, elektron kaybı olmadan hareket edebilir.Concluindo que o par de Cooper é um superfluido, significando que pode fluir sem dissipação de energia.
İki takımın renklerinin aynı olması ve amblemlerinin çok benzemesi de bu sebeptendir.As cores do vestuário de ambas as equipes e a de ambos os goleiros devem ser claramente diferentes.
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.Recebeu esse nome por causa da sua coloração verde na maior parte do seu corpo.
Sıkıntı, korku, zihin bulanıklığı, ajitasyona sebep olur.Ou seja a paixão, o medo e a fúria nos fazem perder o discernimento.
Bu sebeple İsrail, Fransa’yı protesto eder.Junto nós estamos contra Israel.
Fransa ve Çin-Sovyet ayrılığını sebep gösteren Çin hükümetleri antlaşmayı imzalamamışlardır.Contudo, nem a França nem a China, ambos Estados com armas nucleares, assinaram o TIP.
Çocuklarda görülen akciğer veya idrar yolun enfeksiyonları da kusmaya veya ishale sebep olabilir.As infecções pulmonares ou do trato urinário em crianças podem também estar na origem de vómitos e diarreia.
Bu sebeple de her türlü anlaşma imkânsız hale geldi.A relação deles torna-se impossível.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Por isso é muito difícil de se observar.
Bu sebeple daha fazla devrim macerasına ihtimal verilmiyordu.Talvez ainda houvesse chance para a revolução, mesmo sem ele.
Etkilenen ülkeler ve halklarının durumu, dünya çapında bir insani yardım kampanyasının başlamasına sebep oldu.A situação de muitos povos e países afetados em todo o mundo provocou uma resposta humanitária.
Bu sebeple yukarıdan aşağı inildikçe atom yarıçapı arttığından iyonlaşma enerjisi azalır.Do topo para baixo, o raio atômico dos elementos aumenta.
Bu sebeple Türk ulusu Hititler, Urartular'ın eserlerinin doğal mirasçılarıdır.Os burgueses eram inimigos naturais da aristocracia possuidora de terras.
Sistemik rahatsızlıklar da dişte renk değişimine sebep olabilir.A desidratação pode ainda provocar a coloração azulada da pele.
Bu sebepten daha sert diğer metallerle alaşımları halinde kullanılır.Funde-se muito facilmente com outros metais.
Virüsün bulaştığı bu ilk kişiler, hastalığın önce diğer köylere yayılmasına sebep oldular.As pessoas infectadas por essas vítimas espalharam a doença para outras vilas.
Bu sebeple en çok tercih edilen amortisörlü olanıdır.Pela mesma razão, é estruturalmente um dos aminoácidos mais simples.
Bu sebeple genel taraftar kitledi Portekiz asıllılardan oluşur.Todos estes foram processos que produziram a existência de comunidades portuguesas fora de Portugal.
Oyuncunun tutuklanması dizideki geleceği ile ilgili spekülasyonların yayılmasına sebep oldu.Com isso, as atualizações no site cessaram que estimularam a especulação sobre o futuro do site da comunidade.
Bu sebeple halen büyük kargo uçaklarında kullanımdadır.Por este motivo ele é usado em servidores de grande porte.
Ems Telgrafı 1870-1871'deki Fransa-Prusya Savaşı'nın başlamasına sebep olan nottur.O Despacho de Ems precipitou a Guerra Franco-Prussiana de 1870-71.
Bu düellonun arkasında yatan gerçek sebepler belirsiz kalmaya devam etmektedir.A origem exata deste desporto permanece obscura.
Bu ısınmanın fazla olmasına, ısınma ise konveksiyonel yağışlara sebep olur."Mesmo se o aquecimento estiver acontecendo, deve-se a causas naturais".
Bu sebeple Moskova bazen "beş denizin limanı" (порт пяти морей) olarak adlandırılır.Om deze reden wordt Moskou soms ook wel de "haven van de 5 zeeën" (порт пяти морей; port pjati morej) genoemd.
Fakat, sonradan Âd kavmi ile benzer sebeplerle helak edilmişlerdir.Aad de Mos werd aangewezen als zijn opvolger.
İnsanlarda enfeksiyona 20’den fazla Leishmania türü sebep olur.Er zijn meer dan 20 Leishmania–soorten die bij mensen infecties veroorzaken.
Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.Het volk prijst hem om zijn rechtvaardige oordeel (koor: ’Che del ciel’).
İnsanlarda alerjiye sebep olurlar.Allergie bij mensen.
Bu sebeple Madonna şarkıyı baştan okumak zorunda kalmıştır.Aanvankelijk zou Madonna de tekst zingen.
Bu sebeple, meromorf fonksiyon fikri her Riemann yüzeyi için de tanımlanabilir.Hierdoor kan de notie van een meromorfe functie voor elke riemann-oppervlak worden gedefinieerd.
Bu sebepten toplam 0 dır.Meestal is dat een 0.
Bu durum bir paradoksa sebep olur.Dit is een paradox.
Mathias Rust'ın Mayıs 1987'deki uçuşu ve sonunda Moskova'ya inmesi PVO içinde büyük çalkantılara sebep oldu.Mathias Rusts vlucht naar Moskou in mei 1987 veroorzaakte een grote opschudding binnen de PVO.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.APOEL Nicosia trok zich terug om politieke redenen.
Bu sebeple Bir'e hiçbir sıfat yüklenemez.Er worden dus geen werken afgeschreven (vaktaal voor: "verwijderd").
Anafilaksi, vakaların %0,7-20'sinde ölüme sebep olur.Anafylaxie heeft in 0,7% tot 20% van de gevallen een fatale afloop.
Clara'nın ölümüne sebep olmuştur.Daarop overlijdt Clara.
Buna SCP-055 sebep olur.Daarnaast ligt ze aan de weg SP-055.
Bu sebeple X-2 uçağı paslanmaz çelik ve bakır-nikel alaşımından inşa edildi.De Bell X-2 werd hierom gebouwd van roestvast staal en een koper-nikkellegering.
Bu saldırı Kanada'da silahla ilgili yasaların değişmesine sebep oldu.De moorden leidden ook tot een verscherping van de wapenwetgeving in Canada.
Bu sebeple de Mısır ve Suriye arasında bulunan askeri birliklere katıldı.Daar was ze onder andere verbindingsofficier tussen Egypte en India.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.Hij roept dan ook Ik ben God en buiten mij is er niemand.
Bu sebeple metro, az sayıda yolcuya sahiptir.Het metrostation trok dan ook een groot aantal reizigers.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Ze zijn om die reden lastig te identificeren.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Door anatomische defecten kan er een open verbinding bestaan tussen de buitenomgeving en het zenuwstelsel.
Sebep ve maksadı henüz anlayamadım.De afkomst en inhoud zijn nooit opgehelderd.
Bu sebeple halk arasında 93 mâcırı olarak da bilinirler.Get you kreeg 93 punten van het publiek.
Her iki yayım da skandala sebep oldu.Beide werken veroorzaken een groot schandaal.
Bu sebeple Drude-Sommerfeld modeli olarak da anılmaktadır.Dit is gebaseerd op het atoommodel van Sommerfeld.
Bazen bu balıkların ölümüne de sebep olur.Dit geeft soms aanleiding tot vissterfte.
Alerji testi, kişinin anafilaksisine neyin sebep olduğuna karar vermeye yardımcı olabilir.Met allergietests kan geprobeerd worden om vast te stellen wat de oorzaak van de anafylaxie geweest is.
Bu sebeple Ukrayna, Samoylova'nın ülkeye girişini yasaklamıştır.De Oekraïense regering besloot hierop om Samojlova de toegang tot het land voor drie jaar te ontzeggen.
Bu sebeple de tercih edilirler.Ook wordt deze voorgetrokken.
Bu sebeple bu tümcede değişleme vardır.)De staatshervormingen brachten hier verandering in.)
Bu sebeple her oyun birbirinden farklıdır.Dat wil zeggen dat elk spel anders zal verlopen.
Saldırıdan yıllar sonra, Cử, Diệm'in muhaliflere karşı tavrını saldırıya sebep olarak gösterdi.Jaren later gaf Cử als reden voor de aanval de behandeling van oppositiepartijen door Diệm.
Göbü bu sebepten dolayı devamlı sel felaketleri ile karşılaşmaktadır.Vanwege deze eigenschap hebben de Lamaars het continu aan de stok met de Woefs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod