Ana içeriğe geç
Sözlük

saya ile cümle

saya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sayaç tablosuna öngörücü denir.Её можно назвать панегирической проповедью.
Kılıç çekilir ,hamle yapılır ve sayaya (kınına) geri döner.Он же вызвратися, иде в Зарытый и ту пребыв, опять възвратися в Вырь».
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."Но именно грехи и принесут им погибель.
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.Карл не любил брата и весьма опасался его, как претендента на трон.
Bu yol sabit sayıdaki sayaçlar için daha verimlidir.Такой путь мы применяем чаще, чем центральный.
Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.В возрасте около 20 лет заинтересовался литературой.
Oyunu yürüten kişiye Sayacı denir.Игрок, на которого ходят...
Ancak bu faydalar gelişmiş bir sayaç altyapısı sayesinde elde edilebilir.Понятно, что всё это получено благодаря бо́льшему водоизмещению.
(Kosa ve Saya) Paktıgan: Güz Gündönümü.عيد مبارك‎) — Благословенен праздник!
Süreölçer ya da Kronometre, zamanı hassas bir şekilde ölçmeye yarayan sayaç.Хронофантастика, темпоральная фантастика, или хроноопера — жанр, рассказывающий о путешествиях во времени.
Program sayacı.Корреспонденты программы.
1971 - "Ver Kardeşim / İşte Vergi İşte Maliye", Sayan Plak 2 5009.ОБД «Подвиг Народа», номер записи в базе данных: 150007249.
Sayaka Osakabe 1977'de Japonya'da dünyaya geldi.وُلدت ساياكا أوساكابي في اليابان في عام 1977.
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."ما وراء هؤلاء عون من قومهم، هَؤُلاءِ غرر الناس".
Diğer önemli merkezleri Şayak ve Sukth'tur.لا شيء سوى شجيرات الشوك هنا وهناك.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.أن مفسره لا يكون إلا جملة، ولا يشاركه في هذا الضمير.
Daha sayamadığımız yörenin kendine has yemekleridir.فالطعام الذي دخل في جوف الذبابة لم يعد نفسه الطعام الذي سلبته.
Endüstriyel alanda çalışanların %82'si de ağır sayaniyde çalışmaktaydı.ما يقدر ب 22 ٪ من العبيد حتى الآن ينشطون في صناعة الجنس.
Sayaka Osakabe (小酒部 さやか, Osakabe Sayaka, doğum 1977) bir Japon kadın hakları aktivistidir.ساياكا أوساكابي (か 酒 部 さ や か أوساكابي ساياكا، من مواليد 29 مايو 1978) ناشطة يابانية في مجال حقوق المرأة.
O, birden ona kadar sayabilir.يمكنها ان تَعُدَّ من الواحد إلى العشرة.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Descreve um determinado ritmo que as palavras estabelecem em cada verso.
Sayaka Osakabe 1977'de Japonya'da dünyaya geldi.Sayaka Osakabe nasceu no Japão em 1977.
Kim bunları sayarsa cennete girer.Aplicarão-se bem à obediência, que as conduzirá ao Céu.
Historia Augustanın yazarı onun adını Otuz Tiran arasında sayar.A História Augusta também o enumera entre os chamados Trinta Tiranos.
Alman StuH 42 ve Sovyet SU-122 bunlar arasında sayabileceğimiz örneklerdir.O obus de assalto alemão StuH 42 e o soviético ISU-152 são bons exemplos deste tipo de artilharia AP.
Bunların kıyafetleri şayanı dikkattir.Tem uma profunda admiração pela Sakaki.
Eğer değilse sayaç sıfırlanır.Caso contrário o vértice é não-acoplado.
Sayaka Osakabe (小酒部 さやか, Osakabe Sayaka, doğum 1977) bir Japon kadın hakları aktivistidir.Sayaka Osakabe (小酒部 さやか), (1977) é uma ativista japonesa dos direitos da mulher.
Bazı dini mezhepler İngiltere-Galler'i bir sayarak örgütlenmelerini yapmışlardır.Os membros de algumas ordens religiosas Anglicanas praticam a autoflagelação com disciplinas.
Ayrıca gönderilen ve alınan mesajların sayısını sayan entegre "Mesaj sayacı" da içerir.Estes servidores realizam também o faturamento por volume de informação enviada e recebida.
