Bu sebeple köyün nüfusu tamamen kaybolmaya yüz tutmuş durumdadır.وبهذا تنجو المدينة من الدمار الكامل.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Çıkan solucanın sebep olduğu ülserler bakteri ile enfekte olabilir.القرحات التي تسببها الدودة الخارجة قد تصاب بالبكتيريا.
Alparslan Çakırbeyli'nin annesinin ölümüne sebep olmuştur.كانت مربيته لايتفوت كشخصية الأم لبيكون.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.يعود النمو السكاني الكندي للهجرة وإلى حد أقل إلى النمو الطبيعي.
2013 yılında 89 yaşındayken, Kaliforniya’daki evinde 14 Ocak 2013 tarihinde doğal sebeplerden ötürü öldü.توفي باين في 14 يناير، 2013 في منزله في ليفرمور، كاليفورنيا من أسباب طبيعية، البالغ من العمر 89.
Bu sebeple, köyde bugün de birçok göçebe aile bulunur.حاليا يقطن الوادي العديد من العائلات.
Manto çekirdek sınırı olarak bilinen manto tüyünden yükselmesinin sebep olduğunu düşünmektedir.يحدد عدد خيوط اللحمة في السنتمتر بضبط معدل طوي الثوب على أسطوانة القماش.
Bu olumsuz tepkiler şairde büyük bir moral çöküntüsüne sebep oldu ve sağlığı bozuldu.وأصبح ذلك التأثير السلبي سببا كبيرا في إنهيار حالته النفسيه وإفساد صحته.
Bu sebeple Biryu kardeşi Ojo’nun yanına gitti ve ondan Sipje tahtını istedi.بعد ذلك ذهب بريو إلى أخيه أونجو وطالب بعرش سبتشي.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.يجب استبعاد الحيوانات التي من المرجح أن تلد أثناء النقل.
Hadisenin nedenlerinin, sebeplerinin, sonuçlarının veya özelliklerinin açıklanması gerekir.أية بيانات أخرى تفيد ظروف وقوع العنف وأسبابه ونتائجه.
Hükümetin ülkede tam olarak otorite kuramaması ulemanın halk üzerindeki etkisinin artmasına sebep olmuştur.سياسات الحكومة لم يمكن تنفيذها بشكل صارم بسبب قوة الوثنية بين السكان.
Bir insanda görülen hastalığın türü, enfeksiyona sebep olan Echinococcus türüne bağlıdır.O tipo de doença que ocorre nas pessoas depende do tipo de Echinococcus que causa a infeção.
Guardian Media Group aynı sebepten dolayı £100,000 lık bağış yapacağının teminatını verdi.O Guardian Media Group anunciou uma doação separada 100 mil libras esterlinas para a mesma causa.
Savaş, şehirdeki Arap ve Yahudi nüfuslarının yerlerinden edilmelerine sebep oldu.A guerra levou ao deslocamento das populações árabe e judaica na cidade.
Kusmaya sebep olan yöntemler önerilmez.Os métodos para provocar o vómito não são recomendados.
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.Assim, Luís e Adelaide se casaram em fevereiro de 875.
Bu başarı Crisp'in yeni alanlara yönelmesine sebep oldu: konuşmacılık ve oyunculuk.Este sucesso lançou Crisp numa nova direcção: teatro e professor.
İnsanlarda enfeksiyona 20’den fazla Leishmania türü sebep olur.As infeções em seres humanos são causadas por mais de 20 espécies de Leishmania.
Kriz, 1887 yılından bu yana İzlanda'dan en büyük göçe sebep oldu.Esta crise tem resultado na maior onda emigratória islandesa desde 1887.
Lokanta sahibi Flappy, Stewie'nin onun bebeği olduğuna inanır ve bu sebeple işi Meg'e verir.Ela faz com que o dono do restaurante, Flappy, acredite que Stewie é seu bebê para que obtivesse o trabalho.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.Este recusou, alegando várias razões.
Yıldırım da elektrik yanıklarına sebep olabilir.Os relâmpagos podem também provocar queimaduras elétricas.
Millwood taburcu edilmiş ancak görünüşe göre 31 Mart 1888 yılında doğal sebeplerden 38 yaşında ölmüştür.Ela foi socorrida mas aparentemente morreu de causas naturais aos 38 anos em 31 de março de 1888.
Hepatit C, vakaların yalnızca %15’inde şiddetli belirtilere sebep olmaktadır.A infecção da hepatite C manifesta-se através de sintomas agudos em 15% dos casos.
Bu sebeple uzun süre boyunca ampirik çözümler tercih edilmiştir.Ao contrário, buscou oportunidades de longo prazo.
Bazı kristaller artık entropiye sebep olan hatalar oluşturur.Alguns cristais formam defeitos que provocam uma entropia residual.
