saygı ile cümle

saygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Tenyésztői igen nagyra tartják.
Dünyanın en saygın tüm zamanların en iyi gitar virtüözlerinden biri olarak gösterilir.A világ egyik leggyorsabb gitárosaként tartják számon.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Az asszonyokat kezeld tisztelettel.
Orada büyük bir saygı kazanmış, bir manastır inşa etmiş ve keşiş hayatı yaşamıştır.Ő felügyelte egy tucat kolostorban a rendet, a kolostori élet megszervezését és folytatását.
Gayrimüslim kızlar da üniversitenin bu kuralına saygı duymak zorundadırlar.Megbecsülöm társaimat is, igyekszem betartani a szeretet törvényét az iskolában is.
Einstein ve Bohr arasında birbirine saygılı bir biçimde, dostça bir tartışma sürdü.Einstein és Bohr jóindulatú vitában álltak egymással egész életükön át (ld.
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" sıfatıyla ifade ederler.A muszlimok, úgy ahogyan a Próféta többi feleségét, édesanyjukként tisztelik.
Vahid'in arkadaşları arasında saygısı giderek artıyordu.Disney dolgozói körében nőtt az elégedetlenség.
Angelou siyahilerin ve kadınların sözcüsü olarak saygınlık kazandı.Művei révén Angelou közismert és nagy tiszteletben álló szószólója lett a feketéknek és a nőknek.
1488'de toplumda oldukça saygın bir yere sahip olan Meryem Ana Kardeşlik Örgütü'ne katıldı.1488-ban már állt benne egy Szűz Mária tiszteletére szentelt oltár.
Halen bu saygı ve sevgi devam etmektedir.Emlékét ma is szeretet és tisztelet övezi.
Çünkü karşılıklı sevgi ve saygı muhabbeti vardı.Halen de var.Végül azonban minden jóra fordul, a szerelmesek egymáséi lesznek; mert ez egy mese.
Her insan, yaşamına ve kişi bütünlüğüne saygı gösterilmesine hak sahibidir.Utóbbi szerint mindenkinek veleszületett joga van az élethez és az emberi méltósághoz.
Günümüzde halen en fazla saygı duyulan yazarlar arasındadır.Napjaink egyik legnépszerűbb írónője.
6. yüzyılda Resimlere duyulan saygı kilise tarafından da onaylanıyordu.A 6. századtól csodás erejű Krisztus-képeket is tiszteltek.
Bu nedenle yaşlılara büyük bir saygı vardır.Hasonló tisztelet illeti meg az időseket is.
Lorenzo'nun ölümünden sonra oğlu Piero aynı saygınlığı kazanamadı.Lorenzo tekintélyével szemben Piero semmit sem tudott felmutatni.
O herkese saygılıdır ve yardım etmeyi sever.Tiszteletben tartom és szeretem mindenki hitét.
Zeminle aynı renkteki takunyaları çıkarması bir saygı ifadesidir.A színezésnél azonos színt kapott csúcsok halmazát színosztálynak neveznek.
Kendisine saygı gösterilmesi koşuluyla İngiliz birliklerinin zarar görmeden geçmesine izin verdi.Még mindig azt a parancsot követtük, hogy lehetőség szerint ne okozzunk veszteséget a briteknek.
O tek kardeşine saygı duyuyor.Tiszteli az egyetlen testvérét.
Erkekler büyük golf turnuvaları profesyonel golfteki en saygın dört turnuvadır.Major-turnaukset ovat miesten ammattilaisgolfin neljä arvostetuinta kilpailua.
Medici Bankası Avrupa'nın en başarılı ve saygın bankalarından biri olmuştur.Medicien pankki oli Euroopan arvostetuimpia ja menestyneimpiä.
Zamanının en saygı duyulan hükümdarlarından olmayı başarmıştır.Hän oli yksi aikansa voimakkaimmista hallitsijoista.
Yaşayan son genrō olarak, 1920'ler ve 1930'larda Japonya'nın en saygın devlet adamıydı.Viimeisenä genrōna hän oli Japanin kunnioitetuin valtiomies 1920- ja 1930-luvuilla.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Taikaa Ilpo Kaikkonen.
Welch, yanıldığını ve niyetinin emeğe saygı olduğunu söyleyerek durumu kabul etti.Welch myönsi erehtyneensä ja sanoi tarkoituksenaan olleen osoittaa kunniaa.
Doom, underground hip hop dünyasında oldukça saygın bir yere sahiptir.Ajan myötä hän on saanut paljon myönteistä huomiota underground hip hop -piireissä.
O herkese saygılıdır ve yardım etmeyi sever.He ovat kiinnostuneita ihmisistä ja haluavat auttaa heitä.
Böylece toplumdaki insanlar saygı duyacaklardı.Tämän seurauksena he olivat yhteiskunnassa arvostettuja.
Japonya'da oldukça saygı gören bir şarkıcıdır.Hän on Japanin arvostetuin nykysäveltäjä.
Kentte saygın bir senfoni orkestrası da vardır.Kaupungissa toimii sinfoniaorkesteri.
Büyüklere her zaman saygı vardır.Isoissa on aina puksprööti.
Oyun sıralaması saygınlığa göre yapılır.Turvallisuus syntyy arvostuksen kautta.
TR-808 ayrıca dubstep müzik içinde de saygınlık kazanmaya devam etti.TB-303 vaikutti kuitenkin edelleen elektroniseen tanssimusiikkiin.
Kadın çok büyük saygı görür.Hän oli hyvin arvostettu.
Saygıyla anıyoruz.Muistoa kunnioittaen.
Bütün macera boyunca Jason, Rakyat halkının saygı duyduğu olgun bir savaşçıya dönüşür.Vähitellen aluksi pelokkaasta Jasonista kypsyy pelottava soturi, jota kunnioitetaan Rakyatissa.
Böylece tıbbi ekipler hastanın bu isteğine saygı gösterirler.Kunnioitan potilaani tahtoa.
İnsanlar eşcinsel olarak meydana çıkıp saygı istemeye başladılar.Ihmiset alkoivat esiintyä julkisuudessa homoseksuaaleina ja vaatia kunnioitusta.»
Namo "saygıyla eğilmek" "Narayana" yaşayan her varlıkta ikamet eden"dir.Koko sarja on suunniteltu tällaiseksi.» »Narnia edustaa kaikkea sitä, mikä uskonnossa on vastenmielisintä.»
Bu nedenle yaşlılara büyük bir saygı vardır.Vanhempia naisia kunnioitetaan suuresti.
Her insan, yaşamına ve kişi bütünlüğüne saygı gösterilmesine hak sahibidir.Kunnioitan jokaisen ihmisarvoa ja oikeuksia.
Beşinci Bölüm: Kendisini simgeleyen kavramlara saygılı olmayı buyuran bölüm.Kirjeen viides osa varoittaa määrittelemästä ja tulkitsemasta uudelleen kristillisyyteen kuuluvia käsitteitä.
Eski medeniyetler yılanlara saygı gösterir onlara tapar ve onlardan korkarlardı.Pappeja oli paljon, ja heitä pelättiin.
Günümüzde halen en fazla saygı duyulan yazarlar arasındadır.Teos on nykyään arvostetuimpien pianoteosten joukossa.
Bolkonskiler eski, saygın ve zengin bir ailedir.Fulvuksen suku oli vanha ja rikas.
Ateşe saygı gösterilmesi gerekir.Paloniemelle suunnitellaan lomakylää.
Heykel Fransa ve ABD arasındaki dostluk ve saygıyı temsil etti.Myös koristeiden symboliikka viittaa Ranskan ja Venäjän ystävyyteen.
Cicero onu diplomatik yeteneğinden saygı ile söz eder.Cicero puolustaa omaa puhetyyliään.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Olen hyvin onnellinen itsekseni ja ystävieni kanssa.
Aynı zamanda saygın bir kadın hakları eylemcisiydi.Hän toimi aktiivisesti myös naisten oikeuksien puolestapuhujana.
Tom Mary'ye çok saygı duymaktadır.Tom kunnioittaa Marya paljon.
13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir.Άρθρο 13: Σεβασμός επιβάλλεται ακόμη και στο νεκρό ζώο.
Bu da çıtayı yükseltti - bir bakıma filmi saygınlaştırdı.«Αυτό έβαλε τον πήχη υψηλότερα –κατά κάποιον τρόπο ανύψωσε την ταινία κατά μία έννοια.
Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar.Αρχίζει όταν ένα άτομο γίνεται ο στόχος μιας ασεβής και επιβλαβής συμπεριφοράς.
2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir.Άρθρο 2: Ο άνθρωπος οφείλει να σέβεται τη ζωή κάθε ζώου.
Kasabanın saygın büyücüsüdür.Ήταν ο μάγος του χωριού.
Büyüklere ve özellikle anne babaya çok saygı duyulur.Αυτό πρέπει πολύ σοβαρά να προσέξουν οι γονείς και προ παντός η μητέρα.
Sayın Ünal Aysal'ın görüşüne saygı duyuyorum.Περιμένω με ανυπομονησία τις διαταγές της Μεγαλειότητάς Σας.

İlgili Sayfalar