Ana içeriğe geç
Sözlük

sebep ile cümle

sebep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sebeple yarışlar için uygun değildir, çünkü kısa mesafelerde çok yüksek hızlara çıkamamaktadır.Non consideriamo le forze gravitazionale perché in un tratto così breve sono trascurabili.
Banok Savaşı da benzer sebeplerle ertesi yıl patlak vermiştir.Anche Robelo rinunciò alla Giunta nello stesso anno per gli stessi motivi.
İki yüzden fazla virüs nezleye sebep olabilmektedir.Tuttavia, ci potrebbero essere altre spiegazioni per questo cognomen.
Bunlarla beraber aracın inflak etmesine ve mürettebatın ölümüne sebep olabilir.Ciò porterà alla distruzione della nave e alla morte di tutto l'equipaggio.
Bu sebeple, hayatta kalanın denetlenmesi şarttır.E di conseguenza il segreto dei superpoteri rimane tale.
Bu sebepten ötürü daha başlarken ilişkileri oldukça kırılgandı.Al momento della sua uscita, i rapporti rimasero amichevoli.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Quella morte scatenò due mesi di disordini in Tibet.
Çok katlı binaların yıkılması ölü sayısının artmasına sebep oldu.Il parziale crollo delle volte ha prodotto la distruzione delle gradinate superiori.
Ancak her iki tarafın da taleplerinde kesin fikirli olması, bu girişimin de sonuçsuz kalmasına sebep oldu.Entrambi desiderano una grazia da voi e quindi hanno sollecitato la mia raccomandazione a voi.
Bu sebepten üretimi durduruldu.Di conseguenza abbandonò la produzione.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.Era usato per difesa.
Bu sebeple Drude-Sommerfeld modeli olarak da anılmaktadır.Per questo è anche chiamata costante di Sommerfeld.
Bu sebepten tarihçi Gumilyov, Tiflis'i Hazarlara atfeder.Per questo motivo Gumilev attribuisce la presa di Tbilisi ai Cazari.
Bu sebeple Hristiyanlarca da hac yeri olarak kabul edilmektedir.E non sorprende, perciò, trovarvi anche dei cristiani.
Ardından dönse bile çeşitli sebepler yüzünden kadroya alınmadı.Fu deciso di non dare seguito al progetto per vari motivi.
Japon mitolojisinde, Namazu (鯰) adı verilen dev kedi balığının depremlere sebep olduğuna inanılmıştır.Nella mitologia giapponese, Namazu (鯰?) è un enorme pescegatto in grado di dare origine a terremoti.
Çünkü çamurlu tabaka onların ölümüne sebep olur.Il serpente lo morse provocandone la morte.
Çoğu vaka genetik bir sebep olmaksızın sporadik olarak ortaya çıkar.La maggior parte dei casi tuttavia è sporadica e non geneticamente determinata.
Her bölüm, bir faciayı sebepleriyle ve faciaya yol açan koşullarla anlatmayı amaçlar.Ogni stato contiene le istruzioni per gestire gli eventi che avvengono su un oggetto.
1995 yılında Sırp ordusu Kosova'ya girdi ve birçok sivilin öldürülmesine sebep oldu.Nel frattempo Stopford bombardò Beirut uccidendo molti civili.
Bu sebeple keten yağı taze olarak tüketilmelidir.Pertanto, il vecchio preservativo deve essere correttamente smaltito.
Bütün sebep bu!"A causa mia!»
Sebep olduğu hiçbir kötü şey yoktur ...Non venne fuori un cattivo lavoro...
Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.È perciò spesso considerato come il padre della topologia moderna.
Bu sistemin yapılmasındaki temel sebepler şunlardır.La logica del sistema vuole proprio questo...
Bu sebeple şirketler,geleceğe yönelik stratejik planlarını oluşturma telaşı içinde olurlar.La società getta così le basi per progetti futuri.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Le ragioni esatte dell'abbandono del rostro (rostrum in latino, ἔμβολος in greco) non sono chiare.
Bu sebepten dolayı köyün yoluna ''Ölüm Yolu'' adı verilmiştir.Per questo è chiamata anche Camino de la muerte (strada della morte).
Temizlik de bu seçimin en önemli sebeplerinden birisidir.Questa presa di posizione sullo sviluppo economico è stata una delle ragioni principali della sua elezione.
