sayısız ile cümle

sayısız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birlikte sayısız savaşa katılmışlardır.参加大小战斗无数。
Sayısız yazı yazdı.撰有不少著作。
Schiele'nin desenlerinin fiyatı kat kat arttı ve sayısız portre komisyonu aldı.這次的展覽非常成功,席勒作品的價格大漲,他也接到許多繪製肖像畫的委託。
Severny Adası sayısız buzulları ile bilinir.新会島嶼无数。
Sayısızca yeni silah denendi.展示一系列新式武器。
Kariyerindeki sayısız ödüllere rağmen, Hanna en çok bu Seçkin Eagle Scout Ödülü ile gurur duydu.虽然汉纳凭事业方面成就获得过许多奖项,但他最为自豪的还是这座杰出鹰级童军奖。
Polonya tarihi boyunca sayısız anayasa değişikliği gerçekleşmiştir.在波兰历史中,几个世纪以来,波兰宗教的构成发生了一些变化。
Sayısız silahla donatılmıştır.體內裝載了不少武器。
Tim Guinee o zamandan beri sayısız film ve diziye katıldı.李嘉欣至今已參演過不少電視劇和電影。
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.1859년 8월 28일부터 9월 2일까지, 태양에서 수많은 흑점과 태양플레어가 관측되었다.
Sayısız yazı yazdı.그는 많은 글을 썼다.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.그 외에도 머리와 얼굴 목에 크고 작은 상처들이 있었다.
Bu etkilerin sonucunda sayısız çocuk ölmüş, birçoğu da sakat veya öksüz kalmıştır.이 과정에서 수많은 어린 학생들(학도병들)이 무고하게 죽어나갔으며 많은 사상자와 인명피해가 초래되었다.
Bu arada sayısız yaralama ve ruhsatsız silah taşıma yüzünden hapishaneye girdi.이에 일본 경찰이 무차별 사격과 매질을 가해 많은 부상자가 발생하였다.
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.במשך כל היום והלילה עוברות ספינות רבות מתחת לגשר בדרכן אל תעלת פנמה או בצאתן ממנה.
O zamandan beri, koleksiyon sayısız televizyon ağından gelen içeriklerle genişletildi.מאז אותה תקופה, גדל האוסף כדי לכלול תוכן של רשתות טלוויזיה רבות יותר.
Yıllar boyunca Wheeler, sayısız ödül aldı.לאורך השנים זכה ריין בפרסים רבים.
Sayısız ödül ve onursal derece aldı.הוא קיבל פרסים ותוארי כבוד רבים.
Dik yamaçlarda dikilen sayısız tarihi çok katlı otel binası bulunmaktadır.על האנדרטה תלויים מפתחות רבים מבתי מלון שונים.
Bu kitap, içinde sayısız şiir barındıran bir dizi hayalî mektup aracılığıyla klasik Atina dönemini yorumlar.בספר מסופר סיפורה של אתונה הקלאסית באמצעות סדרה של מכתבים דמיוניים, הכוללים שירים רבים.
Birçok böcek gibi karıncalarda birbirine bağlı sayısız küçük lenslerden oluşan petek göz vardır.כמו רוב חרקים, לנמלים יש עיניים מורכבות שעשויות מהרבה עדשות זעירות שמחוברות ביחד.
Parkta sayısız yaban hayvanı yaşamaktadır.מגוון רב של בעלי חיים בפארק.
Şarkı, sayısız ödül kazanmıştır.שירתו זכתה לפרסים רבים.
Sayısız sürüsü vardır.בעלת הרבה חתולים.
Üyelerde yapılan sayısız değişimlerden sonra Konnor ve Viktor, NXT'de takım olmuştur.След няколко промени в състава, Конър и Виктор продължиха като отбор в NXT.
Akşam sayısız tane rom bulmuştur.Намирани са много римски монети.
Teologlar ve filozoflar, tarih boyunca sayısız tanrı kavramını ve anlayışını incelemişlerdir.Богослови и философи изучават многобройните концепции за Бога от зората на цивилизацията.
Bu iki konuşmayı sayısız gösterimler takip eder ve Marconi uluslararası dikkatleri üzerine çekmeye başlar.С тази шега двамата си резменят няколко реплики и Аристофан започва своето изложение.
Sayısız silahla donatılmıştır.Снабдява се с много оръжие.
Sayısız miktarda benekler vardır.Има безброй петоъгълници.
Stiglitz'in mikroekonomi teorisine sayısız katkısının yanı sıra, Stiglitz birçok politik aktivitede bulundu.Освен сериозния си принос в микроикономиката, Стиглиц играе важна роля и в политическата сфера.
Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır.Имат много звуци, с които комуникират.
Birçok böcek gibi karıncalarda birbirine bağlı sayısız küçük lenslerden oluşan petek göz vardır.Както повечето насекоми, мравките имат фасетъчни очи, изградени от множество свързани малки лещи.
Her iki tipteki ilik de sayısız kılcal kan damarı içermektedir.Всяка двойка кръстосани прави има безбройно много трансверзали.
Uzmanlık alanlarında sayısız çalışmalar yapmış, araştırmalarını titizlikle gerçekleştirmiştir.Там тя събира много истории и детайлно наблюдава дейността на персонала.
Yıllar boyunca Wheeler, sayısız ödül aldı.На следващата година Мурад получава доста награди.
Bu 12 işten sonra sayısız maceralara girişti.От неговите 12 трагедии до нас са достигнали значителни пасажи.
Serüvenler, sayısız kahramanın başından geçiyor.Много препятствия ще трябва да преодолеят главните герои.
Kütüphanesinde sayısız kitap yer almıştır.В църковната библиотека има голям брой книги.
Sayısız lonca vardı.Имало е няколко оброчища.
Bugün Yunanistan'da bulunan sayısız cadde ve sokaklar onun adıyla adlandırılmaktadır.И днес много улици в Чехия и Словакия носят неговото име.
Nirnaeth Arnoediad (Sayısız Gözyaşı), Noldor’un Morgoth’a karşı başlattığı ilk savaştır.Nírnaeth Arnoediad (Suze nebrojene) prva je bitka koju su započeli Noldori.
Bugüne kadar demokratik barış teorisinde sayısız açıklama ortaya konmuştur.Bavio se istraživanjima koje se bave teorijom demokratskog mira.
Daha sonra tüm dünyada sayısız baskıları yapılmıştı.To je uzrokovalo razna negodovanja u ostatku svijeta.
Bu iki konuşmayı sayısız gösterimler takip eder ve Marconi uluslararası dikkatleri üzerine çekmeye başlar.Nasledovali ďalšie demonštrácie, a Marconi získal medzinárodnú pozornosť.
Ay birçok sanat ve edebiyat eserine konu olmuş ve sayısız başkalarına da ilhâm kaynağı olmuştur.Mesiac je zdrojom mnohých prác v umení a literatúre a inšpiráciou pre nespočetné množstvo iných.
Sayısız belgeseller çekti.Namaľoval som dostatočný počet.
Sonuç, sayısız çiftçinin büyük iflasıydı.To však viedlo k zbedačeniu mnohých roľníkov.
Sayısız ödül ve onursal derece aldı.Je nositeľom mnohých ocenení a čestných vyznamenaní.
Bu etkilerin sonucunda sayısız çocuk ölmüş, birçoğu da sakat veya öksüz kalmıştır.No väčšinou mali veľký počet detí a mnohé zomierali pri pôrodoch alebo v mladom veku.
Bunun yanı sıra sayısız farklı ödül ve en son UIA 2005 altın madalyasının sahibi olmuştur.Okrem toho získalo ešte 1 striebornú a 2 bronzové medaily, tú poslednú na MS 2015 v Kazani.
Bu çalışma sayısız konuyu içeriyordu;yabancılaşmış emek de dahil.Veľkú pozornosť venoval cudzineckému ruchu, v tom aj Vysokým Tatrám.
İleride Tokyo Üniversitesi'ne gireceği ile ilgili sayısız hayaller kurar.Už po niekoľký rok sa snaží dostať na prestížnu Tokijskú univerzitu.
Ayrıca bölgede sivil halka karşı sayısız savaş suçu işlendi.Tudi v tej vojni so se dogajali številni zločini nad civilni prebivalstvom.
Parkta sayısız yaban hayvanı yaşamaktadır.V parku živi na tisoče živali.
Her iki kitap da sayısız kez ve sayıda yeniden basıldı.Obe knjigi so velikokrat ponatisnili.
Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır.Nahajajo se mnogih predmetih, ki nas obdaja.
Bu kulelerin arasında sayısız bacalar ve çatının orta kısmında ise bir ışık kulesi bulunmaktadır.Med obzidjem in stolpi je malo prostora.
Bu albüm ile 5 tanesi Grammy olmak üzere sayısız ödül kazanmıştır.Za svoje albume je prejel pet nagrad grammy.
Kütüphanesinde sayısız kitap yer almıştır.V knjižnici je veliko bral.

İlgili Sayfalar