Ana içeriğe geç
Sözlük

sayan ile cümle

sayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı zamanda Afrika hakkındaki klişeleri hiçe sayan programlarla değişime dikkat çekiyor.Ele projeta mudanças, idealizando programações que desafiam estereótipos sobre a África:
Aynı zamanda Afrika hakkındaki klişeleri hiçe sayan programlarla değişime dikkat çekiyor.Programme, die Stereotypen über Afrika herausfordern, ziehen ihn am meisten an:
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Estão a ver uma mão a contar dinheiro mesmo à minha frente.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Je ziet een hand die geld telt vlak voor me.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,내 앞에 돈을 세고 있는 손이 보이고,
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Man kan se en hånd lige foran mig der tæller penge.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Man sieht direkt vor mir eine Hand, die Geld zählt.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Se ve una mano contando dinero justo enfrente mío.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Si vede una mano che conta soldi davanti a me.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Tôi thấy một bàn tay đếm tiền ngay trước mặt tôi.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Vous voyez une main qui compte de l'argent juste en face de moi.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Widać ręce liczące pieniądze.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Ви бачите руку, яка рахує гроші, навпроти мене.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Напротив меня вы видите руку, пересчитывающую деньги,.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,אני רואה יד סופרת כסף ממש לפני הפרצוף שלי
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,تشاهد يد تعد المال أمامي تماماً.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,次の瞬間には なぜか お金は僕の手の中
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.A to burzy podstawy biologii.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.A toto je něco, co jej popírá.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Ceci est quelque chose qui vise à réjéter cela.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Dit is iets dat dat gewoonweg heeft verworpen.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Esto es algo que simplemente rechaza eso.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Ini sesuatu yang menyangkal itu.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Jenes ist etwas, das dies einfach verwirft.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.그저 증명 가능하거나 불가능의 판단을
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.To je niečo, že len odmieta že.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Това е нещо, което просто го отрича.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Це - щось, що їй суперечить.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.Это - отказ от неё.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.זה הוא פשוט משהו שמתנגד לכך.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.فهي فقط تنكر كل ذلك.
Bu ise bunu bir şekilde yok sayan bir şey.証明することも、反証することもできないし、理論でもない。
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Aquí estamos subiendo a unos árboles y colgando esto en el valle Sayan en Indonesia.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.A tak tu vidíte ako šplháme na stromy a umiestňujeme nápis nad údolím Sayan v Indonézií.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Dies sind wir beim Ersteigen der Bäume und beim Aufbau über Sayan Valley in Indonesien.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Donc ici c'est nous qui grimpons aux arbres et le plaçons au-dessus de la vallée de Sayan, en Indonésie.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.És az derült ki, hogy a férfiak és a nők nagyon hasonló boldogságszintekről számolnak be.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Her er vi, hvor vi klatrer op i træerne og putter det op over Sayan Valley i Indonesien.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Hier zijn we in de bomen aan het klimmen en dit aan het opstellen in de Sayan-vallei in Indonesië.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Iată-ne pe noi cocoţându-ne în copaci şi ridicându-le deasupra Văii Sayan din Indonezia.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Jadi ini adalah kami sedang memanjat pohon dan menaikannya di Lembah Sayan di Indonesia.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Por isso, aqui estamos nós a subir às árvores e a colocar aquilo sobre o Vale de Sayan na Indonésia.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Så det här är vi som klättrar i träd och sätter upp det över dalen Sayan i Indonesien.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Tady lezeme na stromy a napínáme nápis přes Sayanské údolí v Indonésii.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.To my, jak wspinamy się na drzewa, i zawieszamy to nad Doliną Sayan w Indonezji.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Vậy nên đây là hình ảnh chúng tôi leo lên những cái cây và treo nó ngang qua Thung lũng Sayan tại Indonesia.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Вот это мы карабкаемся на деревья и вешаем его над долиной Саян в Индонезии.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.І ми лазили по деревам в долині Сайан що в Індонезії.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Това сме ние, катерещи се по дърветата и поставящи го над Саянската долина в Индонезия.
Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.인도네시아 사얀계곡에 있는 나무에 올라가서 제목을 거는 모습입니다.
Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.ושמים את זה מעל עמק סיין באינדונזיה.
Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.لكي نضع هذه حول وادي سيان في اندونيسيا
Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.つけているのです その年 私がよくやったことは
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Če kdo misli, da je prorok ali z Duhom obdarovan, naj spozna, kar vam pišem, da je Gospodova zapoved.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.만일 누구든지 자기를 선지자나 혹 신령한 자로 생각하거든 내가 너희에게 편지한 것이 주의 명령인줄 알라
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Si alguien cree ser profeta, o espiritual, reconozca que lo que os escribo es mandamiento
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Zdá-li se sobě kdo býti prorokem nebo duchovním, nechažť pozná, co vám píši, žeť jsou přikázání Páně.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Если кто почитает себя пророком илидуховным, тот да разумеет, что я пишу вам, ибо это заповеди Господни.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Коли хто думає пророком бути або духовним, нехай розуміє, що те що пишу вам, се заповіді Господні.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.че бе погребан; че биде възкресен на третия ден според писанията;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sayan ile cümle - Sayfa 3 - sayan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App