Ana içeriğe geç
Sözlük

saya ile cümle

saya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
18 Mayıs: Sayaç kullanıldıktan itibaren, Fransızca ana sayfasına 100.000 tane ziyaret yapılmış.15 maja: 10 000 artykułów 18 maja: Główna strona obejrzana 100 000 razy od czasu zaimplementowania licznika.
Böylesine takdire şayan biriydi.Był postacią niezwykle szanowaną.
Ayrıca üzerinde geçen araçları sayabilme özelliğine sahiptir.Ale ma to też swoje wady, związane z przejeżdżającymi pociągami.
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."Men förföljarna fick fatt på dem.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Måla finns det förresten ingen som kan lära dem numera!”.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Sjukvårdspersonalen räknar sedan alla små röda prickar på huden.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA räknar dubbelalbum mot certifikat två gånger om speltiden är över 100 minuter.
18 Mayıs: Sayaç kullanıldıktan itibaren, Fransızca ana sayfasına 100.000 tane ziyaret yapılmış.18 maj: De viktigaste sidan har visats 100 000 gånger sedan räkningen påbörjades.
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.Tänk på att hålla sabbatsdagen helig.
Dergi Zeki Sayar’ın emekli olmasının ardından yayın hayatına son vermiştir.Tidningen speglar livet efter pensioneringen.
Örneğin manyetik rezonans görüntüleme (MRI) cihazlarını sayabiliriz.För MRI, se Magnetisk resonanstomografi.
U.S. News & World Report 2016, üniversiteyi ilk 10 Birleşik Krallık üniversitesi arasında sayar.U.S. News & World Report rankade 2016 universitetet som arabvärldens tionde främsta.
1843) 1882 - Hans Geiger, Alman fizikçi ve Geiger sayacının mucidi (ö.1882 – Hans Geiger, tysk fysiker.
Çevresindeki küçük adaları da sayacak olursak 68.401 km²'lik bir alanı kapsar.Räknas de 6 avrinningsområdena uppströms in blir den ackumulerade arean 68,01 kvadratkilometer.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Потім медичний працівник підраховує всі невеликі червоні плями на шкірі.
Bu sonuç ilk elektrik sayaçlarının üretimine olanak verir.Ця потреба призвела до появи перших залізничних проектів.
Kenjutsu ile arasındaki fark da kılıcın sayada olup olmamasıdır.Символ амріти Кхадга — різновид меча.
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.Карл не любив брата і дуже його остерігався, як претендента на престол.
Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.В ідеалі, для країни повинні використовуватися 12 опитувань.
O hızlı sayar.Він швидко лічить.
O hızlı sayar.Вона швидко лічить.
O hızlı sayar.Вона швидко рахує.
O sadece iki yaşında, ama 100'e kadar sayabiliyor.Їй усього два роки, але вона вже вміє рахувати до ста.
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."Ovšem byla to jediná ztráta u Spojenců.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Atomové hodiny jsou přesné hodiny, které měří čas na základě rezonanční frekvence plných atomů.
Eğer değilse sayaç sıfırlanır.V opačném případě se průduchová štěrbina uzavírá.
The Daily Telegraph gazetesi performansının "takdire şayan" olduğunu belirtmiştir.Deník The Daily Telegraph označil její výkon za velkolepý.
Albüm "Sayan Plak" tarafından çıkartılmıştır.Právě teď nahráváme ´live fucking album´“.
Her sayaç iki bit uzunluktadır.Sporofyl je až 2× větvený.
Herkes birbirini sever ve sayar.Milujeme a nenávidíme všechny.
O yüzden Osmanlı Padişahları femanlarda özllikle unvanlarını sayarken Hünkar unvanını kullanmıştır.Zelení mužíčci se totiž při přebírání krymských institucí chovali k jejich zaměstnancům velmi uctivě.
Küfrümüz iman yerine, Sayamazsın demedim mi?Mluvím-li pravdu, proč mi nevěříte?
