Kendini düşünmemene saygı duyuyorum.I respect his selflessness.
Sınıf öğretmenine çok saygılıdır.She respects her homeroom teacher a lot.
Köpek kulaklı sayfalar kitapları daha az değerli yaptı.The dog-eared pages made the book less valuable.
Ondan sonra Saygon'a gitmek için yola çıkacağım.After that, I'll leave for Saigon.
Gençken çok sayıda kitap okumalısın.You should read a lot of books while you're young.
Biri bu kitabın ilk üç sayfasını yırtmış.Someone has ripped out the first three pages of this book.
Onun kitabından bir sayfa al.Take a leaf out of his book.
Hastane yoğun bakım ünitesine girebilen ziyaretçi sayısını kısıtlıyor.The hospital restricts the number of visitors who can enter the intensive care unit.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.Through his own efforts and a bit of luck, he won first prize in the contest.
Biz rastgele bir sayı seçtik.We picked the number at random.
Web sayfana bizim şirketin web sitesi ile ilgili bir link koyar mısın?Would you mind putting a link on your web page to our company's web site?
Onun ayrıca çok sayıda işçiye ihtiyacı var.He also needs many workers.
Çok sayıda tutucu Amerikalı onunla aynı fikirdeler.Many conservative Americans agreed with him.
Pi sayısı, yaklaşık olarak 3,14 ya da 22/7'ye eşdeğerdir. Sembolü "π"'dir.The number pi is approximately equal to 3.14 or 22/7. Its symbol is "π".
Günde birkaç saati web sayfamı düzenleyerek geçiriyorum.I spend a few hours a day maintaining my website.
Çok sayıda insan ne olacağını görmek için bekliyorlar.A lot of people are waiting to see what is going to happen.
Senin sayende bu işi zamanında bitirebildik.It's because of you that we were able to complete this job on time.
O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.Although he was writing carefully, he had many mistakes in his writing task.
Bu sadece Arjantin tarihindeki en karanlık sayfalarından biridir!This is simply one of the darkest pages in the history of Argentina!
Derin ve saygılı huşuyla şamdanı önceki yerine koydum.With deep and reverent awe I replaced the candelabrum in its former position.
Tom sehpadaki derginin sayfalarına göz attı.Tom leafed through the magazine that was on the coffee table.
Tom sayıları topladı.Tom added up the numbers.
O gün, Tom alabildiği kadar çok sayıda kamera aldı.That day, Tom bought as many cameras as he could afford.
Tom Mary'ye çok saygı duymaktadır.Tom respects Mary a lot.
Tom ona kadar saydı sonra Mary'ye seslendi.Tom counted to ten then he yelled at Mary.
Burada, herkes saygı duyar ve takdir edilir.Here, everybody feels respected and appreciated.
İki yaşındayken, ona kadar sayılabilirdin.When you were two years old, you could count to ten.
Çevremizdeki çok sayıda insanın silahı var.A lot of people in our neighborhood own guns.
Tom balinalarla ilgili çok sayıda dergi makalesi yazdı.Tom has written many magazine articles on whales.
Tom kesinlikle sayılarda çok iyi değildir.Tom certainly isn't very good with numbers.
Tom sayılarla kesinlikle iyidir.Tom certainly is good with numbers.
Tom'un kesinlikle yüksek yerlerde çok sayıda arkadaşları var.Tom certainly has a lot of friends in high places.
Dergilerin sayfaları kıvrılmıştı.The magazines were dog-eared.
Sayfa sayısı 500'den fazla olan kitaplardan hoşlanmıyorum.I don't like books with more than five hundred pages.
Lütfen ebeveynlerinize saygılarımı iletin.Please give my regards to your parents.
Nikahsız evliliklerin sayısının arttığını düşünüyorum.I think the number of common-law marriages is on the rise.
Tom ve Mary birbirlerine saygı duymaya başladılar.Tom and Mary have started respecting each other.
Sayacı çalışırken bırak.Keep the meter running.
Bana verdiğin tavsiye sayesinde başardım.Because of the advice that you gave me, I succeeded.
Kutsal Kitap boyunca kırk sayısının bu kullanımını bulursunuz.Throughout the Scriptures, we find this usage of the number forty.
Kitabınızda 59. sayfayı açın.Open your book to page 59.
Bu konuda Tom pek de haksız sayılmaz.Tom has a point here.
Tom bütün gün masasına oturup sayılar hesapladı.Tom sat at his desk all day crunching numbers.
Rakiplerinize saygı duymalısınız.You have to respect your rivals.
O sayısız yer bilir.He knows countless places.
Aslında, internetin sayısız, çeşitli kullanım alanları vardır.In fact, there are countless, varied uses for the Internet.
Gerçeği yok sayma.Don't bury your head in the sand.
New Osaka otelinde durup Sayın Takakura'yı alacağız.We'll stop at the New Osaka Hotel and pick Mr. Takakura up.
Sizin suçlarınız atalarının mezarlarına saygısızlıktı.Your crimes have desecrated your ancestor's graves.
O ve ben yaklaşık aynı sayıda pula sahibiz.She and I have about the same number of stamps.
O benim sahip olduğum kadar çok sayıda pula sahiptir.She has about as many stamps as I do.
Yaşlılara saygı duymalısınız.You need to respect the elderly.
Yaşlı vatandaşlara saygı göstermelisin.You must respect senior citizens.
Yaşlı insanlar saygıyı hakediyor.Old people deserve respect.
4219 son derece şanssız bir sayıdır.4219 is an extremely unlucky number.
Dün sabah çok sayıda kuş gördüm.I saw many birds yesterday morning.
Öğrencilerin sayısı düşüyor.The number of students is dropping.
Picasso gibi çok az sayıda ressam vardır.There are few painters like Picasso.
Yazı defterinden bir sayfa kopar.Tear a page out of your copybook.
İşsiz sayısı tüm zamanların en yükseğindedir.The number of jobless is at an all time high.