saygı ile cümle

saygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gazete bağımsız basını, insan haklarına saygıyı, siyasi çoğulculuğu ve demokrasiyi destekler.الصحيفة تدعم حرية الصحافة واحترام حقوق الإنسان والتعددية السياسية والديمقراطية.
Düşük benlik saygısı.تدني احترام الذات.
Aynı zamanda ülkenin en saygın şirketidir.وهي أيضا أكبر شركة في البلاد.
Saygı sevgi dorukta...وعلى حبَّةِ رَمْلٍ...
İyi bir vaiz ve saygı duyulan bir öğretmen olarak saygı gördü.وأحرز سمعة معلم جيد وراع مخلص.
Tabiatın korunması ve tabiata saygı esastır.سحر الطبيعة فمن يحميها؟.
Simyagerler, yüzyıllar boyunca büyük saygınlık gördüler ve destek aldılar.لقد نال الخيميائيون قدراً متناوباً من الاضطهاد والدعم خلال القرون.
Svanlar, kadınlara gerçekten derin saygı gösterirler.وضعت زوجاتهم الاحترام قوي ، كذلك.
Bu toplumlarda kadınlara erkeklerden daha çok saygı gösterilir.مما يجعل المرأة في المجتمع أكثر تساويا للرجل.
Herkes karara saygı duydu ve kabul etti.وقد رعاها الحكام وانفقوا عليها.
Alemde çok büyük saygı görmektedir.تنم على احترام كبير لها.
Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.أن المار عليهم يحسبهم أيقاظًا، وأن الكلب نائم وكأنه يحرسهم، فإذا مر عليهم أحد خاف وفرّ منهم.
Ölenlere saygıdan dolayı, diğer her şey gerçekleştiği gibi anlatılmıştır." denilse de bu tamamen bir kurgudur.ومن باب احترام الموتى، فقد جرى سرد كل ما تبقّى تماماً كما حدث.»
Saygılı Yosma, Türkiye'de son kez 2005 - 2006 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatroları'nca sergilendi.عرضت مسرحية الساقطة العفيفة في موسم 2005-2006 للمرة الاخيرة في تركيا على مسارح مدينة اسطنبول .
Tersini yani yukarı doğru karşılaştırma yapsa idik muhtemelen benlik saygımız zarar görürdü.إذا كنت سليمًا بخلاف ذلك، فمن المرجح أن تمتثل للشفاء دون مضاعفات.
Ölümünün ardından basılan ve sergilenen bir diğer çevirisi ise Jean-Paul Sartre'ın Saygılı Yosma'sı oldu.أما تراجمه الأخرى التي طُبعت والتي عرضت بعد وفاته فهي مسرحية الساقطه الفاضله للكاتب جان بول سارتر.
Laibon'un saygınlığı sosyal konumundan çok, kişisel becerisinden kaynaklanır.مثل لالا، فإن قدراتها الجسدية بشكل كبير أقوى من القدرات البشرية.
Ve İngiliz biliminin en saygın onur ödüllerine lâyık görülmüştür.ومُنِح أعلى مراتب الشرف في العلوم البريطانية.
Kendisine saygısızlık yapıldığında çok kızar ve her tarafı yakar.ويجدر الابتعاد عنه عند غضبه، فهو يدمر كل ما بطريقه.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)إني اخترت طريق الحق وأحكامك لم أنس.
Hayatı boyunca dikkat çekmek ve saygı görmek için çabalıyor." diyor.سيظل محل الاحترام والتقديس ما دامت الحياة.»
Bu iş birliği uyarınca insan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne saygı da öngörülmüştür.وتتمثل مهمتها الرئيسية في تعزيز الديمقراطية وحقوق الإنسان وسيادة القانون في تلك المنطقة.
Hristiyanlıktan sonra da saygı görmüş ve azize olarak kabul edilmiştir..واتباعه يحترمونه إلى حد العبادة والتقديس...
Yaşlılara saygı gösterilir.احترام الأكبر سنا.
Buda'ya ve diğer tanrılara onların yardımına ihtiyaç duymadan saygı duy.Respeite Buda e os deuses sem contar com o seu auxilio.
Van Gogh ciddi ve saygılı bir çocuktu.Van Gogh era uma criança séria e pensativa.
Mr. Walter Vincy & Mrs. Lucy Vincy — İmalatçı, saygın bir aile.Walter Vincy e Lucy Vincy – Uma família trabalhadora respeitável.
"Biz sizin Dördüncü Haçlı Seferlerinin üzücü olayları için samimi jestinizi şükran ve saygıyla kabul ediyoruz."Recebemos com gratidão e respeito seu gesto cordial pelos trágicos eventos da Quarta Cruzada.