Gürcü geleneksel tarihi Abotsi’yi eski çağlardan beri Kartli Krallığı'nın bir parçası sayar.Otázka literárních žánrů hrála v dějinách poetiky klíčovou úlohu už od antiky.
Endüstriyel alanda çalışanların %82'si de ağır sayaniyde çalışmaktaydı.22 % kanceláří v obchodní čtvrti bylo zničeno také.
Eğer eğimli zırhı ve uzun top namlusunu yok sayarsak Panther tankı tipik bir Alman tankıdır.Exceptând blindajul înclinat și tunul, Panther era un proiect german convențional.
Sihizm ruhu (atma) bir Tanrı (Parmatma) olan “evrensel ruh”un bir parçası olarak sayar.Sikhismul consideră Sufletul (atma) ca fiind o parte din Sufletul Universal, ce este Dumnezeu (Parmatma).
Yörenin turizm çekicilikleri arasında birçok şeyi sayabiliriz.Printre multele atracții turistice se pot menționa.
Bu görüşler arasında oyunu yazarın başarısızlıkları arasında sayanlar da vardır.În acest context trebuie interpretat eșecul logodnelor scriitorului.
Bu tür sayaçlar ön ödemeli olarak tanınırlar.Acești bebeluși sunt cunoscuți ca fiind prematuri.
Klip, Timbaland'ın dört dakikadan geriye sayan dev bir sayacın önünde ilk sözlerini söylemesiyle başlıyor.Apoi, ajung în locul în care Timbaland era la început, unde un ceas digital mare număra înapoi de la 4 minute.
Sayacılar keçi derisine bürünürler.A împăca capra cu varza.
Ertesi gün, Mr. Eko (Adewale Akinnuoye-Agbaje) sayaç ile ilgilenir.A doua zi acesta pleacǎ cu Hagrid sǎ-și cumpere rechizite.
Bunların kıyafetleri şayanı dikkattir.De remarcat este îmbrăcămintea războinicului.
Adına Saya töreni yapılır.Execepție fac numele proprii.
Program sayacı tarafından belirlenen yazmaçtaki bilgiyi al ve buyruk belleğine yaz.Pentru a vedea ce date conține raportul de eroare, clic aici.
Ne zaman bu sayaç sıfır olursa paket silinir.Când creasta este ridicată, papagalul este atent la ceva.
O hızlı sayar.El numără repede.
Her insan sayar.Fiecare persoană contează.
Üçe kadar sayacağım yapamazsan anneni vururum der.Háromig számolok, aztán lövünk.'
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Ezután megszámolja az apró vörös pontokat a bőrön.
Ah zavallılar, sevinçlerini suç sayanlar.A szegények, elesettek állhatatos pártfogója.
Yeniden gönderme sayacını arttır.Igazolja vissza a vételt!
Sayı sayarken sürekli karıştırır.Mindig együtt jár a számbeli egyeztetéssel.
Sayacılar keçi derisine bürünürler.Meghívni a kecskét a rájátszásra.
Eğer değilse sayaç sıfırlanır.Muuten pöperöstä tulee kitkerää.
Karakteri animede Japonca seslendiren kişi ise Sayaka Ohara.Margaretin japaninkielinen ääni on Sayaka Ohara.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Atomikello on kello, joka käyttää atomien resonanssitaajuuksia ajan mittaamiseen.
Hövsgöl Gölü, Moğolistan'ın kuzeybatısında, Rusya sınırında, Sayan Dağları'nın doğu eteklerinde yer alır.Hövsgöljärvi sijaitsee Mongolian luoteisosassa Venäjän rajan tuntumassa, itäisten Sajanvuorten juurella.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA laskee yli 100 minuuttiset albumit kahteen kertaan.
Dürzîler, kendilerini Arap ırkından sayarlar.Αχ, θα σε κλέψω μέσ' απ' την Αραπιά.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod