Önemli gruplar olarak Die Ärzte ve Die Toten Hosen’i sayabiliriz.M. Wagner: Auf den Spuren der Ärzte und der Toten Hosen.
Takdire şayan büyük ölçekli bir kolonizasyona ev sahipliği yapabilirdi.Siedlungswillige konnten beim Amt ein Kolonat in gewünschter Größe beantragen.
Çayan (Çadan, Şayan, Çeyen): Scorpius.(Arachnida: Scorpiones).
Alman StuH 42 ve Sovyet SU-122 bunlar arasında sayabileceğimiz örneklerdir.Le StuH 42 allemand et le ISU-152 soviétique sont des bons exemples de ce type d’artillerie autopropulsée.
SoKaKTa SaYaMaM GiBi Ama Görürüm..Je ne sais pas si on voit, mais on voit cependant les rues et les maisons.
Eğer değilse sayaç sıfırlanır.Sinon, le seau sera vide.
The Daily Telegraph gazetesi performansının "takdire şayan" olduğunu belirtmiştir.Le Journal du dimanche parle de son côté d'un « incroyable succès ».
Fakat sonradan kale komutanı Yağı-Sayan daha aktif bir strateji uygulamaya koyuldu.Mais là, le général se fit construire un quartier général encore plus luxueux.
(Kosa ve Saya) Paktıgan: Güz Gündönümü.Aria : Sey uns willkommen, schönster Tag!.
Bu sayaç tablosuna öngörücü denir.Le pourboire se dit propina.
Türk Ceza Kanunu çocuklara eziyet olarak kabul edilebilecek eylemleri suç sayar.La loi reconnaît donc l'irresponsabilité pénale absolue pour les enfants.
(İkincisiyle yalnızca 1984 Alternatif Olimpiyatlarını sayarsak).(1948 sera la seule Olympiade où il n'y eut pas de repêchages).
Yeniden gönderme sayacını arttır.Puis on réitère le calcul.
Saya" şarkılarını geride bırakarak "En İyi Özgün Şarkı" dalında ödülü kazandı.Shake It Off et Don't Forget About Us reçoivent deux récompenses pour la « Chanson la plus interprétée ».
Sen iki yaşındayken ona kadar sayabiliyordun.Cuando tenías dos años, podías contar hasta diez.
Oğlum şimdiden yüze kadar sayabiliyor.Mi hijo ya sabe contar hasta cien.
Her insan sayar.Cada persona cuenta.
Kim bunları sayarsa cennete girer.Quien los cuente entrará en el Paraíso.
Sayacın değeri yerel veya küresel öngörücünün kullanılıp kullanılmadığına karar verir.El valor del contador determina si se usa el predictor local o el global.
Beraber Geiger sayacı'nı icat etmiştirler.Hablamos entonces de un contador Geiger.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".En cambio, quien padece un vicio no se da cuenta de él.
Eğer eğimli zırhı ve uzun top namlusunu yok sayarsak Panther tankı tipik bir Alman tankıdır.Exceptuando el blindaje inclinado y el cañón sobresaliente, el Panther era un diseño alemán convencional.
Bir Geiger sayacının uygulamalarını ve kullanmını bütünüyle tüpünün tasarımı belirler.La aplicación y el uso de un contador Geiger están dictados completamente por los numerosos diseños del tubo.
Onu da köpeklerin, atası sayarlardı.Además, veneraban los huesos de sus antepasados.
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.El propio Carlos adoraba a su hermano e intentaba emularlo.
18 Mayıs: Sayaç kullanıldıktan itibaren, Fransızca ana sayfasına 100.000 tane ziyaret yapılmış.18 de mayo: La portada ha sido vista 100 000 veces desde que se implementó el contador.
Kılıç çekilir ,hamle yapılır ve sayaya (kınına) geri döner.En el camino, Euríalo se rezaga y es alcanzado por Volscente.
