sayısız ile cümle
sayısız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Audrey Hepburn tüm oyunculuk kariyeri boyunca sayısız ödülün sahibi oldu.Audrey Hepburn recebeu inúmeros prêmios e honras durante sua carreira.
Sonuç, sayısız çiftçinin büyük iflasıydı.O resultado foi a falência total de muitos agricultores.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.De 28 de agosto a 2 de setembro de 1859, várias manchas foram observadas no Sol.
Baklavanın sayısız sırrı vardır.A Umbrella tem segredos.
Felsefe üzerine sayısız eseri vardır.Doze Tópicos sobre a Fé.
Sayısız tür hakkında yazılar yazdı.Escreveu vários livros sobre inúmeros temas medievais.
Bu albüm ile 5 tanesi Grammy olmak üzere sayısız ödül kazanmıştır.O álbum rendeu um total de cinco indicações aos Grammy Awards.
Daha sonra tüm dünyada sayısız baskıları yapılmıştı.Posteriormente surgiram outros movimentos Occupy por todo o mundo.
Uzun ve zorlu yolculuk sırasında sayısız sorun yaşanacak ve mürettebatın morali kötüye gitti.A viagem foi longa e árdua, e a disposição da tripulação despencou.
Avrupa ve ABD'de sayısız sergiye katıldı.Realizou inúmeras conferências na Europa e Estados Unidos.
Beyoncé sayısız ödül ve onur elde etti.Hamilton ganhou um número de prêmios e honras.
Ayrıca bölgede sivil halka karşı sayısız savaş suçu işlendi.Tiveram lugar vários crimes relacionados com a população civil.
Sayısız karakter rolünde oynamış, özellikle sert Anadolu kadınlarını canlandırmıştır.Interpretou muitos personagens étnicos, indígenas principalmente.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Enquanto isso, Iraxxa revive os Ice Warriors na colmeia.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.Tussen 28 augustus en 2 september 1859 werden verschillende zonnevlammen waargenomen.
472 - Nírnaeth Arnoediad, "Sayısız Gözyaşı Savaşı", yaz ortasında yapılır.471 - Nirnaeth Arnoediad: "De Slag van Ongetelde Tranen".
Her iki kitap da sayısız kez ve sayıda yeniden basıldı.Beide boeken werden meerdere malen herdrukt.
Bu teknik sayısız diğer hastalıklar için serolojik testlerde kullanılır.Dezelfde techniek wordt tegenwoordig gebruikt voor de diagnose van talrijke andere ziekten.
Bu duruma örnek gösterilebilecek sayısız tarikat ve benzeri oluşumlar mevcuttur.In naam en vorm zijn zoveel gelijkenissen dat men van het voortbestaan van dezelfde orde kan spreken.
Tang'ın sayısız saldırılardan tükenen Goguryeo Tang, Silla saldırılarına yenik düşmüştür.Tang, gevoed door aanhoudende agressie van Goguryeo, probeerde een aantal malen om Goguryeo te verslaan.
Nehir yatağı sayısız defa değiştirildiği için akarsu miktarı sürekli azaldı.Vanwege de toenemende vraag naar stroom is de dam een paar keer gemoderniseerd.
Dik yamaçlarda dikilen sayısız tarihi çok katlı otel binası bulunmaktadır.De stad is het meest bekend om de warmwaterbronnen die in een hoop hotels aanwezig zijn.
Ama bundan başka yazılmış ve yazılacak sayısız anlatı vardır.Een onbekend aantal nummers is daarvoor geschreven en opgenomen.
Kuantum (nicem) önemsizliğinin "doğru" belirtileri sayısız değildir ve farklı yorumlara izin verir.Oznaki „prawdziwej” kwantowej trywialności nie są liczne i pozwalają na różne interpretacje.
Ay birçok sanat ve edebiyat eserine konu olmuş ve sayısız başkalarına da ilhâm kaynağı olmuştur.Księżyc był tematem wielu dzieł sztuki i literatury, a także inspiracją dla niezliczonej rzeszy twórców.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.Między 28 sierpnia a 2 września 1859 obserwowano liczne plamy na Słońcu.
WrestleMania'da her yıl olduğu gibi bu yıl da sayısız ünlü konuk oldu.Jak co roku, na WrestleManii pojawiło się kilku celebrytów.
Bir kişi sayısız miktardaki yaşamların ardından tanrılardan biri haline gelebilir.Po pewnym czasie bogów można było liczyć w tysiącach.
