Bu yüzden bu alanları kutsal saymaktadırlar.فتتميز هذه الأماكن بقدسية كبيرة.
Film çekimlerinde kitaptaki bir sürü ayrıntıyı hiçe saymak zorunda kalmıştık.فقدمت أثناء تغطيتها للموقع الكثير من محتويات الكتاب.
Mitolojik metinler; Bu metinler arasında Horus ve Seth hakkındaki anlatımları saymak mümkündür.De mythe van de Strijd tussen Horus en Seth zou hiernaar kunnen verwijzen.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Beter ermee verlegen dan erom verlegen.
Bunlara ilaveten özel etiketli Endura markasını da saymak gerekir.Ook bij de rangschikking dient er een nauwgezette etiquette in acht worden genomen.
Hayvanat bahçesi, hayvanlarını gerçekten değer biçilmez saymaktadır.Chów zwierząt jednak nie zapewnia im wystarczających środków do życia.
Bu yüzden de, sessel ve duygusal katmanları ayrı ayrı görmek ve saymak çoğu zaman zor." dedi.W rezultacie, dźwięki i emocjonalne warstwy są często trudne do podważenia”.
7 yıl sonra, Heda ikinci bir bebeğin doğumuna gün saymaktadır.Patronuje szóstemu dniowi (stąd imię) po narodzinach dziecka.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Łatwiej to napisać, niż powiedzieć.
Çünkü kendilerini güçlü oldukları için özel saymaktadırlar.För andra betydelser, se Strong.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Краще пояснювати, чим виправдовуватися.
Bu yüzden bu alanları kutsal saymaktadırlar.Takovéto místo je pak posvátné.
Şiâ bu günü Aşure Günü adıyla yüzlerce yıldır anmakta ve o günü yas günü saymaktadırlar.Tento rok oslaví letiště 100 let a uskuteční se k tomuto výročí letecký den.
Günleri ve haftaları saymak olan bu davranış, Tevrat’ın gönderilmesine duyulan şevki ve beklentiyi anlatır.Toto počítání dnů a týdnů se chápe jako vyjádření přání a očekávání darování Tóry.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu 1990'dan sonra yerleşenleri göçmen saymaktadır.Za imigranty se považují ti lidé, kteří se usídlili v Izraeli po roce 1990.
Etimolojik olarak Farsça kökenli bu kelime ''hatır saymak'' manasına gelir.Etymologicky je slovo přezkář odvozeno právě od slova přezka.
Çünkü kendilerini güçlü oldukları için özel saymaktadırlar.Acum să fii foarte atent, pentru că e foarte important!
Bu denklem aynı zamanda dünyanın dönüşünü de yok saymaktadır.Acest fapt nu înseamnă că și linia de regresie va fi curbată.
Bu yüzden bu alanları kutsal saymaktadırlar.Ezeket a helyeket szent helyeinek tekinti.
Bunu bir bakıma Hollanda'nın lale devri saymak mümkündür.I stilen synes den noget påvirket af den nederlandske fontetype.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu 1990'dan sonra yerleşenleri göçmen saymaktadır.Med begrebet indvandrer mener man de som kom til Israel etter 1990.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu 1990'dan sonra yerleşenleri göçmen saymaktadır.Med begrepet innvandrer mener man de som kom til Israel etter 1990.
Fakat bu segmentleri saymak oldukça zordur.Størrelsen på disse gruppene har vært vanskelig å fastslå.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu 1990'dan sonra yerleşenleri göçmen saymaktadır.Biro Pusat Statistik Israel menyatakan bahwa para imigran tersebut adalah yang datang ke Israel setelah 1990.
Şiâ bu günü Aşure Günü adıyla yüzlerce yıldır anmakta ve o günü yas günü saymaktadırlar.Mereka sangat menyesali segala perbuatan yang telah terjadi dan hari itu adalah hari tangisan.
Bunlara ilaveten özel etiketli Endura markasını da saymak gerekir.Angka ini termasuk kontrak merek lain.
Bu yüzden bu alanları kutsal saymaktadırlar.Các địa điểm này rất linh thiêng.
Bununla birlikte, Balaş Sevil'in bu özverisini hiçe saymaktadır.Tất nhiên, cô bé Sybil không thể hiểu những ý nghĩa ẩn sâu này.
