sayısız ile cümle

sayısız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her iki kitap da sayısız kez ve sayıda yeniden basıldı.Obě tyto knihy byly mnohokrát vydány a vždy ihned rozebrány.
Ancak süreç içerisinde ateşkes her iki tarafça da sayısız kez ihlal edilecektir.Příměří však bylo poté oběma stranami konfliktu neustále porušováno.
Günümüzde özellikle Avrupa’da sayısız küçük-ölçekli hidro elektrik santralleri kurulmuştur.V současné době je již v Evropě postaveno několik malých vodních elektráren s technologií šnekové turbíny.
Sayısız yazı yazdı.Napsal jich neuvěřitelné množství.
Ama bundan başka yazılmış ve yazılacak sayısız anlatı vardır.Další písemné zmínky o něm chybí.
Sayısız arkadaşı vardı ve hiçbiriyle de ilişkisini sona erdirmedi.Neměl mnoho přátel, nikomu se nesvěřoval.
Kariyeri boyunca Osservatorio Astronomico Sormano adlı rasathanede çalışıp sayısız asteroit keşfetti.Během své práce na observatoři Skalnaté pleso objevil řadu asteroidů.
Her iki tipteki ilik de sayısız kılcal kan damarı içermektedir.Oba typy obsahují velké množství krevních cév a vlásečnic.
İklim şartları sıcak dönem ve buzul çağı arasında sayısız defa gitti geldi.Nedávno jsme měli Středověkou teplou periodu a Malou dobu ledovou.
Ayrıca bölgede sivil halka karşı sayısız savaş suçu işlendi.Došlo též k řadě zločinů proti civilistům.
Poe'ya göre bu meydan okuma sonucunda "gazetenin sayısız okuyucusunda canlı bir ilgi oluştu.Provocarea a adus, după cum a scris Poe, „un interes foarte viu în rândul numeroșilor cititori ai revistei.
Sayısız kitap yazdı.A scris numeroase cărți.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.Din 28 august 1859 până pe 2 septembrie numeroase pete solare și explozii solare au fost observate pe Soare.
Felsefe üzerine sayısız eseri vardır.În Scrisori este multă filozofie.
Tim Guinee o zamandan beri sayısız film ve diziye katıldı.Tim Guinee are nenumărate contribuții în domeniul cinematografiei.
Bu zamandan beri sayısız düşük ve yüksek kalitede hafif yapım filmler piyasaya sürülmüştür.Din acest moment filmul a început cu o lungă și dificilă postproducție.
Ayrıca sayısız dublaj çalışması yapmış ve birçok televizyon dizisinde rol almıştır.De asemenea, el a jucat în mai multe seriale și a fost gazda multor televiziuni celebre italiene.
Uzmanlık alanlarında sayısız çalışmalar yapmış, araştırmalarını titizlikle gerçekleştirmiştir.Funcția sa i-a oferit numeroase ocazii pentru a realiza observații atente și cercetări minuțioase.
Sayısız arkadaşı vardı ve hiçbiriyle de ilişkisini sona erdirmedi.Au trecut câteva zile și nimeni nu a fost capabil să-l conteste.
Birlikte sayısız savaşa katılmışlardır.Együtt számtalan kalandba keverednek.
Baklavanın sayısız sırrı vardır.A kastély még számtalan titkot rejt.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Ezeken kívül rengeteg seb volt látható a fején, arcán és nyakán.
Bugün Yunanistan'da bulunan sayısız cadde ve sokaklar onun adıyla adlandırılmaktadır.A magyar tájnevek, illetve a mostani jelzett turistaútvonalak nagy része az ő nevéhez fűződik.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Megfagyasztja az ellenséget egy óriási jégcsóvával.
Bunlardan son ikisiyle bilim insanları sayısız deneyler yapmıştır.Összekapcsolódva a két személyzet közös tudományos kísérleteket végzett.
Toplumsal ve siyasi görüşlerini anlattığı sayısız makale yazdı.Számos politikai és társadalmi cikket írt.
Avrupa ve ABD'de sayısız sergiye katıldı.Vendégszerepelt Európa és az Amerikai Egyesült Államok számos operaszínpadán.
Akşam sayısız tane rom bulmuştur.Erről ma csak néhány rom tanúskodik.
Reaksiyonları sıkı polis denetimleri ve sayısız baskınlar edildi.A rendőrök sorozatos razziákkal és letartóztatásokkal válaszoltak.
Daha sonra tüm dünyada sayısız baskıları yapılmıştı.Azóta világszerte számtalan fajtája alakult ki.
Bugüne dek ABD başta olmak üzere birçok ülkede sayısız şehirde sahnelenmiştir.Az Amerikai Egyesült Államok legtöbb területén ez egy órával korábban következik be.