Beyoncé sayısız ödül ve onur elde etti.Beyoncé otrzymała w swojej karierze szereg wyróżnień oraz honorów.
Yıllar boyunca sayısız Rock müzik sanatçısı eroin üzerine şarkı yazmıştır.Przez kilkadziesiąt lat stanowił żelazny punkt programu teatrów muzycznych.
Sayısız plak ve birçok albüm yayımladı.Autor licznych wystaw i albumów.
Kur'ân-ı Kerîm'i sayısız defalar hatmetti.Prowadziły do niego żelazne drzwi zamykane na wiele zamków.
Ayrıca bölgede sivil halka karşı sayısız savaş suçu işlendi.Doszło także do szeregu zbrodni na ludności cywilnej.
Baklavanın sayısız sırrı vardır.Okrągły Stół nadal skrywa wiele tajemnic.
Sayısız miktarda benekler vardır.Ma niezliczoną ilość odznak.
Bu kitap, içinde sayısız şiir barındıran bir dizi hayalî mektup aracılığıyla klasik Atina dönemini yorumlar.Przedstawia ona klasyczne Ateny za pośrednictwem serii listów zawierających liczne wiersze.
Sonuç, sayısız çiftçinin büyük iflasıydı.Jest to efekt pracy wielu pokoleń hodowców.
Kariyeri boyunca Osservatorio Astronomico Sormano adlı rasathanede çalışıp sayısız asteroit keşfetti.Pracował w Osservatorio Astronomico Sormano w pobliżu Como.
Akabinde, kapalı gişe sahnelenen sayısız turnelere çıktılar.Na szczyt Złomiskiej Turni można wejść wieloma drogami.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.Europejskie koncerty zgromadziły rekordowe ilości widzów w każdym z obiektów.
Bunu 20. yüzyıl boyunca sayısız ülkeler izledi.XX wieku wiele krajów prowadziło między sobą takie konflikty.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.Från 28 augusti till 2 september 1859 observerades talrika solfläckar och solutbrott på solen.
Sayısız bina deprem sonucu yıkıldı.Ett stort antal byggnader förstördes i jordbävningen.
Sayısız silahla donatılmıştır.Utrustad med diverse vapen.
Sayısızca yeni silah denendi.Vi tränar ett ganska stort antal vapen.
Oyunda zombilerde dahil sayısız karakter görülür.Det finns olika sorters zombies i spelet.
Parkta sayısız yaban hayvanı yaşamaktadır.У парку мешкає велика кількість диких тварин.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.З 28 серпня по 2 вересня 1859 року на Сонці спостерігалися численні плями і спалахи.
O zamandan beri, koleksiyon sayısız televizyon ağından gelen içeriklerle genişletildi.Згодом ця допомога поширюється на все більшу кількість професій телевізійної спільноти.
Cılız boyunun etrafından sayısız zincir ve boncuk sarkar ve elleri kolları bileziklerle yüzüklerle doludur.Із її довгої шиї звисало безліч ланцюжків і намиста, а пальці й руки були всіяні перснями та браслетами.
Ama bundan başka yazılmış ve yazılacak sayısız anlatı vardır.Говорив він мало і ще менше писав.
Baklavanın sayısız sırrı vardır.Ці гористі поля мають багато таємниць.
Bugüne kadar demokratik barış teorisinde sayısız açıklama ortaya konmuştur.Для демократичного миру були запропоновані численні пояснення.
Sayısız silahla donatılmıştır.Володіють холодною зброєю.
Bununla birlikte, sayısız coğrafi tutarsızlık mevcuttur.Однак існують численні географічні невідповідності.
Ukrayna tiyatrosunun sayısız performansı için şarkılar yazdı.Написав пісні до численних вистав українського театру.
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.Bohyně je doslova matkou nesčetného množství věcí ve vesmíru.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.V období mezi 28. srpnem a 2. září 1859 bylo na Slunci pozorováno mnoho slunečních skvrn.
Poe'ya göre bu meydan okuma sonucunda "gazetenin sayısız okuyucusunda canlı bir ilgi oluştu.Výzva přinesla, jak Poe napsal „velice živý zájem v řadách početných čtenářů žurnálu.
Laos Mekong Nehri popülasyonu için sayısız tehdit önemli endişe konusu olmuştur.Důležitou komunikační tepnou zůstává i řeka Mekong.