XR 311 ve Cheetah modelleri ileride üretilecek Humvee aracının atası sayabiliriz.El XR311 y el Cheetah pueden ser considerados progenitores del actual Humvee.
(Kosa ve Saya) Paktıgan: Güz Gündönümü.Desde aquí: gracias de corazón.
Türkiye'de ön ödemeli sayaçların kullanımı tartışmalıdır.Me parece inútil el pediros que penséis en España.
Bu yöntemlerde radyoaktivite genelde sintilasyon sayacı ile ölçülür.En estos procedimientos la radiactividad es normalmente medida en contadores de centelleo.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Defiende lo suyo contra todo, sin importar las consecuencias.
"Dürüst olmak gerekirse, filmde takdire şayan unsurlar bulunmakta."Algo chistoso le pasó a esta película modesta.
Sayacılar keçi derisine bürünürler.Caballete o pata de cabra.
Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.Qué maravilloso lugar para ir a vivir a 12 millones de personas.
Genel olarak bakıldığında Chartres Katedralinin pencerelerini şanslı sayabiliriz.Entre sus obras, puede citarse La Catedral de Chartres.
Yasağı masağı sayar mı?¿Bendecir la mesa?
Toplantı halinde olan Parlamento ise Devlet Başkanının kararını geçersiz sayar.De esta manera, el parlamento co-gobierna con el jefe de estado de manera indirecta.
1955 yılında Teksan Su Sayaçları fabrikasını kurmuştur.En 1935 el ejército italiano requísa las fábricas de la SCAT.
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.«Recuerda el día de sábado, para santificarlo.
(Kimi tarihçiler bu savaşlardan sonraki Açe seferini de Hint seferinin devamı sayarlar.)(Los anfitriones invitados a veces parodiaron ese gesto.
Kaç kişi sayabildin?Quante persone sei riuscito a contare?
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."Loro (gli arconti) saranno perduti a causa della loro cattiveria.
XR 311 ve Cheetah modelleri ileride üretilecek Humvee aracının atası sayabiliriz.La XR 311 e la Cheetah possono essere considerati i progenitori dell'attuale Humvee.
Fütüvvet teşkilatının kuruluşu Abbasi Halifeliği dönemine şayandır.L'ufficio dello sceriffato della Mecca risale al periodo degli Abbasidi.
172 şayak ve 781 Kazak tutsak ele geçirildi.Sono state sequestrate 73 aziende e 181 immobili.
Bu sırada şehir komutanı Yağı-Sayan kaçıp ortadan kaybolmuştu.In quel momento, l'ex poliziotto, ormai folle, scappa via.
Üç adım sayarak sağ tarafa ilerlenip sekerek başlangıç noktasına geri gelinir.Svoltando a destra invece si ritorna verso Asso, per ritornare al punto di partenza.
Bay-Haak Hariası Sayan Foto Dus (Tuz) gölüPlesio Ligomena Lago di Como
Sıra Sayacı Taşması: Bu alan bir boole değere sahip bir bayraktır.Un predicato è una funzione che ritorna un valore booleano.
Bu yol sabit sayıdaki sayaçlar için daha verimlidir.Questa opzione è utile per creare figure curve più realistiche.
Yarısından fazlası 50 m den daha derin olan, günlük 150 dalıştaki performansı, takdire şayandır.In profondità, oltre i 150 m, questo valore aumenta drasticamente.
Her bir girdi 3-bit'lik sayaçtır.Ogni lacinia è tri-venata.
O çocuk yirmiye kadar sayabilir.Этот ребёнок умеет считать до двадцати.
O para üstünü nadiren sayar.Он редко проверяет сдачу.
Şabat Günü'nü kutsal sayarak anımsa.Помни день субботний, чтобы святить его.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Но кто их оставил, неизвестно (неопр.).
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Ему подчинено всё в мире, ничто не совершается без его воли и без его ведома.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.Причём наступали они со всех сторон.
İkincisi öğrenmenin değerlendirilmesi olarak sayabiliriz.Во-вторых, мы знаем, как это может быть строго доказано.