Fermi nötron sebepli radyoaktiviteyi İtalyan La Ricerca Scientifica dergisinde 25 Mart 1934'te yayınladı.A descoberta foi rapidamente reportada para a revista italiana La Ricerca Scientifica em 25 de março de 1934.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Os defeitos anatómicos podem permitir a continuidade entre o ambiente externo e o sistema nervoso.
Yüzyıllar boyu süren savaş ve hor görme, bu ormanların yok olmasına sebep oldu.Ao longo de séculos de guerras e de negligência, estas florestas foram destruídas.
Bu da değişik kültürlerin iç içe geçmesine sebep olmuştur.Isto fez com que o desenvolvimento de outras diversas culturas.
Locke, ona gördüğünün bir halüsinasyon olduğunu söyler, başına sürdüğü şey, bunları görmesine sebep olmuştur.Zach, convencido de que tudo que viu é uma alucinação, vai dormir.
Buna sebep olanın, eylemlerimizin ve etkinliklerimizin nedenlerini bilmememiz olduğunu söyler.Ele questiona o significado das nossas ações, seja o que for.
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Por causas naturais.
Paerl, Amstelveen'de 22 Ağustos 2013'te normal sebeplerden 92 yaşında öldü.Faleceu em Amstelveen a 22 de agosto de 2013, aos 92 anos.
Bilinmeyen sebeplerden dolayı stüdyonun istediği oyuncu kadrodan çıktı ve onun yerine Facinelli seçildi.Por razões desconhecidas, o ator não pôde interpretar o personagem e Facinelli foi selecionado em seu lugar.
Sebep olduğu hiçbir kötü şey yoktur ...Que nada de mau nos aconteça...
Çok büyük tümörler nefes darlığına sebep olabilirler.Ambos os tipos podem causar sérias disfunções respiratórias.
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.As pessoas escolhem usar lentes de contato por diversas razões.
Babasının erken ölümü onu destekleyenlerin azalmasına sebep oldu.A morte de seu pai com pouca idade o obrigou a ajudar a sustentar sua família.
Geçmişte, bu değerin. görünüşte sebepsiz bir şekilde aşağı ve yukarı hareket ettiği olmuştur.Tem aumentado e diminuído no passado sem razão aparente.
Bu sebeple günümüzün en popüler dağıtımlarından biri olan PCLinuxOS dağıtımını temel almaktadır.Apesar disso o Kurumin é uma das distribuições mais leves disponíveis hoje em dia.
Bu sebepten toplam 0 dır.Portanto, seu resultado será 0.
Bu sebeple AOA kendisinin 7+1 kişilik grup olduğunu söyler.É por isso que o grupo também é chamado de "7+1".
Bu sebepten kral antilop dünyadaki en küçük antilop türüdür.O elande-gigante é a maior espécie de antílope no mundo.
Bu da daha uzakta görünmelerine sebep oluyor.É algo que te leva para longe.
Yine bu sebepten bebek ölüm oranları yükselmeye başladı.Ao mesmo tempo, a mortalidade infantil começou a subir.
Bu sebeple Selahaddin Kapısı olarak da anılır.É chamado também de Porta Viridaria.
Plazma daha düşük bir kırılma indisine sahiptir ve lazer ışınının odak dışı kalmasına sebep olur.O plasma tem um índice de refração menor que um, fazendo com que o feixe de laser perca o foco.
Bu sebepten Tenaya yeniden güncellendiğinde bile onu yok etmek için uğraşır.Assim, por mais que ele tente salvar o mundo, ele está destinado a destruí-lo.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.E questionei a Deus a respeito disso, pois, não era esse o nome do meu trabalho."
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Ao contrário do subtipo pallidum, estas subespécies não causam doenças neurológicas.
Bu sebeple bu bölümde Meg karakteri Mila Kunis yerine Lacey Chabert tarafından seslendirildi.De acordo com esse fato, Meg é dublada por Lacey Chabert em vez de Mila Kunis.
15 Ağustos 2011'de Irak İslam Devleti'nin Musul'da 70 kişinin ölümüne sebep olan suikast girişimleri başladı.Em 15 de agosto de 2011, uma onda de ataques suicidas do ISIS tiveram início em Mosul resultando em 70 mortes.
Bu etkenler nüfusun azalmasına sebep olmuştur.Isso parece ter aliviado a população.
Teofanes, evliliğin bozulmasının sebeplerini İrini'nin entrikalarına bağlar.Teófanes atribuiu a ruína do casamento às maquinações de Irene.
Bu sebeple tüm devre aynı anda başlar ve aynı anda durum değiştirir.Todos fazem exatamente os mesmos movimentos, e ao mesmo tempo.
Altı yaşında bilinmeyen tıbbi sebeplerden dolayı kör oldu.Faleceu de causas desconhecidas aos 46 anos de idade.
Bu durum genel olarak politik sebeplerden dolayıydı.As circunstâncias eram, em grande parte, políticas.