sayısız ile cümle
sayısız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
BH deneyiminden çıkarılacak sayısız ders var, ama bunlardan üçü son derece açık.There are numerous lessons from the BiH experience, but three of them are conspicuous.
Bu yılın başından beri Sırplar sayısız fiyat zammıyla karşılaştılar.Since the beginning of this year, Serbs have been faced with numerous price hikes.
Ancak o zamandan bu yana yapılan sayısız müzakere turundan uzlaşma çıkmadı.But numerous rounds of talks since have failed to produce a deal.
Geleneksel ekmekten siyasete kadar her konuda sayısız Kürtçe Facebook sayfası mevcut.A myriad of Kurdish Facebook pages exist, covering everything from traditional bread to politics.
Pantiç'in, öldürülmeden önce sayısız telefon tehdidi aldığı bildirildi.Prior to his murder, Pantic had reportedly received numerous telephone threats.
EULEX, göreve başlamadan sayısız engelle karşı karşıyaEULEX facing numerous hurdles ahead of scheduled deployment
Sayısız kafe, restoran ve diğer lokantalarda lezzetli yiyecekler sunuluyor.Numerous coffee shops, restaurants and other eateries offer delicious food.
Bu da, gördüğümüz sayısız haksız davanın devam edeceği anlamına gelmektedir.It's going to mean that the countless unfair trials that we've seen are going to continue."
Bölgede 300 bin saatlik kazı ve sayısız laboratuvar testleri yapıldı.It has seen 300,000 hours of digging and numerous laboratory tests.
Sayısız soruna rağmen Arnavutlar, yoksulluk gerçeğine meydan okuyan bir iyimserlik taşıyor.Despite myriad problems, Albanians show optimism that defies the often grueling reality of poverty.
Nerma Jelaciç: Mahkeme, kurulduğu ilk günden beri sayısız güçlükle karşılaştı.Nerma Jelacic: The tribunal has faced numerous challenges from the very onset of its existence.
Sayısız evcil hayvan telef oldu.Countless domestic animals perished.
Sayısız patikası ve dar sokakları sizi harika yerlere götürüyor.Numerous pathways and narrow alleys lead to many wonderful spots.
Rol aldığı kırkın üzerinde film ve sayısız tiyatro oyunu vardır.Has starred in over 40 films and numerous stage plays.
Dünyada sayısız benzer endokrinoloji derneği vardır.There are numerous similar associations around the world.
Alfonso Cuarón'un 2018 filmi Roma'daki Cleo rolüyle sayısız ödül aldı .Her performance as Cleo in Alfonso Cuarón's 2018 film Roma won numerous accolades.
Aylarca deneme sonrası uçağı iyileştirmek için sayısız planör uçuşu yaptı.For months of experiments, she made numerous glider flights to improve the plane.
Yaprağın dokusu sayısız tüyleri sebebiyle son derece düzgündür.[1]The texture of the leaf is extremely smooth due to the presence of numerous hairs.[6]
González, sayısız marka için marka yüzü olmuştur.González has been a spokesperson for numerous brands.
NASA daha sonra Stoner tarafından geliştirilen sayısız aeroponik gelişmeyi kullandı.NASA subsequently utilized numerous aeroponic advancements developed by Stoner.
Nizari İmam ve Hülegü arasında sayısız görüşme beyhudeydi.Numerous negotiations between the Nizari Imam and Hülegü were futile.
2013'ten 2015'e kadar Maden hem filmde hem de televizyonda sayısız rol üstlendi.From 2013 to 2015, Maden had numerous roles in both film and television.
Sayısız mektuptan sonra iki adamın birbirlerine saygı duymaya başladıkları açıktır.It is evident from this that, after numerous letters, the two men had grown to respect each other.
Jubaland daha sonra iç savaş sırasında sayısız savaşa sahne oldu.Jubaland was later the site of numerous battles during the civil war.
Özellikle 1848 yangınından sonra yapılan sayısız rekonstrüksiyon, binayı büyük ölçüde değiştirdi.Numerous reconstructions, especially after the fire of 1848, greatly altered the building.
Solist olarak sayısız pop ve rock kaydı aldı.He put his stamp on numerous pop and rock recordings as a soloist.
Bu eritme potasının getirdiği sayısız değişiklik arasında mutfak sanatının zenginleşmesi de vardı.Among the countless changes this melting pot brought was the enrichment of culinary art.
Patlama 126 kişinin ölümüne ve sayısız yaralanmaya neden oldu.d [1]The explosion claimed the lives of 126 people and inflicted countless injuries.[1]
Mary hayatı boyunca sayısız fiziksel ve zihinsel sağlık sorunu yaşadı.Mary suffered from numerous physical and mental health issues during her life.
Ayrıca, Yvain sayısız bağımsız romantizmde olduğu gibi görünür.Furthermore, Yvain appears as in numerous independent romances.
Soğuk Savaş sayısız belge üretti.The Cold War generated innumerable documents.
Jan Matejko, reform döneminin sayısız şahsiyetini bu tabloya doldurdu.Jan Matejko crowded onto this painting numerous personalities of the reform era.