6 Temmuz 1988'de, seçim günü devletin oyları saymak için kullandığı IBM AS/400 sistemi çöktü.1988年7月6日の投票日、おそらくは事故によって、政府が投票を数えるために準備したコンピュータIBM AS/400にシステム・シャットダウンが起こった。
Bununla birlikte en tanınmış Topalköylüler arasında Zekeriya Güçlü'yü saymak mümkündür.同世代の袁氏有力者として袁術がいた。
Çünkü kendilerini güçlü oldukları için özel saymaktadırlar.なぜならば彼等自身がそれよりも偉いと考えているからです。
Film çekimlerinde kitaptaki bir sürü ayrıntıyı hiçe saymak zorunda kalmıştık.私はその物語を膨大な予算で映画化したいと思っていました。
Ancak kendisini Kanada'da büyüdüğü için Kanadalı saymaktadır.カナダで開発されたためこの名が付けられた。
Fakat bu segmentleri saymak oldukça zordur.測量這些數值是很困難的。
Küfür; inkâr, reddetmek, yok saymak, görmezlikten gelmek gibi anlamlara gelir.其氣宇高爽,議論清澹,而端莊恭謹,動必由禮,未嚐有惰慢之色,戲侮之言,見者皆知畏重。
Küfür; inkâr, reddetmek, yok saymak, görmezlikten gelmek gibi anlamlara gelir.보리멸과 청보리멸, 조각보리멸, 별보리멸, 점보리멸 등을 포함하고 있다.
Bununla birlikte en tanınmış Topalköylüler arasında Zekeriya Güçlü'yü saymak mümkündür.동아시아 그림 및 서예에서 가장 흔한 형태의 두루마리들 가운데 하나이다.
TÜBİTAK Yayınları'nda 10'a Kadar Saymakנקודה של WiFi עבור עד עשרה התקנים.
Bu yüzden de, sessel ve duygusal katmanları ayrı ayrı görmek ve saymak çoğu zaman zor." dedi.כתוצאה מכך, השכבות הקוליות והרגשיות לעיתים קרובות קשות לחילוץ ולפירוט".
T.C kanunları, nikah memuru önünde yapılmayan evlendirmeyi geçersiz saymaktadır.המנהג הספרדי הוא שלא לעשות כלל תנאים לפני החתונה.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Това е по-лесно да се каже, отколкото да се направи.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.No, to je lakše reći nego učiniti.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Počítať vraj vedel skôr, ako dobre hovoriť.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Bolje je biti jezen kot čutiti zadovoljstvo.
Binbir Osmanlı Hikayesi: Pösteki saymak8 Anykštėnų biografijų žinynas: Balys Sližys
Alışkanlığı rubleleri tekrardan, tekrardan ve tekrardan saymaktı.C"était son habitude, compter les roupies à maintes et maintes reprises.
Alışkanlığı rubleleri tekrardan, tekrardan ve tekrardan saymaktı.Era su hábito de contar las rupias una y otra vez.
Alışkanlığı rubleleri tekrardan, tekrardan ve tekrardan saymaktı.Era um hábito seu, contar as rupias várias vezes, sem parar.
Alışkanlığı rubleleri tekrardan, tekrardan ve tekrardan saymaktı.Se oli hänen harrastuksensa, laskea rupioita uudestaan ja uudestaan ja uudestaan.
Alışkanlığı rubleleri tekrardan, tekrardan ve tekrardan saymaktı.Это было его привычкой - пересчитывать рупии, снова и снова.
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Ale liczenie każdej osoby oddzielnie jest mozolne.
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Ám egyesével számolni az embereket nem túl hatékony, igaz?
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Dar numărarea oamenilor pe rând este ineficientă.
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?하지만, 한 번에 한 명씩 세어나가는 것은 꽤 비효율적이지요?
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Ma contare le persone una alla volta è anche piuttosto inefficiente, no?
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Mais compter les personnes une à une est plutôt inefficace, non ?
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Nhưng đếm từng người một thì có vẻ không hiệu quả cho lắm!
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Pero, contar personas de una por una es muy ineficiente ¿no?
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Но ведь неэффективно считать по одному человеку за раз.
Ancak insanları teker teker saymak oldukça verimsiz, değil mi?Но преброяването на хора, един по един е също и доста неефективно, нали?