say ile cümle
say kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O bizim öğretmenimiz ve saygı göstermemiz gereken bir kişi.He is our teacher and a person we should respect.
Matemi hiçe saydı.He flew in the face of Jishuku.
Kitapçıda çok sayıda kitap aldı.He bought a number of books at the bookstore.
Onun çok sayıda yeni fikirleri var.He has lots of new ideas.
O sayı sayamaz.He can't count.
Dünyadaki en büyük bilim insanları arasında sayılıyor.He is numbered among the greatest scientists in the world.
O, çok sayıda pul topladı.He collected a lot of stamps.
Ona hem bir öğretmen hem de bir insan olarak saygı duyuluyordu.He was respected both as a teacher and as a man.
O hem bir öğretmen olarak hem de bir insan olarak saygı görüyordu.He was respected both as a teacher and as a man.
Oğlunun şimdi yüze kadar sayabildiğini söylüyor.He says his son can count up to 100 now.
Oğluna hatırı sayılır bir servet bıraktı.He bequeathed a considerable fortune to his son.
Onun yabancı işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili çok sayıda fikirleri vardır.He has a lot of ideas about running foreign workers.
Herkes tarafından saygı duyulan bir bilim adamıdır.He is a scientist who is respected by everybody.
Çin hakkında çok sayıda kitap yazdı.He wrote a lot of books on China.
O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.He has made a fortune through hard work.
O çabaları sayesinde başarmıştır.He succeeded by virtue of his efforts.
Sen hariç burada az sayıda arkadaşı var.He has few friends here except you.
Ona arkadaşları tarafından saygı gösterilir.He is looked up to by his friends.
O onlarla yeni bir sayfa açtı.He made a clean break with them.
Onlar tarafından ona saygı duyulur.He is respected by them.
Onların öğretmeni olarak ona saygı gösterildi.He was respected as their teacher.
Onların lideri olarak ona saygı duyuluyor.He is looked up to as their leader.
O, babasına saygı duyar.He respects his father.
O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.He got the job by virtue of his father's connections.
Annesi sayesinde ünlü oldu.He became famous thanks to his mother.
O benden daha az sayıda arkadaşa sahip.He has fewer friends than I.
Onun çok sayıda kitapları var mı?Does he have many books?
Onun kitaplığında çok sayıda kitabı var.He has a large number of books on his bookshelf.
O her hafta yirmi kadar çok sayıda kitap okur.He reads as many as twenty books every week.
O her gün on sayfa okumayı ilke edindi.He made a point of reading ten pages every day.
Üstlerine karşı saygıyla davranır.He behaves respectfully toward his superiors.
Onun cesur hareketi ona saygı kazandırdı.His brave deed earned him respect.
O,bütün arkadaşları tarafından saygı görürdü.He was looked up to by all his friends.
O, seyahatleri sırasında çok sayıda etkileyici insanlarla tanıştı.He met many fascinating people in the course of his travels.
Ailesine saygı duymaz.He does not look up to his parents.
Onun tarihle ilgili çok sayıda kitabı var.He has a lot of books on history.
Liderleri olarak John'a saygı duyuyorlardı.They looked up to John as their leader.
Onların hepsi ona saygı duyarlar.They all respect him.
Onlar liderlerine saygı duydular.They looked up to their leader.
Sayıların gücüyle kazandılar.They won by force of numbers.
Onlar onu cinayet davasının elebaşı olarak saydı.They regarded him as the ringleader of the murder case.
Liderleri olarak ona saygı duyuyorlar.They looked up to him as their leader.
Onlar ona saygı duyuyorlar.They respect him.
Çok az sayıda samimi arkadaşı var.She has very few close friends.
O, çok sayıda arkadaşı var gibi görünüyor.She appears to have a lot of friends.
Onun çantasında çok sayıda makale var.There are many articles in her purse.
Onun davetini geri çevirmen büyük saygısızlık.It's very impolite of you to decline her invitation.
O iki yaşında, ama şimdiden 100'e kadar sayabiliyor.She is two years old, but she can already count to 100.
O çok sayıda fotoğraf çekmedi.She didn't take many photos.
Onun kemikleri sayılıyor.She is all skin and bone.
Kulüp saymanı olarak çalışmaktadır.She serves as the club treasurer.
Çok sayıda iyi sporculara karşı yarıştı.She competed against many fine athletes.
Onun deniz kenarında bir sayfiye evi varShe has a cottage by the sea.
O, benim sahip olduğum kadar çok sayıda pula sahip.She has as many stamps as I.
O, burs sayesinde üniversiteye gidebildi.She was able to go to college thanks to the scholarship.
O, müzisyenlik ve dansçılık dersleri alıyor; yüzme ve tenis derslerini saymıyorum.She takes singing and dancing lessons, not to mention swimming and tennis lessons.
O, öğretmenine büyük bir saygısı duyuyor.She has great respect for her teacher.
Ona saygı duyulur.She is looked up to.
Onun günleri sayılı.Her days are numbered.
Onların sayısı büyüktür.Their number is great.