Karadağ'ın dağlık bölgeleri sayısız gölleriyle dikkat çekmektedir.[1]Montenegro's mountainous regions are noted for their numerous lakes.[1]
Bölgedeki sayısız maden çıkarlarından çok zengin oldu.He became very wealthy from his numerous mining interests in the district.
asdasdasdasd Eski ABD Başkanı Barack Obama, sayısız komplo teorisine konu oldu.Former US President Barack Obama has been the subject of numerous conspiracy theories.
Bu olay sayısız alternatif teorinin ortaya çıkmasına neden oldu.This event has spawned numerous alternative theories.
Hayatı, çoğunlukla, sayısız ve çeşitli yayınlarının bir tarihidir.His life is for the most part a history of his numerous and varied publications.
En sık kullanılmasının nedenlerinden biri de sağladığı sayısız avantajdır.One of the reasons that it is most often used is due to the numerous advantages it provides.
Bu zamanlar İslam sanatlarında ve bilimlerinde sayısız ilerleme ve keşiflerin olduğu bir zamandı.This marked a time of numerous advancements and discoveries in Islamic arts and sciences.
Sayısız asteroit keşfinden ikincisidir ve adını Orpheus'un karısı Eurydice'den almıştır.It was second of his numerous asteroid discoveries and is named after Eurydice, the wife of Orpheus.
Yine de, yerel gazetelerdeki sayısız incelemeye rağmen, Traylor'un eserlerinin hiçbiri satılmadı.Nevertheless, despite numerous reviews in local newspapers, none of Traylor's works were sold.
1835 yılında sayısız iç savaş Peru'yu kaotik bir ülkeye çevirdi.In 1835, numerous internal wars turned Peru into a chaotic country.
Reaksiyonları sıkı polis denetimleri ve sayısız baskınlar edildi.Die Reaktionen waren strenge Polizeikontrollen und unzählige Razzien.
Buna rağmen Faust serileri, Bale ve Opera sahnelerinde sayısız versiyonları ile gündemde kalmıştır.Der Fauststoff blieb dennoch auf der Ballett- und Opernbühne in zahlreichen Versionen präsent.
Kariyeri boyunca Osservatorio Astronomico Sormano adlı rasathanede çalışıp sayısız asteroit keşfetti.Während seiner Arbeit am Osservatorio Astronomico Sormano entdeckte er zahlreiche Asteroiden.
Sayısız Bar ve Restoran'ın yanı sıra çok sayıda sinema, dükkân ve kulüp de bulunur.Neben unzähligen Bars und Restaurants gibt es auch Kinos, Läden und Clubs.
Baklavanın sayısız sırrı vardır.Düssital birgt manches Geheimnis.
472 - Nírnaeth Arnoediad, "Sayısız Gözyaşı Savaşı", yaz ortasında yapılır.472 ist das Jahr der verhängnisvollen Nirnaeth Arnoediad (Schlacht der ungezählten Tränen).
Ülkenin diğer bölgelerine sayısız otobüs seferi ile ulaşılabilir.Andere Teile des Landes können auch mit einem der zahlreichen Busse erreicht werden.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Trotzdem flieht sie mit vielen Flüchtlingen hinauf auf das Eis.
Çünkü göremediğimiz, sayısız diyatome vardır.Es gibt viele Ortsnamen, die wir nicht erklären können.
Fetih uzun bir döneme yayılmış ve sayısız muharebe sonrasında gerçekleşmiştir.Das Stimmrecht kam in Etappen und erst nach langem Kampf.
Sayısız bina deprem sonucu yıkıldı.So wurden einige Häuser wegen des fortgeschrittenen Zerfalls abgerissen.
Birey ilk başlarda; bu dünyanın, aslında başka sayısız insanın dünyasından oluştuğunu bilmiyordur.Du (fem.) hast zuerst gesehen, daß der, der wahrhaft zuerst existiert, ohne Wesen ist.
Bu ilgiden dolayı zamanının sayısız yazarlarıyla bağlantıya geçti.Er stand in brieflichem Kontakt mit vielen Schriftstellern seiner Zeit.
Sinagog sel alanı üzerine kurulduğundan sayısız kereler su altında kalıp hasar gördü.Durch ihre Lage unterhalb des Straßenniveaus wurde die Pinkas-Synagoge mehrmals überflutet und beschädigt.
Sirius konusunda internette çoğu tutarsız görünmekle birlikte sayısız yorum yapılmıştır.Die User richteten sich dort zu einem großen Teil mit entzückten Kommentaren direkt an Nonja.
Özellikle 60'lı yılların başında sayısız filmde rol almıştır.Sie wird in den 1960er Jahren vor allem in zahlreichen Fernsehfilmen mitwirken.
Gerçekten de şehir bir Osmanlılık göstergesi olarak sayısız türbe ve camiye sahiptir.Dunedin besitzt für eine Stadt dieser Größenordnung zahlreiche Museen und Galerien.
Park sayısız ağaçtan oluşmakta.Le parc est composé de nombreux arbres.