saygı ile cümle
saygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)Mi ha insegnato tutto, senza impormi niente. (...)
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.Sto mostrando loro che sono responsabile, affidabile e credibile.
Camden semtinde olup dünyanın en saygın profesyonel yargıç ve avukat kurullarından biri olarak tanınmaktadır.È riconosciuto come uno dei più prestigiosi organismi professionali a livello mondiale di giudici e avvocati.
Babası 1841 Kasım'ında bu hocayı kovmuş, bunu yerine James'i saygın Edinburgh Akademisi'ne göndermiştir.James non reagì bene e il padre decise di mandarlo nel 1841 all'Accademia di Edimburgo.
Bu da bir nevi saygıydı.Ha anche un senso di onore.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Dedicato alle medesime dame.
Tersini yani yukarı doğru karşılaştırma yapsa idik muhtemelen benlik saygımız zarar görürdü.E non abbiamo dubbi che quando morirete, forse molto presto, lo farete con la nostra stessa indifferenza.
Her şey karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yapılır.Tra voi si faccia ogni cosa con amore.
Avustralya sinema ve televizyon endüstrisindeki en saygıdeğer ödül töreni olarak kabul edilir.È la più prestigiosa cerimonia di premiazione per il cinema e la televisione australiani.
Saygılar ve sevgiler ile..."Per orgoglio o per amore.
Flashback (Türkçe: Geriye Dönüş) Orijinal Jazz Jackrabbit oyununa bir saygı duruşu.Flashback Basato sull'originale Jazz Jackrabbit Shareware Edition.
Hiçbir saygısızlığı görülmemiştir.Non c'è stato rispetto nei miei confronti.
Janet Jackson, ağabeyi anısına bir saygı gösterisi yaptı.Janet Jackson volle essere coinvolta nel progetto come una dimostrazione di sostegno al fratello.
Emin tavırları ve yardımseverliliği ile epeyce saygı duyulan Hamon çekinmeden dindaşlarını müdafaa etti.Le sue parole furono accolte con disprezzo, e tacciate di temerarietà, ma furono profetiche.
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.Ti senti quasi in imbarazzo che qualcuno sia così importante, che senza di lui (o lei) ti senta inutile.
Film bir anlamda Woody Allen'ın kendi Amarcord'udur, sevgili şehri New York'a bir saygı duruşudur.Questo film, come il precedente Manhattan, è un altro omaggio di Woody Allen alla sua amata New York.
Bilge kişiliği nedeni ile çağında saygı duyulan insanlar arasında yer alırlar.E al loro posto ecco la persona conscia della sua dignità.
Bir köle, özgür bir kadının yanında da bu şekilde oturur, özgür kadına saygı göstermek için.Per farsi perdonare, l'amica cerca un pesce simile.
Korkuyla karışık bir saygı uyandırır.Silenzio assordante Silenzio inquietante.
ColdFire işlemci çekirdekleri, saygıdeğer 68020’nin türevleriydi.Motorola a tal proposito sviluppò la famiglia ColdFire derivata dal 68020.
Ölenlere saygıdan dolayı, diğer her şey gerçekleştiği gibi anlatılmıştır." denilse de bu tamamen bir kurgudur.Per rispettare le vittime tutto il resto è stato fedelmente riportato».
2002 ve 2006 yılları arasında BBC ve "The Sunday Times" gibi saygın gazetelerde yayınlanmıştır.Nel 1981 nuovamente in Gran Bretagna, compra The Times e Sunday Times.
Bu sonradan Nazi Partisi'nin en saygıdeğer nesnelerinden biri haline geldi.Fu uno dei più riveriti oggetti del partito Nazista.
“Dora Vallier’ye saygı” (Hommage à Dora Vallier) başlıklı sergi.L'ode a Lady Walpole: Il Trionfo della Ragione.
İçten saygılarımla.Grazie di cuore.
Big Smoke, çok saygın bir çete üyesidir.Pervertiti Una grande gang, abbastanza organizzata.
Japoncada saygı ekleri, Japoncada konuşma sırasında kişinin adı, soyadı, mesleği, takma vb. eklediği eklerdir.Il suo discorso al ricevimento del premio, era intitolato Giappone, la Bellezza e me stesso.
Halen bu saygı ve sevgi devam etmektedir.Prevalgono l'onore e l'amore.
Devrinin saygın Türkologlarından olarak, birçok ilmi makale ve kitaba imza attı.Fiero sostenitore del libero commercio, pubblicò vari libri di natura politica.
"Dönertaş sebili saygı bekliyor".Signori, la posizione sulla destra deve essere ripensata".
Genç adam yakalandı ve dinsel saygısızlıktan mahkûm edildi.Fu condannato all'ergastolo e degradato con infamia dall'Armada.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.I due regni furono profondamente diversi.
15. Yayın tarihi için konan zaman kaydına saygı gösterilir.5...mettendo sottosopra le tradizioni della rivista...
Bu dönemde Floransa halkının toplumsal saygınlığı artmaya başlamıştır.Da quel momento i libri da colorare hanno iniziato a guadagnare popolarità.
2011'de Kyoto Animasyon Ödülü yarışmasında saygın bir anma kazandı.L'opera ha vinto una menzione d'onore durante il Kyoto Animation Award nel 2011.
Evlâda âit olan bu kavram, çocuğun – önceleri oğlun – ebeveynine karşı göstereceği saygıya işâret eder.La fase del no, nella quale il bambino prova il piacere di opporsi ai genitori.
Kapsamlı çalışmaları dünya çapında arkeologların ve antropologların saygısını kazandı.Il popolamento delle Americhe è di enorme interesse per gli archeologi e gli antropologi.
Sahne tahtasına saygıyı öğrendim" demiştir.Sento di aver scritto un’opera nobile."
Yaşlı insanlar saygıyı hak eder.Старики заслуживают уважения.
Ona, saygı ile davranın.Относись к ней с уважением.
Başarıları yüzünden ona çok saygı duyuyorlar.Его очень уважают за достижения.
Büyüklerinize saygı duymalısınız.Вы должны уважать старших.
Büyüklerinize karşı saygılı olmalısınız.Вы должны уважать старших.
Büyüklerine saygı göster.Уважайте старших.
Saygı satın alınamaz.Уважение не купишь.
Bu saygı eksikliği.Это отсутствие уважения.
Bana saygısızca davranmayı kesecek misiniz?Вы прекратите вести себя неуважительно по отношению ко мне?
Rusya'da halen Lenin'e saygı duyuluyor mu?В России всё ещё уважают Ленина?
Sana saygı duyan birini bul.Найди того, кто тебя уважает.
Yaşlılığa saygı duy.Уважайте старость.
Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.Он заставляет их извиниться и в страхе убежать прочь.
Kişi, bilgisayarı, diğer insanları dikkate alarak ve saygı göstererek kullanmalıdır.Используй компьютер сознательно и уважительно по отношению к другим.
Roma Senatosu baba ve oğlu, Gordian I ve Gordian II olarak saygıyla imparator olarak tanıdı.Сенат признал отца и сына императорами под именами Гордиан I и Гордиан II, соответственно.
Saygılar ve sevgiler ile...С Любовью И Уважением
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.Они считают, что люди в основном честны, порядочны и заслуживают доверия.
2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir.2 Всес. конф. по поведению животных.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Мы сделали это и очень гордимся собой.
Düşük benlik saygısı.Постоянное низкое самоуважение.
Bu saygılı bir istektir.Это весьма достойная проза.
Saygısızlık gördükleri zaman da o insana zarar verebilirler.При соприкосновении с ними люди исчезают.