Polonya tarihi boyunca sayısız anayasa değişikliği gerçekleşmiştir.A Lengyel Televízió szervezeti felépítése sok változáson ment át az évek során.
472 - Nírnaeth Arnoediad, "Sayısız Gözyaşı Savaşı", yaz ortasında yapılır.473 – Nírnaeth Arnoediad, Lukemattomien Kyynelten Taistelu.
Parkta sayısız yaban hayvanı yaşamaktadır.Puistossa elää useita eläinlajeja.
Aynı zamanda sayısız porno sitesinde yer aldı.Hän on soittanut myös lukemattomissa studio-sessioissa.
Toprakta yetişen her şeyin sevgilisiydi ,onların sayısız biçimlerini aklında tutardı.Hän rakastaa kaikkea mikä kasvaa maassa ja entit olivat hänen ajatuksiensa tulosta.
Bu sıralarda sayısız küçük şehir devletleri de dağıldı.Sen aikana syntyi ja katosikin pienoiskaupunkivaltioita.
Ancak Irak mutfağı bunların yanı sıra sayısız miktarda çorbalar içerir.Vietnamilaiseen keittiöön kuuluu lukuisia erilaisia keittoja.
Sayısız arkadaşı vardı ve hiçbiriyle de ilişkisini sona erdirmedi.Hän on ollut monen miehen kanssa mutta ei mitään pitkiä suhteita.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Nokkosmäki on Tikkurilan Jää-Veikkojen kasvatti.
Sayısızca yeni silah denendi.Aseita löydettiin runsaasti.
Bu albüm ile 5 tanesi Grammy olmak üzere sayısız ödül kazanmıştır.Yhteensä albumi ja sen kappaleet voittivat siis viisi Grammy-palkintoa.
Aynı zamanda sayısız porno sitesinde yer aldı.Επίσης, έχει εισαχθεί σε αρκετά Hall of Fame.
İlde sayısız arkeolojik alan vardır.Η περιοχή δεν παρουσιάζει μόνο τεράστιο αρχαιολογικό ενδιαφέρον.
Sayısız lonca vardı.Υπήρχε πολύς καπνός.
Sayısız ödül ve onursal derece aldı.Έχει τιμηθεί με πολλά βραβεία και τιμητικές διακρίσεις.
Sayısız arkadaşı vardı ve hiçbiriyle de ilişkisini sona erdirmedi.Έχει λιγοστούς φίλους και δεν έχει δημιουργήσει οικογένεια.
Gündüz ve gece boyunca sayısız gemi Panama Kanalı'na girmek veya ayrılmak için köprünün altından geçmektedir.I løbet af et døgn passerer i stort antal fartøjer under broen, enten på vej til eller fra Panamakanalen.
Tana Gölü ve Sudan sınırı arasındaki Abay'ın sayısız kolları bulunmaktadır.Der er mange bifloder til Abay mellem søen Tana og den sudanesiske grænse.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.Fra 28. august 1859 til 2. september blev talrige solpletter og soludbrud observeret på solen.
Uzun ve zorlu yolculuk sırasında sayısız sorun yaşanacak ve mürettebatın morali kötüye gitti.Rejsen var lang og udmarvende og tærede hårdt på besætningernes moral.
Sayısız sürüsü vardır.Der findes talrige fællestræk.
Yıllar boyunca Wheeler, sayısız ödül aldı.Chaka Khan har gennem årene modtaget en lang række priser.
6 saat 42 dakikalık uzay yürüyüşü boyunca astronotlar sayısız bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirdiler.På rumvandringen udførte astronauterne diverse reparationer og vedligeholdelsesopgaver.
Dik yamaçlarda dikilen sayısız tarihi çok katlı otel binası bulunmaktadır.Der er lange sandstrande langs de store hotelområder.
Oyun 1880'lerde başlar ve o zaman amcanın evi sayısız çiçekle doludur.Maleriet blev påbegyndt i 1884 efter en fest i husets have, der inspirerede Krøyer til maleriet.
Toplumsal ve siyasi görüşlerini anlattığı sayısız makale yazdı.Han skrev også en række bøger for at forklare sine sociale og politiske anskuelser.
Müzik yaşamı boyunca sayısız ödül aldı.Han har i årenes løb vundet et stort antal musikpriser.
[1] O zamandan beri sayısız ulusal ve uluslararası yarışma ve ödül kazandı.[4] Siden da har han vundet adskillige nationale og internationale konkurrencer og priser.
Sayısız Gözyaşı isminin sebebi, elflerin son zafer elde etme umutlarının da sönmesidir.Navnet Utallige tårer kommer av at alvenes siste håp om seier ble knust.

İlgili Sayfalar