Enfeksiyona neden olan iltihabı bilinmiyor ama patologlar, buna bir virüsün sebep olduğuna inanmakta.La causa è sconosciuta, ma la peste è considerata una probabile colpevole.
Cinse ait türler çok zehirli olup insan ölümlerine sebep olmaktadır.La specie è molto tossica e può causare avvelenamento mortale nell'uomo.
Biri sol bacağına bir pala ile vurdu, bu, kaptanın yüzüstü düşmesine sebep oldu.Una raffica di mitra lo colpì ad una gamba, facendolo stramazzare al suolo.
Bu göç, köy nüfusunun önemli ölçüde azalmasına sebep olmuştur.Il problema prioritario di quest'area è quello di ridurre considerevolmente il numero di abitanti.
Bir olay birçok âyetin inmesine sebep olabilmektedir.Un’operazione che può aver fatto comodo a molti.
Bu sebeple asla yargılanamadı.La sentenza non fu mai eseguita.
Isırıkları ölüme sebep olan örümcekler bilimsel literatürde detaylı olarak belgelenmiştir.I ragni di seguito elencati sono noti per aver causato decessi ben documentati nella letteratura medica.
Bunlar DNA'da bozulmaya sebep olur.Introduzione di rotture nel DNA.
Bu durum içinin kararmasına sebep oldu.Questo fatto lo portò alla depressione.
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.Fra questi: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas, e Enterobacter.
Gençliğinin titiz doğallığı şeklin soyutlanmasında artışa sebep oluyordu.Come conseguenza la sua naturale crescita si interruppe in giovane età.
Bu sebeple, bir kod çözücüyü "VE" mantık kapısı olarak düşünebilir.Pertanto, si potrebbe definire il "trascendentale" come una sintesi di "immanente" e "trascendente".
Bazen bu balıkların ölümüne de sebep olur.La cattura di questi pesci è occasionale.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.L'incendio provoca effetti di diversa natura.
Bu durum eşiyle boşanmasına sebep olmuştur.Ciò causò il disaccordo col marito.
Bu başarısızlık, avantajın Ruslara geçmesine sebep oldu.A causa della fretta degli attaccanti, la vittoria fu dei russi.
Bu sebeple Rousseau anlaşılması güç bir düşünür olmuştur.Peccato però che anche Raimondo abbia avuto la stessa idea...
Bu sebeple de yalnızca gerekli durumlarda uygulanması önerilmektedir.È quindi impiegata soltanto in situazioni che richiedo interventi urgenti.
Bu sebepden ötürü sosyoloji tarihe ya da tarihî bilgilere başvurmak zorundadır.Il ricorrente deve dunque narrare i fatti e le circostanze storico ambientali.
Ayrıca Pokémon animesinin bazı bölümleri çeşitli sebeplerle yasaklanmıştır.La serie animata dei Pokémon è incorsa più volte in censure, per i motivi più vari.
Bu sebepten, kısa süre sonra görevden alındı.Proprio per questo motivo si licenzia poco dopo.
Sebepler yazılırken tarafsız davranmalı, fakat çözülebilir olmalarına özen gösterilmelidir.La vicenda lo condurrà a operare una scelta rischiosa ma che si rivelerà felice.
Kazaya neyin sebep olduğu bilinemedi.Non ha però specificato la causa dell'incidente.
Fazla miktarda alındığında zehirlenmelere sebep olur.Può provocare seri avvelenamenti se consumato in quantità.
Kitap, 1896 şubatında yayınlandı ve hemen tartışmalara sebep oldu.Il libro, pubblicato nel 1889, ebbe un successo immediato ed è rimasto in stampa sino ad oggi.
Böylece yeni katliamların başlamasına sebep olmuştur.Incominciarono così le prime ipotesi di ucciderlo.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.L'imputato stette in silenzio per tutta la durata del processo, limitandosi alcune volte a ridere.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Il Costume tradizionale rischia oggi di scomparire.
Böylece akımın büyük çoğunluğunun kaybolmasına sebep olur.Questo avvenimento causò la perdita di buona parte della popolazione.
Bu sebepten FM yayıncılığında varaktör kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.Infatti attualmente il software SIMD si sta diffondendo rapidamente.
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.Почему-то по ночам я бодрее.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sebep ile cümle - Sayfa 33 - sebep kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App