Bu sayaç tablosuna öngörücü denir.Em tal caso, o referido substantivo é qualificado de predicativo.
Ned ise Will'i öldürmeden önce sıfatlarını sayarak Will'in başını keser.No entanto, Gina bebe o seu drinque antes que Will o esmague.
Sayac, bu işlem için bir sonraki yürütülecek olan komutun addresini belirtir.Hughes avisa quando vai ser o próximo ataque.
1958 yılında, ilk amerikan uydusundaki gayger sayacı, Explorer 1, Dünya'nın radyasyon kemerlerini tespit etti.1958 — Primeiro satélite americano bem sucedido detecta o cinturão de radiação de Van Allen.
Bu tür sayaçlar ön ödemeli olarak tanınırlar.Tais fenômenos são considerados previsíveis entre nós.
Yasağı masağı sayar mı?Manter a quota de mercado?
"Dürüst olmak gerekirse, filmde takdire şayan unsurlar bulunmakta."Estou realmente tendo um bom tempo de filmagens.
Bu sırada şehir komutanı Yağı-Sayan kaçıp ortadan kaybolmuştu.Na sequência, lutou contra o Homem de Ferro e fugiu.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Wie wijs is, maar zijn wijsheid niet deelt is een onwetende.
Böylesine takdire şayan biriydi.Hij was een begenadigd tapdanser.
Sofia hareme girerek hem Yağı-Sayan hem de Oronte'nin öldürüldüğü bildirir.Sofia stormt binnen en vertelt dat zowel Acciano als Oronte zijn gedood.
XR 311 ve Cheetah modelleri ileride üretilecek Humvee aracının atası sayabiliriz.De XR311 en de Cheetah worden beschouwd als voorlopers van de huidige Humvee.
Dendiğine göre Tanrı onun gözyaşlarını sayar.Zal hij jouw lot betreuren met echte tranen?
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.Neem de sabbat in acht, het is een heilige dag.
Yeniden gönderme sayacını arttır.Re-raise - De laatste raise opnieuw verhogen.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Zij doen dat meestal door paarsgewijze vergelijking van elk criterium.
Seda Sayan ve Onur Şan Şubat 2010 tarihinde boşanmışlardır.Klasse' voor zijn maatschappelijke en politieke betrokkenheid werd in februari 2013 ingehaald.
Bu çerçeve, sabit yıldızlar ve sayaç dönen karadelik ile ilgili ile ilgili dönüyor.Deze gaan naar bestemmingen die te maken hebben met de weer-of sterrenkunde.
Daha sayamadığımız yörenin kendine has yemekleridir.Ook het eten dat wordt voorgeschoteld krijgt hij niet door zijn strot.
Aynı zamanda bir Uygur dili de sayabileceğimiz Tuva Türkçesinde bu sözün günümüzde bir anlamı vardır.In het huidige Russisch heeft het woord тесьний ook die betekenis.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.Op zijn weg kwam hij allerlei rovers tegen.
O sayı sayamaz.Hij kan niet tellen.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Komu darować (Wiedzieć, by Nie Wiedzieć), przeł.
Nibbler'ın halkı, Nibblonianlar, onu "Ulu Kişi" sayarlar.Rodacy Nibblera, Nibblonianie, czczą go okrzykiem „O Boski!”.
Savundukları akılcı görüş, imanı akıldan üstün sayan, İslâm âlimlerinin tepkisiyle karşılaşmıştır.Świątynia otrzymała wezwanie Najświętszej Maryi Panny Wspomożenia Wiernych.
Kimi Protestan kitabı apokrif sayar.Protestanci uznają księgę za apokryf.
SoKaKTa SaYaMaM GiBi Ama Görürüm..Na ulicy Czekaj, ja ci pokażę!
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.16Pamiętaj, abyś święcił dzień szabatu.
İşte bunun için deriden otuz iki sanat sayarlar, hepsi Ahi Evren’i pir tanırlar.Wydało ono dwa z trzech przypisanych mu wyróżników: KO i KG (nieużywanym wyróżnikiem było KY).
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.Ren bardzo lubi swojego starszego brata i uważa go za wzór do naśladowania.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod