sayılı ile cümle
sayılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tam sayılı kesirlerle yapmak istediğimiz ilk şey bu kesirleri bileşik kesirlere dönüştürmek.اولاً بما ان كلاهما عددين مختلطين فيجب ان نحولهما الى كسور غير صحيحة
Bu tam sayılı kesirlerle yapmak istediğimiz ilk şey bu kesirleri bileşik kesirlere dönüştürmek.両方を仮分数に変換することです. 両方を仮分数に変換することです. では 2 か 4 分の 1 からはじめましょう.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Aceast≤ recomandare a fost consolidat≤ prin introducerea sa în planul de ac†iune al UE ca obiectivul 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Denna rekommendation har förstärkts genom att den har införts i EU:s handlingsplan som mål 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Denne henstilling er blevet styrket gennem sin medtagelse i EU’s handlingsplan som foranstaltning 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.• die Empfehlung des Rates vom 18. Juni 2003 (
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Ezt az ajánlást azzal is megerősítették, hogy felvették az EU cselekvési tervébe 14. célkitűzésként.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.To priporočilo se je okrepilo, ko so ga vključili v akcijski načrt EU kot cilj 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Toto doporučení bylo posíleno tím, že bylo zařazeno do akčního plánu EU jako cíl 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Toto odporúčanie bolo zdôraznené jeho zaradením do akčného plánu EÚ ako cieľ 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Тази препоръка бе подкрепена чрез включването й в плана за действие на ЕС като цел 14.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Alla flygande smådjur skola ock gälla för eder såsom orena, de skola icke ätas.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Alt kryp som har vinger, skal være urent for eder, det skal I ikke ete.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Alt vinget Kryb skal være eder urent og må ikke spises.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.ani niktorého okrýdleného plazu; nečistým vám bude; nebudú sa jesť.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.A všeliký zeměplaz létající nečistý bude vám, nebudete ho jísti.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Considererete come immondo ogni insetto alato; non ne mangiate
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.In vsa okriljena laznina je nečista za vas, ne boste je jedli.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.또 무릇 날기도 하고 기어 다니기도 하는 것은 너희에게 부정하니 너희는 먹지 말 것이나
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Met enkele uitzonderingen (a) zijn alle gevleugelde insekten onrein voor u en mogen niet worden gegeten.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Minden szárnyas féreg is tisztátalan legyen néktek; meg ne egyétek.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Mọi loài côn trùng hay bay sẽ là không sạch cho các ngươi; chớ nên ăn.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Mọi loài côn_trùng hay bay sẽ là không sạch cho các ngươi ; chớ nên ăn .
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Myöskin kaikki siivelliset pikkueläimet olkoot teille saastaiset, niitä älköön syötäkö.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Să priviţi ca necurată orice tîrîtoare care sboară: să nu mîncaţi din ea.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Semua serangga yang bersayap adalah haram, jadi tak boleh dimakan
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Também todos os insetos alados vos serão imundos; não se comerão.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz."Todo insecto alado os será inmundo; no se comerá
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Und alles was Flügel hat und kriecht, soll euch unrein sein, und sollt es nicht essen.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Vous regarderez comme impur tout reptile qui vole: on n`en mangera point.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Και παντα τα ερπετα τα πτερωτα ειναι ακαθαρτα εις εσας δεν θελουσι τρωγεσθαι.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Все крылатые пресмыкающиеся нечисты для вас, не ешьте их .
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.Всичките крилати пълзящи са нечисти за вас: не бива да се ядат.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.וכל שרץ העוף טמא הוא לכם לא יאכלו׃
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.وكل دبيب الطير نجس لكم. لا يؤكل.
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.凡 有 翅 膀 爬 行 的 物 、 是 與 你 們 不 潔 淨 、 都 不 可 喫
Bütün kanatlı böcekler sizin için kirli sayılır. Hiçbirini yemeyeceksiniz.凡有 翅膀 爬行 的 物 、 是 與 你 們不潔淨 、 都 不可喫
Bu videonun süresi doldu sayılır.Tohle video má už 12 minut, tak budu pokračovat v dalším.
Bu videonun süresi doldu sayılır.Както и да е, вече минаха 12 минути, така че ще продължим в следващия клип.
Bu videonun süresi doldu sayılır.בכל אופן, הסירטון הזה התארך ל- 12 דקות. אמשיך
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Acesta este un spectacol relativ nou pe care începem să îl prezentăm în turneu.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Also das ist eine relativ neue Show, mit der beginnen wir gerade eine Tour.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Así que éste es un espectáculo relativamente nuevo con el cual empezamos a hacer una gira,
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Đây là 1 màn diễn khá mới mà chúng tôi đang chuẩn bị lưu diễn.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Dit is een relatief nieuwe show waarmee we nu op tournee gaan.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Dunque, questo è uno show relativamente nuovo che stiamo iniziando a portare in turné.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.이건 저희가 투어를 시작하고 있는 비교적 새로운 공연입니다.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.To jest względnie nowe przedstawienie, z którym ruszamy w trasę.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Voilà donc un spectacle relativement nouveau dont nous commençons la tournée.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Πρόκειται λοιπόν για μια σχετικά νέα παράσταση με την οποία αρχίζουμε τώρα περιοδείες.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Итак, это относительно новая программа, с которой мы отправляемся на гастроли.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.Това е едно относително ново представление, с което сега започваме турне.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.אז זה, יחסית, הופעה חדשה שאנחנו מכניסים עכשיו לסיבוב ההופעות.
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.لذا فهو نسبيا عرض جديد بدأ الآن في التجوال
Bu yeni bir şov sayılır, bugünlerde bir tura başlıyoruz.テキサス州のオースティンの学校で
Çalışana verilen ücret lütuf değil, hak sayılır.A chi lavora, il salario non viene calcolato come un dono, ma come debito
Çalışana verilen ücret lütuf değil, hak sayılır.Al que obra, no se le considera el salario como gracia, sino como obligación
Çalışana verilen ücret lütuf değil, hak sayılır.Annak pedig, a ki munkálkodik, a jutalom nem tulajdoníttatik kegyelembõl, hanem tartozás szerint;
Çalışana verilen ücret lütuf değil, hak sayılır.A robiącemu zapłata nie bywa przyczytana podług łaski, ale podług długu;
Çalışana verilen ücret lütuf değil, hak sayılır.A tistemu, ki opravlja dela, se ne računi plačilo po milosti, temuč po dolžnosti.