saygı ile cümle

saygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kentte saygın bir senfoni orkestrası da vardır.Man har även en tämligen känd symfoniorkester.
Ateşe saygı gösterilmesi gerekir.Då krävs brandgaskylning.
II. İngiltere-Hollanda Savaşı'nın (1665-1667) başarısızlıkla sonuçlanması, saygınlığını zedeledi.Ett nytt krig med England (1665-67) slutade bättre för landet.
Tersine bütün bunlar Alfonso'nun saygınlığını artırdı.Men det var tvärt emot vad Alfonso hade skrivit i sitt testamente.
Bunun sonucunda krallık saygınlığını kaybetti.Han hade troligen förlorat kungens tillit.
Bölge Hristiyanlar kadar Müslümanlar tarafından da saygı görmekte ve ziyaret edilmektedir.Platsen betraktas som helig av kristna såväl som av muslimer.
Saygı duyuyorum.Värda respekt. .
Bu durum, senatör aristokrasisinden saygınlığını zorla aldı ve onları giderek daha da kendisine boyun eğdirdi.Senaten blev alltmer oroad över Caesars stora framgångar och motarbetade honom i allt högre grad.
Saygı ve otorite isterler.Lydnad och auktoritet: .
Derneği; Emeğe Saygı Ödülü (2001)Arrestering Frihetsberövande Häktningspromemoria ^ 1996:44
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Hon kände sig hedrad att få närvara och var stolt över sitt arbete.
Dünyanın en saygın tüm zamanların en iyi gitar virtüözlerinden biri olarak gösterilir.Han räknas som sin tids största gitarrist.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Alla är ett kvinnonamn.
Ganeşa gibi kimi Hindu tanrıları Tay toplumunda oldukça büyük saygı görürler.Det är en dag då man enligt den hinduiska tron ska vara snäll mot andra människor.
Sonradan Theodotus'a aziz olarak saygı gösterilmiştir.Solomonia blev senare helgonförklarad.
TR-808 ayrıca dubstep müzik içinde de saygınlık kazanmaya devam etti.TR-808 var relativt enkel att programmera och sålde bra.
Herkes karara saygı duydu ve kabul etti.Alla i gruppen var överens om beslutet, sas det.
Bazı otoritelerce alanında dünyanın en saygın yarışması kabul edilir.I turneringen deltar de högst rankade lagen i världen.
İnsanlar öz - saygılarının mümkün mertebe yüksek düzeyde kalmaları için çabalarlar.Människor kommer att kunna sysselsätta sig med det de vill och ändå känna sig högt värderade.
"'İnci Enginün'e saygı'"."Fullträff för glimrande Diamanten".
1959 yılında İspanya`da Gerçeküstücülüğe Saygı adlı bir sergi düzenledi.1955 genomförde man en mycket uppmärksammad ”omvänd strejk”.
Erkek ve Kadın ayrımı ya - pılmaksızın saygı gösterilirdi.Man och ogift eller skilda var överrepresenterade.
Aynı zamanda ülkenin en saygın şirketidir.Aínsa är det största samhället i trakten.
Vasılı tarafından büyük saygı ile karşılandı.Av drottningen mottogs han med stor välvilja.
Bir saygı sözcüğüdür.Ett varningsord.
Tafari ismi "saygı duyulan ya da korkulan kişi" anlamına gelir.Його ім'я, Тафарі, означає «той, кого поважають або бояться».
2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir.Усяке тваринне життя має право на повагу.
Hadiseye saygı gösterecek olan Georges çocuğa Marcel Stanley adını verdi.На честь цієї події, Жорж назвав дитину Марсель Стенлі.
Yaşlılara saygı gösterilir.З повагою ставиться до старших.
Romalılar Yunan kültürüne saygılı, Yunanlar da genellikle Roma'ya sadıktılar.Римляни зазвичай виявляли прихильність до греків, а ті, загалом, були лояльними до Риму.
Ayrıca yarış öncesi bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.Також перед стартом гонки була хвилина мовчання.
Devletlerle olan anlaşmalara saygı gösterilecektir.Вона застосовується до договорів, що укладаються між державами.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Уживається здебільшого жінками.
Lenobia serttir ama son derece saygındır.Важка ця праця, але почесна.
Benlik saygısı insanların kendileri hakkındaki hislerini etkiler.Реклама впливає насамперед на емоції людей.
Derneği; Emeğe Saygı Ödülü (2001)Нагороджений Орденом Дружби (2001).
Bu toplumlarda kadınlara erkeklerden daha çok saygı gösterilir.Багато жінок звертають більше уваги на чоловіків у формі.
Büyüklere her zaman saygı vardır.Ти завжди виконуєш те, що тобі наказують дорослі?
Onlara karşı saygı gösterilmelidir.У поводженні з ними треба бути обережними.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Цей чоловік самовпевнений і пишається собою.
Kızlar cüceyi kurtarmış ama o: -Ne saygısız çocuklarısınız!Велетень-себелюбець допомагає хлопчині і заявляє: «Віднині це ваш садок, діти!».
Tersine bütün bunlar Alfonso'nun saygınlığını artırdı.Ця подія ще більше піднесла потугу альтепетля.
Ataç'a Saygı (1963) And, Metin.1963) і Тетяна (нар.
Geleneksel olarak, Hintler öğretmenlere çok büyük bir saygı ve onur barındırmışlardır.Індійська традиція ставить вчителя на вищий щабель поваги серед людей.
ROH spikerleri bu maçın onun son maçı olacağını düşünüyordu ve son maçta ona saygı gösterdiler.Раби розуміли, що це їх останній бій, тому бій був запеклим.
Şehzade hocasına büyük bir sevgi besliyor, saygıda kusur etmiyordu.Закохана в начальника, страждає без взаємності.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Піклування про себе сприймає як належне.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Названий на честь захоплення форту Тікондерога.
Vasılı tarafından büyük saygı ile karşılandı.Користувався великою повагою оточення.
Saygılarını tekrar kazanmak için 4-1-0'ya prank (bkz.Їх повноваження можуть бути відновлені (с. 11-13).
Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti.Таким чином, Хоростків втратив міжнародне сполучення.
Küçükler, büyüklere saygılı davranır.Маленькі люди мавпують дії великих людей.
Zanaatkarlar, el becerileri nedeniyle tarih boyunca pek çok toplumda saygın bir yere sahip olmuşlardır.Свого часу над тим, щоб досягти відповідного визнання в ООН, працювало багато експертів.
Bu olaydan kazanımları ise birbirlerinin bakış açısına saygı duymayı öğrenmek olacaktır.Заради виживання, їм приходиться вчитись довіряти один одному.
Van Gogh ciddi ve saygılı bir çocuktu.Джордж був стриманим, серйозним хлопчиком.
İsrail’deki modern dans uluslararası saygınlığa sahiptir.Сьогоднішнє ставлення міжнародної громадськості до Ізраїлю дуже мене лякає.
20 Kasım 2011 tarihinde şehirdeki Holokost anıtına bilinmeyen kişi tarafından saygısızlık yapıldı.12 листопада 2014 року у селі невідомі завалили пам'ятник Леніну.
O, öğretmenine çok saygılıdır.Вона дуже поважає свого учителя.
Tom Mary'ye saygı göstermiyor.Том не поважає Мері.
Tom size saygı duyuyor.Том вас поважає.

İlgili Sayfalar