2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir.Todos os animais têm o direito a ser respeitados.
İnsanlar eşcinsel olarak meydana çıkıp saygı istemeye başladılar.As pessoas começaram a aparecer em público como homossexuais, exigindo respeito.
Beagle 2 Ekim 1836'da Britanya'ya döndüğünde Darwin saygın bir doğabilimci olarak tanınmıştı.Quando o Beagle retornou em 2 de outubro de 1836, Darwin era uma celebridade no meio científico.
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.Elas acreditam que as pessoas são basicamente honestas, decentes e dignas de confiança.
Bu durum, senatör aristokrasisinden saygınlığını zorla aldı ve onları giderek daha da kendisine boyun eğdirdi.Isto roubou o prestígio da aristocracia senatorial, e tornou-a cada vez mais subserviente a ele.
Saygı, birlik ve hoşgörü bilincini ve mesajlarını iletmek için kıyafetleri kullanmak.Usa roupas para transmitir conscientização e mensagens de respeito, unidade e tolerância.
Geleneksel olarak, Hintler öğretmenlere çok büyük bir saygı ve onur barındırmışlardır.Tradicionalmente, as pessoas na Índia têm tido grande respeito e estima pelos professores.
Kılıçdaroğlu ise şöyle konuştu: "Milli iradeye duyduğumuz saygının gereği yerine getirildi."A respeito do assunto, declarava: "Somos criadores e não liqüidantes de museus".
Japonya'da oldukça saygı gören bir şarkıcıdır.É um músico muito respeitado ao nível nacional.
Dr. Servet Sami Dedeçay'a saygımla…".Somos gratos ao Dr. Pasinetti ...'
Normanlar da buna saygı gösterdiler.Os indígenas americanos também o apreciavam.
İmzaladığı insan hakları yükümlülüklerine saygı göstermesini İran'dan bekliyoruz. "«EUA pedem a Irã que respeite vontade do povo».
Yaşayan son genrō olarak, 1920'ler ve 1930'larda Japonya'nın en saygın devlet adamıydı.Foi o último genrō, e o mais distinguido estadista japonês nas décadas de 1920 e 1930.
Hiçbir saygısızlığı görülmemiştir.Não houve nem um pouco de desrespeito.
Catilina komplosunun en önemli sonucu Populares partisinin saygınlığını yitirmesiydi.O resultado mais importante da conspiração de Catilina foi que os populares tornaram-se desacreditados.
Hadiseye saygı gösterecek olan Georges çocuğa Marcel Stanley adını verdi.Para homenagear o feito, Georges batizou seu filho de Marcel Stanley.
Ayrıca yarış öncesi bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.Além disso, foi respeitado um minuto de silêncio antes do início da corrida.
Futboluna saygı duyuyorum."Gosto do futebol dele."
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.Peço-Vos perdão para os que não crêem, não adoram, não esperam e não Vos amam.
İçten saygılarımla.Agradeço profundamente.
Saygı sevgi dorukta...Há ainda a preciosa Love...
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" sıfatıyla ifade ederler.Ela é comumente reconhecido pelos muçulmanos como "Mãe dos Crentes" (Umalmuminim).
Herakleios'un önünde mor ihtişamına hürmeten saygıyla selam verdi.Tolstoi, em plena glória, o saudou com entusiasmo.
Bir profesörüne, ders esnasında yaptığı saygısızlıktan dolayı okulundan atıldı.Ele proibiu que alguém as ensinasse sob pena de excomunhão.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.Seu estudo em magia foi encorajado e recompensado também.
Bu da bir nevi saygıydı.É também, um título de respeito.
Bu hareket ise Silent Hills`in oynanabilir fragmanı P.T. için bir saygı olarak değerlendirilmiştir.O estilo era considerado uma homenagem ao P.T., a demonstração jogável de Silent Hills.
O herkese saygılıdır ve yardım etmeyi sever.Ela é leal e gosta de ajudar os outros.
Büyüklere her zaman saygı vardır.Os dirigentes sempre têm razão.
Oğul Jesse, Kansas City barosuna bağlı saygın bir avukat oldu.Jesse, Jr. se tornou um advogado e teve uma carreira de respeitado membro da bancada de Kansas City, Missouri.
Heykel Fransa ve ABD arasındaki dostluk ve saygıyı temsil etti.Esta combinação simboliza o respeito e amizade entre europeus e africanos.
Yaşama Saygı, hayatta emin olduğumuz tek şeyin yaşadığımız ve yaşamımızı sürdürme isteğimiz olduğunu söyler.Uma vez mais, aprenderão que tudo o que buscamos na vida, está sempre dentro de nós.

İlgili Sayfalar